Öcalan İçin Kardeşlik Türküsü Söylemek
Türk solunun iktidar olabilmesinin, sol değerlere yaslanmasıyla değil, okyanus ötesine seslenmesiyle mümkün olabileceğini artık herkesin anlaması gerekiyor.
"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"
"Yazarın hayatı, kelimelerin kölesi olmaktır; en azından, bir sonraki cümleyi bulana dek." – Ursula K. Le Guin"
Türk solunun iktidar olabilmesinin, sol değerlere yaslanmasıyla değil, okyanus ötesine seslenmesiyle mümkün olabileceğini artık herkesin anlaması gerekiyor.
Gelelim Emevi İslamcıların “Ebu Zer” söylemleri ile “Selahaddin-i Eyyubi” kahramanlığını birleştiren sentez aymazlığına!
Elbette, birlikten kuvvet doğar; ancak her birlik, gönüllü birliktelik anlayışıyla ve özgürce alınmış kararlarla oluşursa çok daha anlamlı ve çok daha uzun soluklu bir birlik olur.
"...Bu sözler mucizevi bir şekilde etkisini göstermiş ve sahada sanki tükenmez bir enerjiyle oyun oynamışlardı. Sonuç kaçınılmazdı. Türk takımımız dünya üçüncüsü olmuştu. Mektupla gelen sinerjik iletişim, takım ruhunu sağlamıştı..."
Yemen'de can verenlerin anısına.
Bu şehrin en önemli değerlerinden birisidir Kanunî Sultan Süleyman…1495 yılında Trabzon’da dünyaya gözlerini açan bu hükümdar, 15 yaşına gelinceye kadar bu şehrin sokaklarında dolaşmış, şifalı sularını içmiş, güzel havasını solumuştur. Hayata dair ilk gözlemlerini burada gerçekleştirmiştir. İlk ve temel eğitimini burada tamamlamıştır.
Türkiye'nin elektrik altyapısındaki dijitalleşme sürecinde, "akıllı sayaçlar" etrafında bir dezenformasyon kampanyası yürütülüyor. Ali Osman Önder ismiyle temsil edilen bu yaklaşım, teknik gelişmeleri komplo teorileriyle çarpıtarak toplumda korku oluşturmayı hedefliyor. Klasik bir yanlış bilgilendirme modeli kullanan bu söylem, marjinal olayları genelleştirme, abartılı senaryolar üretme ve bilgi eksikliğinden faydalanma taktikleriyle
Polis - isci - halk kavramlari birbiriyle ic icedir. Sadece siyasi basta olmak uzere bazi oncelikler yuzunden taraf secmek zorunda kaliriz. Hepsi bu.
Ve sonra…
Bu ortamdan memnun olanlara gün doğar.
Hepimizin günü kararır,günleri kararır.
Yazık olur.
Efendim “çok söz yalansız, çok para haramsız olmaz.”diye bir atalar sözümüz var. Belki buna hemen itiraz gelebilir ;ama bilindiği üzere atasözleri binlerce yıllık tecrübelerden doğan kristalize sözlerdir. Birilerine dokunsa da bu sözü yadsıyamayız. Bu yazıda insanların zenginliğini, çok mal sahibi, olmasını eleştirmeyeceğiz.
Bir Süreç in karanlık tüneline sokulmuşuz; ne rotası belli, ne de getirisi! Atılan her bir demokratik adım, bir iki adımlık ırkçı tuzak eşliğinde yürüyor sanki. Niyetlerde şüpheler sırıtıyor. Halkın önüne ufaktan kırıntılar atılıp, bir hayale çevrilen çözüm süreci, muğlaklaştırılarak, süresi belirsiz bir zamana yayılmaya çalışılıyor.
Hava serinceydi, rüzgâr yoktu ama Uludağın ayazı içime işliyordu. Bir an önce eve kapağı atma düşüncesi ile adımlarımı hızlandırmıştım...