..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Tüm mutsuzluklar yokluktan değil, çokluktan gelir. -Tolstoy
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Gülmece (Mizah)
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

2. Adam İsmet İnönü' Nün Müzik ile İlişkisi
Salih Zeki Çavdaroğlu
İnceleme > Estetik Biçimler

Atatürk’ ün vefatı’ nın öncesinde, yani hastalığının had safhaya ulaştığı günlerde, 6 Mart 1938 de ilk konsültasyon yapılır. Durum hiç de iç açıcı ve ümitvâr değildir.Üstelik rejimin “tek adamı” ile “ikinci adam”ının araları açılmış ve İsmet İnönü, 20 Eylül 1937’ de Başbakanlık görevinden alınıp, yerine 1 Kasım 1937 günü itibariyle Celâl Bayar Başbakan olarak atanmıştır. Bu durum , kuruluşunun henüz onbeşinci yılını yaşayan ve bir anlamda daha

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah)
21 
 Zırt Bank Zort Bank Hırt Bank Hep Yanınızda  (Ahmet Zeytinci)

- Selam Zırt Banklı kardeşlerim ben geldiiiim... - Ne iyi ettiniz de geldiniz. - Göreceğiz bakalım... - Biz hep yanınızdayız. - İyi o zaman ben sizden bir dönem tüketici kredisi kullanmıştım. - Aman aman ağabeyim ne güzel etmişsiniz. - Hem de sizden emekli maaşı alıyorum. - Oh oh ne ala ne ala... Emekliyorsunuz demek...
22 
 Dut Ağacına Asma Aşısı  (Hakan Yozcu)

Geçenlerde köye gittim. Arkadaşımı ziyaret ettim. Tabii meşhur ağacımızın altında oturup sohbet etmek istedim. Ama ne göreyim, dut ağacımız adeta yerinde yoktu. Neredeyse tamamen kesilip budanmıştı. Arkadaşa “Bu ne hal? Ne oldu bu ağaca?” dedim. Arkadaşım güldü: “Hiç sorma! Bir bilsen ağacın başına neler geldi.” dedi.
23 
 Ay Fena Oluyorum  (Ahmet Zeytinci)

Her ne kadar evlenmemiş olsalar da en büyük zevkleri olan şehir içinde ve şehir dışında seyahat etmekten geri durmazlardı. Şimdilerde yaşları epey ilerlediği için eskisi gibi gezemeseler de, kış günü havalardan fırsatını buldukça başkentin birçok semtini üşenmeden dolaşırlardı. Birçok semti sokak sokak bilirlerdi. Bu değişik zamanlarda şehirde yaptıkları geziler ruh sağlıklarına ve beden sağlıklarına da çok iyi geliyordu. Zaten yaz olduğu zamanda ucuz yollu turları takip ediyorlar ve ara ara onlara katılıyorlardı. Kapadokya'dan Asos'a, Didim'den, Kuş Adası'na, Göreme'den Kafkasör'e kadar yurt içinde gitmedikleri köşe bucak kalmamıştı. Az daha gezecek olsalar neredeyse Evliya Çelebi'nin ve İbn-i Batuta'nın geçmişte yol aldıkları kadar yol yapacaklar, rekor kıracaklardı.
24 
 Yok Artık  (Ahmet Zeytinci)

Kız arkadaşım ile gidiyoruz geçenlerde döndü bana ''İsmail cep telefonu ile fotoğrafımızı çekte eve gidince faceye atalım.'' dedi. Desin ben de hemen yerine getirdim onun isteğini. Eve gidince hemen atmış faceye sonuç ne? Biz laykları beklerken abisi de görmemiş mi face de fotoğraflarımızı. Ondan sonra kıza bir dolu fırça hem vallahi hem de billahi, bir hafta on gün kadar görüşemedik... Sonrada fellik fellik beni arıyormuş ağabeysi, benim için ''Yakalarsam o dürzüyü büküştüreceğim.'' diyormuş.
25 
 Az Daha Çıkmasaydınız Bitmiştik  (Ahmet Zeytinci)

Bir müddet sonra içeriye iki adam daha girmişti, ama onların ikisi de halk oyunlarından fazla anlamıyorlardı, en fazla akraba düğünlerinde Ankara Misket'i oynamışlıkları vardı. Kısa boylu göbekli birinci adam, baktı iki kişi oynuyor, kaş göz işareti yaptıktan sonra, hemen ikincinin yanına seğirterek üçlü ekip oluşturdular. Orta boylu uzun saçlı dördüncü adam da onları görünce üçüncü adamın elinden tutup ekibe dâhil oldu...
26 
 O Bir Fena Men  (Ahmet Zeytinci)

Ooooo bakın karşıdan kim geliyor... Şimdi ismini söyleyeceğim siz de hemen hadi ya bu O mu gerçekten diyeceksiniz... - Sayın Sosyal Medya fenamenlermiz... pardon fenomenlerimizden Suat Asosyal bey... - Evet, siz bakmayın soy adımın asosyal olduğuna ama ben bir sosyal medya fenomeniyim, hatta en fenomen benim, benden başka en büyük fenomen tanımıyorum.
27 
 Saadettin Ağabey İçeride mi  (Ahmet Zeytinci)

