Akp ve Türkiye; Diklenmeden Dik Duruşu Sergileyebilecek mi?
Her şeye yeni başlamış değiliz, ancak yeniden başlamak için geç kalmışta değiliz.
"Şair, görünmeyeni gören kişidir. — Jonathan Swift"
"Şair, görünmeyeni gören kişidir. — Jonathan Swift"
Her şeye yeni başlamış değiliz, ancak yeniden başlamak için geç kalmışta değiliz.
Darwinistler, bir uçağın onlarca mühendis ve işçi tarafından yapıldığını ama daha kompleks yapıda ve CANLI olan bir kuşun ise rastlantılarla oluştuğunu söylerler...
Bırakalım önyargılı parti ve ideoloji propagandalarını da, değiştirilecek maddeleri okuyalım, öğrenelim. Ona göre evet mi hayır mı diyeceğiz karar verelim. Parti liderleri istedi diye karar vermeyelim.
Sen artık, Ali, Ahmet, Mehmet, Erol, Hasan, Hüseyin değilsin!
Sen artık, “CAN” değilsin!
Sen artık, “KİŞİ” bile değilsin!
Sen artık, “TANE”sin, “RAKAM”sın oy verdiğin bakanının dilinde.
Daha önce de “TELEF OLDU” demişti bir başka bakanın senin ölümüne…
Savunma mekanizmalarını her insan zaman zaman kullanır.Bu,arada sırada kullanma şekli normal sayılır.Ancak karşılaşılan her sorunda akıl ve mantık yerine bir savunma mekanizmasına başvurulursa bunu da "anormal" olarak kabul etmelidir.
Tiyatroda esas olan oyunların isimlerini değiştirmek değil, yeni oyunlarla, yeni buluşlarla, yeni tarzlarla seyircilerin karşısına çıkıp eğlendirirken aynı zamanda seyirciyi düşündürebilmektir…
Türk milleti! Yunus Emre'ye, Mevlana'ya, Mahzuni Şerif'e, Aşık Veysel'e, Mimar Sinan'a vs. sımsıkı sarılmalıdır. Onlar sizlerin gerçek pastalarınızdır. O pastaya yamatılmış, puding niyetine Elif Şafak'a, Orhan Pamuk'a, İskender Pala'ya, Bedri Baykam'a vs. el bile sürmemelidir. Onlar anca karın ağrısı yapar. Günümüzde aşk mide bulandırır hale gelmişse; Yusuf ile
"...Ben şimdi Türk halkına soruyorum. Balyoz ve diğer isimli sahte davalarda yargılanan, özgürlükleri ve gelecekleri iftira ve yalanlarla çalınan şerefli askerlere, denizcilere, havacılara ve vatanseverlere nasıl kıydınız? "
Dombula sözcüğü Tombalanın Kıbrıs Türk Ağzındaki söyleniş biçimi. Oyun yazarı İlke Susuzlu oyunu “Kıbrıs Türk Toplumunda bozulan değer yargılarına ve boş vermişlik duygusuna sessiz kalamayacağım için kaleme aldım. Bu oyun, benim iç çığlığım. Sizlerin de duymasını istedim” diyor.
Oyunda en çok zevk aldığım sahneler, birinci bölümde Mercutio (Gürol Tonbul), Romeo (Tamer Yılmaz) ve Benvolio'nun (Mehmet Demiralp) bir arada olduğu sahne. Dumanın olmadığı, gök gürültüsü efektinin duyulmadığı, müziğin sesinin açılmadığı “sessiz sakin bir beş dakika”. Bu üç sanatçı “sadece oyunculuklarıyla”, beni alıp Romeo ve Juliet oyununa götürdüler.
Bir bakarsın seninle olanlar, onlardan olmuştur.. Sen hala sen iken onlar çoktan adam olmuşlardır.....
Bugün televizyonlarda yapay zekâ haberlerini seyrettim. İlgi uyandıran çok güzel bir çalışma. İnsanın hayranlık duymaması işten değil.
Konuya ilişkin açıklamaları Sanayi ve Teknoloji Bakanı ile şirket yönetim kurulu başkanı birlikte yaptılar.