Aydınlık Ufuklar Kararırken
Ve sonra…
Bu ortamdan memnun olanlara gün doğar.
Hepimizin günü kararır,günleri kararır.
Yazık olur.
"Yazı, sesin resmidir. — Voltaire"
"Yazı, sesin resmidir. — Voltaire"
Ve sonra…
Bu ortamdan memnun olanlara gün doğar.
Hepimizin günü kararır,günleri kararır.
Yazık olur.
Karşısında muhalefet hedefi olan bir ana muhalefet lüksü kalmamış. Bilakis iktidar hedefi olan ve halkın gündemini yakalamış çetin bir muhalefet vardır...Kısa adı AJC olan Amerikan Yahudi Kongresi, 2004 yılı Ocak ayında New York’taki HSBC binasında düzenlenen törenle Başbakan Recep Bey’e ‘Cesaret Ödülü’ vermişti...Ampulün şifreleri çözüldü. Patladı patlayacak. Yeni

Merhaba, evet , Bendenizin Yazılarını Hiç Bir Basın Medya Vesair Kuruluşu Yayımlayamaz, Neden ? , başlıklı yazımda gerçekleri anlatmaya çalıştım, yorumlarınızı beklerim.
"12 Ekim 2006: Orhan Pamuk'un Nobel kazandığı gün, Fransa'nın 'soykırım inkârı' yasasını kabul etmesi tesadüf değil. Bu yazı, Türkiye'yi eleştirerek uluslararası tanınırlık kazanan yazarlara dair acı bir eleştiri sunuyor. Yazara göre, ülkesini dışarıya şikayet edenler ödüllendiriliyor; kitapları çevriliyor, röportajları artıyor, fonlar açılıyor. Kimliğin eserden daha önemli olduğu bir
şeyh sait hakkında yazılanların haddi hesabı yoktur. ancak yakalanış biçimi üzerine ayrıntılı bir bilgiye de rastlamak mümkün değildir...
Görev yerine gelsin anlayışıyla ya da şu iş bir an önce bitsin düşüncesiyle yapılan,kotarılan,alelacele hazırlanmış programlardan ne bekliyordunuz ki...
Tiyatronun T'sinden habersiz insanları,ciddi bir sanat türü olan tiyatronun içine sokarsanız ne beklersiniz ki,
şahaser bir drama mı?
PKK dinci bir örgüt olsaydı ne olurdu acaba?Abdullah Öcalan da bir tarikat şeyhi olsaydı ve gidip İmralı’da hapis yatsaydı ne olurdu?PKK’lılar Avrupa’dan, Amerika’dan ve İsrail’den değil de; İran’dan destek alsaydı acaba Türkiye’deki Müslümanların durumu ne olurdu?
İslam’ın terörle ilişkilendirildiği bir dünyada ve sürekli iftiraların Müslümanların üzerine
Bakın bu ezan konusu ne kadar gündem tuttu... Neredeyse söylenen yalana kuşkuyla bakacak hele geldik. Adolf Hitlerin politika bakanı, bir yalanı sürekli söyleyip, söyleyen inanmaya başlarsa, çevrendeki insanların bir çoğu artık onu gerçek gibi algılamaya başlayacaklarını söylüyor.
Aşk, insan beyninde muhakeme ve yargılama yapan bölümleri de etkisiz hale getiriyor. Aşık olan kişiler, sevdiklerine karşı muhakeme yeteneğini kaybediyor. ’’Aşıkken tamamen kör oluyor’’ ve aşık olunan kişinin olumsuzlukları beynin bu bölgelerinin çalışmaması nedeniyle görülemiyor.
KKTCnin bu güne kadar gördüğü en büyük sokak eğlencesi Gazimağusada gerçekleşti diye yazıldı basınımızda.
Oysa Gazimaağusalılar, kendi kültürlerine, geleneklerine çok bağlı insanlardır. Sırf Magosa deniliyor diye ortalığı ayağa kaldıran insanlardır. Israrla vatandaşlara Magosa değil, doğrusu Mağusa dır diye feryat eden insanlardır.
Medeniyetin çizmeleri, işkencelerde insan onurunu ayaklar altına alıp çiğnedi.
Geleceğini kararttı çocukların.
Kadınlara tecavüz etti.
Toprak altındaki enerji kaynaklarını çalıp ülkelerine taşıdı. Katlettikleri yüz binlerce insanın cesediyle tekrar doldurdu toprağı.
Asıl ve temel proje( Kürt sorunu), önünüzde duruyorken ve siz, onun içini boşaltmak adına, ona karşı, kör ve sağır rolü oynayıp, zamanı ayarlanmış “Çılgın Proje” havalarıyla gündem saptırırsanız; komşuda gelişebilecek bir çılgınlıkla, kendiniz de aniden çılgına dönüverirsiniz; nutkunuz tutulur, şok olursunuz. Onun için, tarihin ileriye doğru giden akışına