"Okur ölmeden önce bin hayat yaşar. — George R. R. Martin"

Eleştiri

Mehter Marşını Bilmeyenler İçin

Burada şunu belirtmek istiyorum. Sayın Zorlu Töre yalnız değildir. Arkasında büyük bir kitle vardır. KKTCyi seven, burasını vatan bilen tüm Milliyetçi düşünceye sahip ve kendisine ülkücü diyen bütün vatanseverler Sayın Zorlu Töre ile birliktedir.
Mehter Marşını anlayamıyorsanız o zaman Mehterin ne olduğunu araştırıp ne anlama geldiğini

Şimdi Ben Suçlu Muyum?

(\*)“…Prens Charles Kaz Dağı'nda kendisi için yetiştirilen organik sebzeleri ülkesine götürüyor. O civarda yaşayan birkaç aile sürekli kraliyet ailesinin sebzesini yetiştiriyor ve kraliyet ailesi sadece bu sebzeleri kullanıyor… “

Öğretmen Benisa

Huriye Saraç’ın büyük bir ustalıkla kaleme aldığı anıroman yaşadığı acıların katıksız tam bir harmanıdır. Bunlar öylesine bir acı ki, her satırından doğan öfke seli okurun yüreğine akar; onunla özdeşleşir; yazarın çok naif betimlemelerinin peşinden öfkenin kara doruğuna çıkar.

Barışın Turşusu Kaç Kuruş? Olmadı, Barışın Turşusu Kaç Kurşun Diyecektim.

Uluslar arası tekellere hizmet eden politikacılar halkların hafızalarını törpülemek için önceleri ‘’dün dündür bu gün bu gündür ‘’ söyleminde idiler. Yunus Emre gibi kültürel değerlerimizi çalarken bir yandan da Deniz Gezmişleri’ de dönemin maceraperest yumuşak başlı ama ortamın havasına kapılmış gençler olarak ilan edebilirler.

Ölüm Oruçları ve Başbakan İnadı

Eskiden ırkçı “faşistler”, Kürt devrimci ve demokratlarını aşağılamak için; “Ermeni dölü”, “Moskof” vb. yakıştırma söylemler kullanırlardı. Sayın Erdoğan da, tutturmuş ikide bir, “onlar Zerdüşt’türler” söylemiyle aynı ırkçı ve köhnemiş politik ahlakı sürdürmeğe çalışıyor.

Gözü ve Kulağı Kirada Olmayan Başım

Sene 1970. Yaşar Kemal ile Âşık Veysel, Beşiktaş’ta yürürken, aşırı bir yağmura yakalanırlar. Sığınacak yer ararken hemen karşısındaki Yaşar Kemal’in kadim dostu Şemsi Yastıman’ın saz dükkânına girerler. Sırılsıklam olmuş iki dostunu karşısında gören Şemsi Yastıman, espriyi patlatır: “Hey Yarabbim! İki insan yaratmışsın, bir tek göz vermişsin. Yaşar Kemal

Sen de bir ödül almak ister misin?

"12 Ekim 2006: Orhan Pamuk'un Nobel kazandığı gün, Fransa'nın 'soykırım inkârı' yasasını kabul etmesi tesadüf değil. Bu yazı, Türkiye'yi eleştirerek uluslararası tanınırlık kazanan yazarlara dair acı bir eleştiri sunuyor. Yazara göre, ülkesini dışarıya şikayet edenler ödüllendiriliyor; kitapları çevriliyor, röportajları artıyor, fonlar açılıyor. Kimliğin eserden daha önemli olduğu bir

Artık

Bir Uzakdoğu sözü aklıma düştü:
"...Eğer bir ülkenin adliye basamakları yosun tutmuşsa,
"...Eğer bir ülkenin hastane basamakları aşınmamışsa,
"...Eğer bir ülkenin okul basamakları aşınmışsa,
"...O ülkede huzur, barış ve refah var, demektir..."

Başa Dön