Gençliği Harcayan ve Tüketen Diziler
Türkiye TVlerinde oynatılan sözde Gençlik dizileri, aslında sistemli olarak, gençliği hedeflemekte ve onları dejenerasyona uğratmayı amaçlamaktadır.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Türkiye TVlerinde oynatılan sözde Gençlik dizileri, aslında sistemli olarak, gençliği hedeflemekte ve onları dejenerasyona uğratmayı amaçlamaktadır.
Ne yapardı ki gaspı yer, zülüm etmekten başka, çalıp çırpmak ne ala, tecavüzler hak telakki edilirken, zülüm tavan yapmışken mazlum kimin neyine öyle değil mi?
To be or not to be; that is the question..(W.Shakespeare)
Yazmayayım, herşeye maydanoz olmayayım diyorum ama çıkarılması düşünülen kürtaj yasası konusunda sessiz kalmak da olmazdı bir kadın olarak.
Yalnız benim durum biraz karışık, ben hem kürtaja, hem kürtaj yasasına karşıyım..
İskender Pala
Bugün yaygın tartışmalardan biri de, özellikle internetin yaygınlaşmasıyla başlayan edebiyat kirliliğidir.
Denizler kirlenmesin diye okunmuş pirinç bırakıyorum(!) Siz neler yapıyorsunuz acaba, merak ediyorum? Fazla merakın nasıl bir sıkıntı yarattığını bile bile. Çünkü fazla merak, bilim doğurur, fazla merak ufku geniş tutar, fazla merak, gerçeklerle hayaller arasında bir köprüdür, fazla merak yaşamın kalitesini artırır, fazla merak bozuk zihniyetlerin yenilenmesi için
Hani meşhur sözdür ya: En tehlikeli cahil, yarı okumuş cahildir diye Bizde her cenahtan mebzul miktarda var bunlardan, ibadullah
Mevcut siyasi iktidarın ayrıca hegemonik bir güç haline gelme gibi bir amacı da vardır. Kendi dünya görüşlerinin ve sınıfsal çıkarlarının evrensel çıkarlar olarak temsil edilmesi mutlak hedefleridir. Çevreden merkeze gelerek belirli bir sınıfın iktidarını, muhafazakâr burjuva sınıfının iktidarını tesis ve idame ettirme gibi bir sınıfsal duruş da sergilemektedirler.
Dergiler kültür, sanat ve edebiyat hayatımıza renk katarlar. Her ay onları büyük bir heyecanla bekleriz. ‘Acaba bu ay kimler ne yazacak’ diye merak ederiz. Onun içindir ki ayın son günleri hiç geçmez. Her ayın ilk günleri benim en mutlu günlerimdir. Çünkü o günlerde posta kutum henüz mürekkep kokusu
“iki hayatın var olduğunu ve hayal âlemin de bulunduğumuzu farz edersek, ağırlığın verilmesi gereken yeri bilenlerdendir demek yerinde olur” diyorsunuz.
Sağlık dünyadaki en büyük varlığımızdır. Allah’ın bize emanetidir bedenimiz, onu hor ve hakir kullanmamalıyız. Hayatın tadı ve tuzudur sağlık… Fakat işler her zaman düzgün gitmez. İnsanların aklına gelmeyen başına gelir. Günün birinde sıhhatimizi, paramızı, malımızı, dostlarımızı kaybedebiliriz. Fakat geleceğe dönük umudumuzu kaybetmemeliyiz. Umudunu yitiren her şeyini yitirmiş demektir.
Merhaba. Günümüzde siyaset ve din ilişkilerine dair eleştirel bir yazı hazırladım.. Yorumlarınızı beklerim..
Hatırlayınız, önceden çocuklar, bir alanda, bir bahçede bir araya geliyorlar, koşup, oynuyorlar ve enerjilerini harcıyorlardı. Oysa günümüzde çocukların bir araya gelip oynaması neredeyse hiç görülmüyor. Sanal alem, çocuklara kadar indi. Varsa yoksa bilgisayar. Bilgisayarın esiri olan çocuk, arkadaşıyla oynamayı da unuttu.
Bu durum sadece çocuklarda değil,
Emrah Safa Gürkan