Öfkeli Mektuplar - 3
Kürt eleman meselesi.!
Bana bakın Kürt biraderler.!?
Yıllardır Kürtçe Kürtçe diye yaygaranızdan geçilmedi.
Şimdi de öğrenmeye yanaşmıyosunuz.
Ne lan bu.!?
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Kürt eleman meselesi.!
Bana bakın Kürt biraderler.!?
Yıllardır Kürtçe Kürtçe diye yaygaranızdan geçilmedi.
Şimdi de öğrenmeye yanaşmıyosunuz.
Ne lan bu.!?
Bir Türk dünyaya bedelse, bunu kanıtlayacak bir lidere ihtiyacım var. Benim yeniden bu toprağa, bu ülkenin insanına inanacak bir rasyonele ihtiyacım var.
Bir de şu çılgın yaşlı amcamız. (Ah, şu Çılgın Türkler yok mu? İnsanın karşısına ne zaman çıkacaklar hiç belli olmuyor) Kendince mücadeleye başlayan bacakları titrek bir amca. Yaaa amca senin ne işin var burada? Git evine. Sıcacık sobanın başına. Üşüme bu ayazda. Ne işin var? Sen mi kurtaracaksın
Bu konudaki eleştirim İsrail hayranlığından(!) kaynaklanmıyor.
Eleştirim, hesapsızlık sonucu insanların ölmesine, ülke min itibarının zedelenmesine, düne kadar askeri ve ticari anlaşmalarımızın ve işbirliğinin olduğu bir ülke ile, ilişkilerin kopma noktasına gelmesine… Ya da ince hesaplar ile, Türkiye’yi adım adım maceraya sürükle me heveslilerine...
Seçim sisteminin barajına da karşıyım. Ne barajı arkadaşım!? Bu ülkenin %1 lik kesimi de hala bu ülkenin vatandaşı.. Nasıl sokmazsın sen onu meclise? Onun da sesini duyurmaya hakkı var.
Parayı vurup köşeyi dönmenin ahlaksal, bilgisel, emeksel hiçbir karşılığının olmadığı; öğrenmenin, kendini geliştirmenin, emekle, iyi niyetle çabalamanın gerizekalılık algılandığı. Tatlı dilin, güler yüzün, anlayışlı olmanın ibnelik; öküzlüğün, kabalığın, iş bitiricilik adına süzme orospuçocuğu gibi davranmanın delikanlılık sayıldığı. İçtenliğin, kalptenliğin, dürüstlüğün mallık; çakallığın, binbir katakulli çevirmenin, kendi çıkarları adına
2,8milyon insan günde 2 dolardan az bir parayla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Dünyanın zenginliğinin % 80’i dünya nüfusunun %15’inin elinde.
Dünyada işlemez bir duruma gelen emperyalist politikalar savaşlarla kendini yenilemeye çalışmakta ve bölgesel saldırılara kalan halklar yalnızlaştırılmakta, güya sahip çıkıyor gibi görünenler, durumdan iç politika malzemesi çıkarmakta.
Bu mektup, bir vatandaşın Türkiye yöneticilerine hitaben yazdığı, Atatürk'ün mirasını ve ilkelerini hatırlatan samimi bir çağrıdır. Yazar, Cumhuriyet değerlerinin korunması, çağdaşlaşma hedefine bağlılık ve adalet, eğitim, basın özgürlüğü gibi konularda ilerleme beklentisini dile getiriyor. Dünya barışı ve Türkiye'nin bağımsızlığının önemine değinen metin, günümüz sorunlarına da atıfta bulunuyor.
Leyla Gencer'in cenazesine karşı iktidarın ve ona yakın çevrelerin tepkileri hakkında düşünceler...
Bizlerin bildiğimizi ya da bildiğimizi sandığımız şeyleri yaşantımıza geçirememiz buna rağmen de gerek konuşur iken gerek yazarken bilmediğimiz bir şeyin olmadığına olan şaşkınlığım......
Kişileri konuşmaktan usandık. Bunun küçük beyinlilerin işi olduğu dikte edildi ya yıllardır. İmtina ettik o yüzden. Olayları sorgulayalım, fikirler düzeyinde tartışalım istedik. Ama ne düşünce ,ne vaka, ne bilimin ışığı, ne belge, ne aklıselim aydınlatamadı onları. Şahsa ait sığ denizlerde onlar gibi olduk, çırpındık.
Abesle iştigal diye bu yapılana derler...Memleket can evinden vurulurken dağlarda söz sahibi olması gereken adamlar sıcak yataklarında yatarken...Tam bağımsız son Türk Devletinin kurucusunu bröveden kaldırma derdine düşmüşler...Olmadı Sayın PAŞAM...
Bu küfür bildiğimiz küfürlere pek benzemez. Edilse rahatlatmaz, belki edilmesine kelimelerin kifayeti yetmediği için ağızdan çıkmaz. Dehşetinden alfabesi donar, içine yerleştiğinin. Çünkü bu küfür haksızlık karşısında duyulan çaresizliğin dilsiz ağıtıdır. Çünkü bu küfür yutkundukça yakan bir zehir, soludukça öldüren bir nefes, büyüdükçe imkânsızlaşan bir sestir
Birleşik devletlerin her ferdi doğar doğmaz, devlet güvencesinde olacak, her türdeki sosyal haklara ve statülere sahip bulunacak. Coğrafyada doğan her canlı Allahın kutsal bir emaneti kabul edilerek koruma altında bulundurulacak. Doğan her fert, şartlar gereği kendini büyük davalar, büyük ülküler içinde bulmalıdır. Bu ülkülere erişmek onun Kızılelması olmalıdır.