Bizim iş yerlerimizde çoğu esnafımız sıradan dükkânlarda mesleklerini yerine getirmektedirler. Gerek tamirci arkadaşlarımız, gerekse bizim gibi ayakkabı malzemesi satan esnaf arkadaşlarımızın birçoğunun iş yerlerinde tuvalet bulunmamaktadır. Biz bu konuda çok şanslıyız. Arkadaşlar ile artık akraba gibi olmuşuz, birçoğu bizim dükkâna gelip, hem şehirlerarası, hem de milletler arası ihtiyacını giderir. Hemen anladınız tabi, şehirlerarası küçük hacet, milletler arası büyük hacet. Öyle adlandırmalarımız aramızda, onlar kod adları. Her ne kadar bizi tanımayıp o esnada dükkânımıza girenler konuşmalarımızdan dolayı, ara sıra orayı telefon kulübesi zannetseler de, sonra gerçeği öğreniyorlar bir şekilde...
28 
 Yol Durumları  (Ahmet Zeytinci)

Her gittiğiniz yerin iki üç güzergahı olduğu için, hangisinin daha kısa, hangisinde trafik sıkışıklığının az olduğunu mutlaka bilmek zorundasınız... Yoksa benzin parası son gelen zamlar bütçenizi allak bullak edecektir illaki...
29 
 Asansör Mü Merdiven mi  (Ahmet Zeytinci)

Evet, bu öyle bir tartışmaydı ki site de, tartışanlar neredeyse birbirlerine gireceklerdi, büyük kavga son an da önlendi. Neydi mesele? Bir daha hatırlayalım. Asansör kullanma taraftarları ile merdiven kullanmadan yana olanlar bu sitede her gün didişiyorlar, ağız dalaşına giriyorlar...
30 
 Atla Gezelim  (Ahmet Zeytinci)

Geçenlerde cumartesi günü kızı merkezi bir yerden araba ile gidip alacağız. Telefonlaştık geliyoruz diye, benim arabanın arka kapısını açtım, hanım binecek ve biz kızı almaya gideceğiz. Tam o sırada Karabaş dostumuz da geldi arabanın yanına, kapıyı da açık görünce hemen içeri atladı... ''Karabaş haydi in, dışarı haydi.'' Yok la diyor illa demiyor.'' Kız da bekliyor haliyle, telefonlaştık daha önce şu saatte alırız diye...
31 
 Ah Bu Kediler  (Ahmet Zeytinci)

Öyle severim, iş yerindeki sokak kedilerinin hepsini. Kimisi yüz verir, kimi pas verir, kimisi de hiç iplemez. O iplemeyenleri zaten kolay kolay sevemezsiniz de... La der illa demezler. Kedi doğup da gözleri açıldığı zaman yakalayıp sevdiyseniz, sonrasında da seversiniz, yok eliniz değmediyse bir daha kolay kolay değdirmezler...
32 
 Meyve Cumhuriyetleri  (Ahmet Zeytinci)

Bir başka hayati derecede önemli konuda şudur, Muzlarda Cumhuriyet oluyor da biz şeftalilerin ve de karpuzların adı sanı neden bir cumhuriyette geçmiyor diye hayıflanmaktadırlar... Öyle ya biz de insanlara enerji vermekteyiz, mutluluk vermekteyiz, onların serotoninini, dopamininini artırmaktayız ... Bize ne bize ne, bizlerde cumhuriyet olmak istiyoruz diye, şeftaliler ve de karpuzlar baş kaldırmışlardır...
33 
 Zor Bir İş Sakız Uzmanlığı Çok Zor  (Ahmet Zeytinci)

Sakız deyip de geçmeyin. Geçerseniz de ben size anlatayım. Her ne kadar çiğnerken cak cak cak diye ses de çıkarırsa onu çiğnemek ve çiğnedikten sonrada adeta uzaktan kumandalı bomba gibi patlatmak her babayiğidin ve de ana yiğidin harcı olabilecek bir şey değil. Uluslararası sakız ve çiğneme bilimleri uzmanları bu konuda çok önemli açıklamalar yapmışlardır yediyüzaltmışyedinci sakız ve muadillerini çiğneme ve sonrasında patlatma uluslar arası sempozyumunda... Çok değerli sakızoloji biliminin uzmanları sempozyumda dünya sakız sanayisinin ve sakızın gelecekte nasıl bir şekle gireceğinin bilimsel tartışmalarını yapmışlar ve her zamanki gibi, dünyada da başka bir örneği olmadığı aşikâr olan bu toplantı da hiç bir sakızoloji uzmanı uyumamış, hatta ve hatta şekerleme yapıp kestirme cihetine bile gidememiştir ki bu çok normal bir durumdur sakız sempozyumları ve toplantıları için. Nasıl uyusunlar ki cak cak ce sonrasında pat pat patlatılan sakızlardan...
34 
 Ayağınızı Bastığınız Yerlere Dikkat Edin  (Ahmet Zeytinci)

