Hekime Şiddetin Boyutunu Gösterebilmek İçin Ölmek mi Gerekiyor?
Hekim'e ve sağlık çalışanlara uygulanan çağ dışı şiddet...
"Kelimeler özgür bırakıldığında dünyayı kurar. — Toni Morrison"
"Kelimeler özgür bırakıldığında dünyayı kurar. — Toni Morrison"
Hekim'e ve sağlık çalışanlara uygulanan çağ dışı şiddet...
Uyumayalım..Dünyamızı..Dünyamızdan önce ülkemizi gözleyin ve iyi analiz edein çağımızı.Bilgi depolayalım ki,fikir sahibi olalım. Sevgilerimle..
Hırsızlık kültüründe,kaçak elektrik adı altında elektrik çalınırda, yetkililer dahil kimse umursamaz.
Ama halk kayıbın kendisine fatura edildiğini biliyor mu acaba?
Tabi bizim medya “def-i hacetinde boncuk bulmuş deli ibraam gibi” konuya kör kötük bir milliyetçi anlayışla hatta yer yer ırkçı yaklaştıkları için, konun aslı astarı sizlere rahmet. Yani bu zâti muhterem Hollandalı en azılısından ırkçı olabili
Sevgi, Mevla ve Mevlâna merkezli ve Yunus gönüllü olunca sınırlama getirme imkânı bulunmamaktadır. Gel gör ki, bu minvalde sevgiyi barındıracak gönlü taşıyacak beden yapısının da kale gibi sağlam, derya gibi geniş, toprak gibi mütevazı, güneş gibi cömert olması icap etmektedir.
Şu insanlık denilen şeyi gelin tanımlayalım. İnsanlar ve yaratıklar.
İnsanın anlatımı aslında kolaydır ancak insan olmak o kadar kolay değildir. Şimdi siz nesi zor bunun, doğduğumdan beri insanım ben diyorsunuz. Ben bunu inkar edemem hepinizin adı insan haklısınız, ama bence...
Sadece isimler kaldı, İsimler.
Dile gelse konuşacak Ahir zaman:
“İnsan ehil iken güzeldi her zaman
Bu gün fesada düçar oldu şimde na yapabilir Ahir zaman?”
Resulullah (SAV)’ın zamanı zamanların en hayırlısı, o nesil de nesillerin en hayırlısı idi.
Üniversitede okuduğum dönemde yerel bir dergide yayınlanması amacıyla yazdığım amatörce bir deneme yazısıdır. Dünya görüşümü yansıtan bir yazı olduğunu söyleyebilirim.
Sürekli maddi harcamalar yapmak için sömürülüyoruz. Geleneksel sömürgecilik anlayışı olan askeri istila ve sömürülen halkların güç kullanılarak köleleştirilmesinin yerine, yeni bir sömürgecilik anlayışı gelişti artık. Bu yeni sömürgecilik anlayışında, sözde ve görünüşte hiçbir zorlama yok! Herkes özgür iradesiyle hareket ediyor! Koşullarda eşitlik olmadan nasıl bir fırsat eşitliği oluyorsa
ve sonun da imzayı bastırır. Sonrası da evlere şenlik. Adam da geyiklere karşı bir alerji oluşur. Avcı arkadaşı var ise onlardan kopar. Yanında hayvanat bahçesinden kesinlikle bahsedilmesin ister. National Geographic proğramlarını kesinlikle izlemez. İzlemez ama yine de geyiklerden kaçamaz. Ya geyik veya çatallı boynuzları düşlerine girer...
Sokakta yürüyorum. Bir yere gitmem lazım fakat yolu bilmiyorum. Orada duran polise soruyorum. Cevabı ise hepsiyle aynı; "Aha şurdan!"
Şu insanlık denilen şeyi gelin tanımlayalım. İnsanlar ve yaratıklar.
İnsanın anlatımı aslında kolaydır ancak insan olmak o kadar kolay değildir. Şimdi siz nesi zor bunun, doğduğumdan beri insanım ben diyorsunuz. Ben bunu inkar edemem hepinizin adı insan haklısınız; ama bence...
Laikliğin doğum yerine baktığımız zaman Avrupa olduğunu görmekteyiz. Sebebi de çok basit; ortaçağda karanlığı yaşayan Avrupa’da, kiliseler ya da kilise temsilcileri eliyle halka zulüm yapılmaktaydı. Zoraki vergiler, toprakların kiliseye ait olması, düklerle papazların siyasi arena da algülüm-vergülüm ile halkın emeğinin sömürülmesi vs.
Laiklik Avrupa’da haksızlığa bir