Eleştiri > Türkiye
Hani Bayramdan Sonra Gelecektin Baba!
Sözün bittiği yerdeyim diye yazmıştım.
Bitmişti benim sözüm.
Fakat şehit kızlarının bitmemiş sözü…
Şöyle haykırmışlar minnacık kalpleriyle:
Hani bayramdan sonra gelecektin baba!
3020 Yılına Mektup
Bu mektup, bir vatandaşın Türkiye yöneticilerine hitaben yazdığı, Atatürk'ün mirasını ve ilkelerini hatırlatan samimi bir çağrıdır. Yazar, Cumhuriyet değerlerinin korunması, çağdaşlaşma hedefine bağlılık ve adalet, eğitim, basın özgürlüğü gibi konularda ilerleme beklentisini dile getiriyor. Dünya barışı ve Türkiye'nin bağımsızlığının önemine değinen metin, günümüz sorunlarına da atıfta bulunuyor.
El Cevap
Kişileri konuşmaktan usandık. Bunun küçük beyinlilerin işi olduğu dikte edildi ya yıllardır. İmtina ettik o yüzden. Olayları sorgulayalım, fikirler düzeyinde tartışalım istedik. Ama ne düşünce ,ne vaka, ne bilimin ışığı, ne belge, ne aklıselim aydınlatamadı onları. Şahsa ait sığ denizlerde onlar gibi olduk, çırpındık.
Hayatı Kaçırmak
Bir de şu çılgın yaşlı amcamız. (Ah, şu Çılgın Türkler yok mu? İnsanın karşısına ne zaman çıkacaklar hiç belli olmuyor) Kendince mücadeleye başlayan bacakları titrek bir amca. Yaaa amca senin ne işin var burada? Git evine. Sıcacık sobanın başına. Üşüme bu ayazda. Ne işin var? Sen mi kurtaracaksın
Tohum Yasası - Bu Ne Biçim Yasa
Türkiye olarak defterimizi dürecek yeni bir yasa kabul edidi. Tohum Yasası. Böylece Hükümet eliyle hayatta kalış şartımızı dışa bağımlı kılmış oluyoruz. Uyuyun AKP'ye oy verenler.
29 Ekim Derken?
Parayı vurup köşeyi dönmenin ahlaksal, bilgisel, emeksel hiçbir karşılığının olmadığı; öğrenmenin, kendini geliştirmenin, emekle, iyi niyetle çabalamanın gerizekalılık algılandığı. Tatlı dilin, güler yüzün, anlayışlı olmanın ibnelik; öküzlüğün, kabalığın, iş bitiricilik adına süzme orospuçocuğu gibi davranmanın delikanlılık sayıldığı. İçtenliğin, kalptenliğin, dürüstlüğün mallık; çakallığın, binbir katakulli çevirmenin, kendi çıkarları adına
86 Yılda Ne Hale Geldik?
Yıl 1923 aylardan ekim ve günlerden 29.. bir sabah uyanıyoruz ve bağımsızlığımız elimizde.. Artık daha özgür ve huzurluyuz..
"Bu Aymazoğlu, Ne Zaman Uyanacak? Ne Zaman? Ne Zaman? Ne Zaman?"
Hani onlarla iyi geçinirsem, evimi yakmazlar mantığı ile bile bile “kundakçıları” evine alan “Aymazoğlu”. Bu bir türlü anlamayan, anlamak istemeyen, anlama güçlüğü çeken Aymazoğlu, “kundakçılara” karşı ne zaman uyanacak? diye bekliyorsunuz, bekliyorsunuz, bekliyorsunuz, sabrınızın sınırlarını zorlayarak bekliyorsunuz ki Aymazoğlu “uyansın” ama gelin görün ki Aymazoğlunda “tık” yok.
Oy Verme, Dur de
Milletin vekilleri toptan çuvalladı. Milletin aslının duruma el koyma vakti geldi. Siyaset ne yazık ki kendini arapsaçı bir düğüme hapsetmiş durumda. Biz vekilleri bizim yerimize işleri yürütsünler diye Ankara’ya gönderdik lakin onlar ortalığı duman ettiler.
Bir Küfür Kii!
Bu küfür bildiğimiz küfürlere pek benzemez. Edilse rahatlatmaz, belki edilmesine kelimelerin kifayeti yetmediği için ağızdan çıkmaz. Dehşetinden alfabesi donar, içine yerleştiğinin. Çünkü bu küfür haksızlık karşısında duyulan çaresizliğin dilsiz ağıtıdır. Çünkü bu küfür yutkundukça yakan bir zehir, soludukça öldüren bir nefes, büyüdükçe imkânsızlaşan bir sestir
Barış Kültürünü Egemen Kılmak
Doğa üzerindeki insan etkinliğine baktığımızda da egemen olma mücadelesini görüyoruz. Barış kültürü hakim olan topluluklarda doğaya egemen olma değil doğa içinde uyumlu yaşama kültürü geliştirme taraftarı olarak, doğanın yansıması olan insanın barışı egemen kıldığında doğaya dost olabileceğini düşünüyorum. Şu ana kadar yazdıklarım ve bundan sonra yazacaklarım fikir üretebilen
Terörü Asıl Besleyen...
Karnı tok, sırtı pek, hayatından genel manada memnun bir adam niye dağa çıkıp eline silah alsın? En fazla olacak olan siyasi bir platformda memnuniyetsizliklerini dile getirmek olacaktır.
Fısıl, Fısıl, Fısıl…
Artık her gece yatağa yatarken huzursuz uykular görüyorum, küçük kurtçuklar kemiriyor yüreğimin karanlık odalarını, böylesine "yan gelip yatmanın" rehaveti acaba kaç askerimize mal oluyor, kaç gencecik beden toprağa düşüyor atıl beyin jimnastikleri yaparken, ya da birileri "arsız medine dilencileri" gibi icazet almak için kapılar aşındırırken kaç cana mal
Yeni İttifak ve Türkiye'nin Yalnızlığı!
Alışılgelenin dışına çıkma cesareti olanları dinlemek gerekir diye düşünmeli!
Atatürk Miliyetciliği Irkçı Mıdır?
Bilinçlerimize gizli bir el sanki başka bir kodlama yapmak istiyor.Kimler gelecek kuşaklardan ,tarihinin öğrenilmesini istemiyor ?Bunu yapmalarının altında yatan amaç nedir?Kemalizmi yok etmek kimlerin yararına olacaktır?Yüzyılların planının uygulandığını görmek paranoya olarak geçiştirilebilinir mi?
Et Yemezsek Ölmeyiz
Ölmeyiz tabi..Öyle olsaydı evine bayramdan bayrama et girenler burda olmazlardı.Ya da şu otçullar neye dönerlerdi kimbilir? .
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20