O günde O Satılmış'ın burun ifrazatı geldi ayağımın altına takıldı... Gördüm mü onu hark hurk yaparken, yalan yok görmedim. Nereden biliyorum o zaman Satılmış'ın burun ifrazatı olduğunu, diye soracağınızı da bildiğimden, buna da bir cevap vermeli... Satılmışı da tanımam ha, öyle bir tanıdığımda yok, adamı görmüşlüğüm de yok. Durun canım anlatacağım az sakin olun...
35 
 Hem de Yükseğindenmişsiniz Bay Mühendis  (Ahmet Zeytinci)

- Çok da dil biliyormuşsunuz? - Doğrudur dokuz tanesini ana dilim gibi, yedi tanesini eh işte gibi durumunda konuşuyoruz, hatta konuşuk ediyiruz. Bak bir de sana Laz Şivesi yaptım, nasıl ama? - O derece yani... - Sam Amcanızın evlatlarıyız biz. - Yok canım nereden bizim Sam Amcamız oluyormuş, sizin amcanız o... - Neyse ne, kızdırmayın yine de siz Sam Amcamızı... - Amcanız ve dayınız bu sıralar biraz zorda gibi... - Toparlarız ama... - İnşallah toparlamaz olun. - Efendim duyamadım... - Topları toplarsınız dedim...
36 
 Yaşasın Ekonomik Kriz  (Ahmet Zeytinci)

Lakin bir de işin başka bir boyutu var. Esnaf iseniz, durumunuzda bir çoğuna göre iyi ise bir zamanlar, herkes gelir borç ister sizden. Daha doğrusu isterlerdi geçmişte. Şimdilerde ise çok zor borç istemek birinden, borç isteme canını iste; o derece... Ne siz isteyebiliyorsunuz, ne de sizden birileri isteyebiliyor, bahanesi de hazır''Ne parası abi senin memleketin durumundan haberin yok galiba, cebimde on beş lira para var, onun da on lirasını eve vereceğim, kalan beş lira ile iki gün idare edeceğim, bu süre zarfında da kuru ekmek yiyeceğim''. Bunu dediğiniz zaman, karşınızda ki adama, isterse başka bir laf etsin, şıppadanak kıçının üstüne oturuyor...
37 
 Tanırsınız Onu Ta İlkokuldan  (Ahmet Zeytinci)

Tabi önemli bir görevi vardı, mini mini birlerin, okumalarına yazmalarına ve dahi sonrasında adam sınıfına girmelerine yardımcı olmak. Bir de Ayşe kızımız vardı, Ali’nin yakın arkadaşı. O da gelirdi zaman zaman mini mini birlerin yanına. Hani Cin Ali topu atardı ya, Ayşe’de tutardı. Bilemiyorum bazen elinden de kaçırdığı olur muydu, olmaz mıydı, orası meçhul işte... Ya Ayşe bırak da ara sıra başkası tutsun şu topu, derdik... O da bana ne bana ne, Ali topu hep bana atıyor, derdi...
38 
 At Nasıl Gider  (Ahmet Zeytinci)

Bizim işimiz gücümüzde meslektaş Mehmet ile satranç oynamak. Öyle bir başladık mı bir iki saat sürüyor bir parti. Başımızada anlayan anlamayan herkes toplanır seyreder. Tavlada ki gibi bizde de kızdırmaca var, ancak sinirlerine hakim olan taraf tabi ki her zaman daha avantajlı. Bir de Tuğrul abimiz var o da biraz birşeyler öğrenmiş kırkından sonra arada onun ile de oynarız.
39 
 Biz Baskete Fazilet Abla Sayesinde Merak Saldık  (Ahmet Zeytinci)

Elimizde saklardık küçücük beyaz pinpon toplarını ve misketleri, Fazilet Abla geçerken çaktırmadan yanına yaklaşır, kulağında ki o küpelere basket atmaya çalışırdık... Boyu pek bir uzundu Ablamızın. Elimiz kolumuzda yetişmez, çoğu zaman basketleri uzaktan sallardık. Hiç birisi de basket olmazdı, olmadıydı da şimdiye kadar, ama biz sporcu tarafımızı tatmin etmeye çalışırdık...
40 
 Bilekte  (Ahmet Zeytinci)

Sinem hanım da o gün makyajını yapmış, süslenmiş püslenmiş dışarı çıkacaktı. O da bir çokları gibi maske kullanmayı sevmiyordu. Apartmandan çıkana kadar maskeyi taktı, öyle ya komşular maskesiz görmemeliydi, koronaya ayıp olmasa da, komşulara ayıp olurdu. Sokağa attı mı kendini nasılsa koluma takarım diye düşündü... Dışarı çıkınca öyle de yaptı...

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 
31  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Demleniyoruz Arkadaşlarla
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
O Bir Fena Men
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Ah Bu Kediler
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Yssah Hemşerim Khk İle
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Aman Karpuz Kestim Yiyen Yok
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Parayı Sevmiyorum Kız
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Asansör Mü Merdiven mi
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Burun Kılı Makası
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Yer Değiştirme Şampiyonu
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Yok Artık
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Bir Ellilik Bir Yüzlük
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Babanı Rüyamda Gördüm
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.