Şerefsizliğin Daniskası...
"CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer ise 'Seks filmi çevirmediğine göre izlemeyeceğiz' diye konuştu."
"Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir. — Cicero"
"Kitapsız bir oda, ruhsuz bir beden gibidir. — Cicero"
"CTP Genel Sekreteri Ferdi Sabit Soyer ise 'Seks filmi çevirmediğine göre izlemeyeceğiz' diye konuştu."
Bizi, bizden alacak, irademizi yok sayacak olanlara; iradesizleşenlere, değerlerimizi hiçe sayanlara, iç huzurumuzu bozmak isteyenlere karşı var olmasını bilmeli; süreci, hiçbir detayını kaçırmadan izlemeli ve istisnasız her şeyi sorgulayarak özgürleşmeyi öğrenmeliyiz. Özgürleşmek, idealimiz ve yaşama inadımız olsun.
Yoldaki tuzakları hesaba katmazsanız yol uzar, gidilecek yere ulaşma sansınız azalır.
Bir de dönüş imkanınız yoksa…
Tehlikeli sulardaysanız...
Gemileri yakmışsanız…
Yüz yıllık hayallerimizden biri daha gerçekleşmiş de haberimiz yok..
Bir zamanların şu meşhur Jetgiller’inde görmeye alışık olduğumuz türden uçan arabaların bir benzeri, duyduğuma göre ki eğer doğruysa işittiklerim, eski Nasa çalışanlarınca günümüze uyarlanıp modernize edilmiş son şekliyle sürülecekmiş piyasaya.
Üstelik bunların seri üretimi 2011
Bu millet dış düşmanlara, fitne odaklarına, ekonomik yetersizliklere, moral çöküntüye rağmen hâlâ ayakta durabiliyorsa bunu ortak değerlerine ve inançlarına borçludur. Bu inançlar da hiçbir kesimin tekelinde değildir. Yetkili birimler müstehcenlik tehlikesini niçin görmezden gelirler? ‘Bazı çevreler ne der’ korkusuyla, yaşanan değer aşınmasını görmemek bu milletin geleceğini dinamitlemekten farksızdır.
Sadece Müslümanların, Şiilerin, Alevilerin, Sünnilerin, Türklerin, Kürtlerin, Arapların, Acemlerin değil; yeryüzünde her türlü zulme, baskıya, kıtala, zillete, alçaklığa karşı çıkan herkesin dâvâsının adıdır Hüseynî dâvâ.
Birilerinin her kötü durumda sığındığı, pişkin pişkin nasip veya takdiri ilâhi demesinden söz edeyim. Yapılan bir hatayı, işlenen bir suçu birilerinin Yüce Rabbimin üstüne yıkma gayreti, insanı çileden çıkartıyor. Sen eşeğini sağlam kazığa bağlamazsan, eşeğin kaybolur . Bunun; takdiri ilâhiyle, nasiple ilgisi yok.
Şu anda ülkenin acil gündemi, Kürt açılımı ve Yeni Anayasa çalışması soğumaya bırakılırken, hiç de gereği yokken, alt yapısı bile olmayan suni gündemler yaratılıyor şimdi.
Ne korkunç bir zaman bu böyle. Sanki cehennemin kapıları dünyanın üzerine açılmış ve bütün iblisler bir din adamı cüppesine bürünüp insan kanı emmek için aramıza karışmış..
Bugün ülkemizde yeterli tiyatro salonu yoktur. Tiyatro sayısı genel nüfusa oranla çok azdır. Futbol seyircisine düşen koltuk sayısının belki onda biri bile tiyatro seyircisine düşmemektedir. Bu da bizde futbolun tiyatronun çok önünde bir seyirlik oyun olduğunu gösteriyor. Ülkemizin kültürel tercih analizini bunlardan yola çıkarak kolaylıkla yapabiliriz. Tiyatronun dizilerle
Görev yerine gelsin anlayışıyla ya da şu iş bir an önce bitsin düşüncesiyle yapılan,kotarılan,alelacele hazırlanmış programlardan ne bekliyordunuz ki...
Tiyatronun T'sinden habersiz insanları,ciddi bir sanat türü olan tiyatronun içine sokarsanız ne beklersiniz ki,
şahaser bir drama mı?
"Sorgulama Cesareti ve İnancın Anatomisi" - İnsanlığın en temel eylemi olan soru sormanın neden tehlikeli sayıldığını ve bir dinin nasıl inşa edildiğini sorgulayan düşündürücü bir metin. Yazı, otoritelerin "Bunu sorma" demesinin tehlikesini vurgulayarak başlıyor ve ardından din üretiminin bilimsel gerçekleri nasıl metaforik bir dille yeniden paketleyerek kullandığını açıklıyor.