Lâle Devri Nin Önemli Bestekârları
Osmanlı dönemi geleneksel mûsıkîmizin başta TANBURÎ MUTAFA ÇAVUŞ olmak üzere diğer bestekarlarının incelendiği bir yazı...
"Bir kitabın kapağına bakıp onu yargılayanlar, aslında kendi kapaklarına bakmadan yaşayanlardır." - Umberto Eco"
"Bir kitabın kapağına bakıp onu yargılayanlar, aslında kendi kapaklarına bakmadan yaşayanlardır." - Umberto Eco"
Osmanlı dönemi geleneksel mûsıkîmizin başta TANBURÎ MUTAFA ÇAVUŞ olmak üzere diğer bestekarlarının incelendiği bir yazı...
Kişi doğru eğitim, doğru kültür ve üst ahlak nitelikliğine sahip olursa, masalsı tanrı ve yalancı kapitalist sisteme ihtiyaç duymaz. Bireylerdeki her türlü niteliksizlik sosyal, siyasal, ekonomik din vb. her alanda yalancı, hısız, ukala kültürü oluşturmuştur. Bu yüzden yeni dünya sisteminin adaletli olması, nitelikli bireylerin nicel çokluğuyla mümkündür.
İslam'ın özünde yatan gerçek kurtuluş yolculuğunu anlatan bu metin, dini ritüellerin yüzeysel uygulanmasının değil, içten gelen ihlas ve samimi çabanın önemini vurguluyor. Popüler inanışların aksine, Kur'an'ın gösterdiği hakiki yolun sabır ve özveri gerektirdiğini hatırlatarak, Allah'ın rızasına ulaşmanın kolay kısayollarla değil, derin bir teslimiyet ve tutarlı amellerle mümkün olduğunu
Enis Batur
Kendi halkı yardıma muhtaçken, halktan bağış dilenerek başkasına yardım yapmak, toplumun onuruyla oynamaktır. Bizdeki devlet yöneticileri, yardım vb. konuların ne zaman, hangi koşullarda yapılacağını ya bilmeyecek kadar cahiller veya profesyonel hısızdırlar.
İslam dininde namazın şekilsel yönlerine odaklanılırken özünün göz ardı edildiğini vurgulayan bu metin, namazın gerçek anlamını sorguluyor. Ankebut Suresi'nin 45. ayetine atıfla, milyonlarca Müslümanın ritüelleri yerine getirirken vaat edilen dönüşümü yaşayamadığına dikkat çekiyor. Yazı, Kur'an'ın namaza dair gerçek mesajını ve günümüz toplumsal koşullarının bu ibadeti nasıl etkilediğini derinlemesine
tİtüs timsahı'nda; mitoloji, tarih, felsefe ve günlük yaşam içiçe, mükemmel bir bütünlük içinde betimlenmiş. yazar, okuru, kitabın sayfaları arasında, rüyadan büyülü gerçekliğe şiirsel bir yolculuğa çıkarıyor. klasik ve postmodern edebiyatın tüm unsurları yer aldığı gibi halk edebiyatının tarihsel geçmişinden de yararlanılmış. samandağ'dan dörtyol'a hatay'ın kültürel mirası dile getirilmiş.
İslam'ın sadece bireysel değil toplumsal boyutunu ele alan bu metin, Bakara Suresi 188. ayeti odağında ekonomik ve sosyal adaleti inceliyor. "Mallarınızı aranızda batıl ile yemeyin" emrinin yalnızca rüşveti değil, tüm haksız kazançları kapsadığını vurgulayarak İslami adalet anlayışının günümüzdeki yansımalarını düşündürüyor.
Adam yüzünde hafif acı ve kahreder bir ifade ile devam etti:
-' Sonra annen bizi yarı çıplak yakalamıştı ve bana bu rezilliği, seninle evlenerek temizlemezsem beni hapislerde kırk yıl süründüreceğini söylemişti...'
Biten sigarasını küllüğe bırakıp yeni bir tane yaktı ve deriiiin bir nefes çekerken
"Escape is just the beginning"
Kitap bu cümleyle başlıyor ve iliklerinize kadar sizi donduracak bir hikayeyi anlatıyor.
Styler, akıl hastası bir katilin iç dünyasını anlamaya çalışırken kendisinin karanlıkta kalmış yönleriyle yüzleşmek zorunda kalır. Aynı şekilde izleyici de oturduğu koltuklarda bu yüzleşmeden payına düşeni alacaktır. Akıl hastası bir katilin iç dünyasını araştırmak isterken kendi iç dünyasının karanlık taraflarında kaybolur. Gerçekten bir yazar olarak neden böyle romanlar
Dışarı masa hazırlamıştı. Bizleri, hanımıyla birlikte güler yüzleriyle kapıda karşıladılar. Çok geçmeden bir araç geldi. Araçtan iki kişi indi.
Gelenlerden biri Ardahan Köyünden Yalçının çok samimi arkadaşıydı. Yanında ise mahcup, sessiz, sakin ve efendi bir kişi vardı. Elinde kılıfa girmiş bir müzik aleti vardı. Bu da
Fikret Başkaya