..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sevginin ölçüsü ölçüsüz sevmektir. -Spinoza
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




5 Ekim 2022
İttifaklar Bir Referans Noktasıydılar 54  
Bayram Kaya
Vicdan içinde hem kolektif öznenin buluncu, hem kişisi öznenin buluncu (bilinci) vardı. Kolektif vicdanda kolektif bir değer yargısı vardı. İttifakı bir alan içindeki her bir grubun emek gücüne karşılık (sektör gücüne karşılık); diğer her bir grubun, farklı sektör el alanda farklı bir emek gücü vardır.


:EF:
El mantığı kolektif başlayış yerine, hiçbir çalışma ve gayret göstermeden mülkü olan bir mülk sahibini irade sayıp mülkten pay dağıtmasıyla köleci ilişkileri başlatıyordu. Yani vicdan mülk sahibinin mülküne ortaklar tanımamayı baz alıp, baz aldığı anlayışa göre sızlayacaktı.

Mülk sahibi isterse mülkünden size pay verir veya hiç pay vermezdi. Vicdani kanaatleriniz bu esasa göre değer yargılarını ortaya koyup; ortaya konan değer yargılarını da bu esasa göre ölçüp biçecekti

Daha açığı “veren el alan elden üstündür” diyen köleci işleyiş içinde ortaya çıkarılan köleci söylemler şimdi sizin vicdanınızdı. Bir kefeye yoksunluğun davranışları diğer kefeye varsılın veren el ile yoksulun alan elin mana anlayışı konmuştu. Denge tutmuyordu. Kolektif kefeye karşısındaki kefeye, kolektif tüketme karşılığı konmuş terazi görselinin zihin imajından, vicdan muhasebesi doğacaktı.

Kefelerinde varsılın ve yoksulun davranışları olan köleci vicdanlı muhasebe köleci ortama yeni bir düşünce, yeni bir eylem alanı açacaktı. Bu yeni söylemli eylem alanına göre vicdanınız size “sağ elin verdiğini, sol eliniz görmesin” diyecekti. Ama güzel söz değil mi? Bu güzellikle siz farkına varmadan kolektif referansa göre yanlış olanı meşrulaşıyordunuz. Emeği gasp edilen düşkünlerin sadaka alma işi El mantığı ile meşrulaşıyordu.

Dahası “veren el alan elden üstündür”. “sadaka ömrü artırır” demekle soyut bir sadaka kaynağı söyleyen vicdanın yarattığı dilenciler ordusu ve iyi niyeti (!) su istimaller karşısında yeni sağduyu insanları veren elden alması yerine çalışmaya sevk eden bir vicdan muhasebesine dönüşecekti. Dağdan gel kolektif sürecin üretim gücünü ve çalışma nesnesini elinde al. Sonra insanın düştüğü bu içler acısı duruma “sağ elin verdiğini sol el bilmesin” de….

Sonradan görülmüş ki tasadduk bağlamında yapılan inayetlerle insanlar hazırcı ve miskin olup, bir lokma bir hırka diyen miskinliğin kanaatleri ortamın beklenmeyen bir gerçekliği olmuştu. Bu kez de miskinleşmeye karşı, miskinliği önleme adına “Veren El, alan elden üstündür” denmeye getirilmişti. Veren elden kasıt, mülk sahibiyle çalışan kişi belirtmesiydi.

Oysa kolektif alanın ne veren eli vardı. Ne alan eli vardı. Veren de kolektif güçtü, dağılım da kolektif güce doğru olmakla iki elin sesi vardı. Kolektif alanda veren elle alan elin tekil eylem alanı yoktu. Ezik elin veren ele karşı alan elin duyduğu vicdani minnettarlıkla veren ele ezik ezik dua okuması yoktu.

Kişinin hoşlanmasına yönelim olan El takdiri; kolektif alanı, mana anlayışı düzeyine indirgeyip kişileri tamaha yöneltmişti. Tamah edenler içine düştükleri durum karşısında bir kolektif alanı hatırlayıp, bir köleci sisteme bakmanın kıyası içinde “kendim ettim kendim buldum” diyorlardı. Köleci yapı içinde sık sık duyduğu “komşusu açken, tok yatan bizden değildir” diyen aforizma ansıdığı kolektif alanda yoktu.

Köleci sistem içindeki vicdan, kişileri; “alan ele karşı sadaka vermeye, aç yatana karşı infakta bulunmaya” davet ediyordu. Sadaka vermeyi ve infak etmeyi tek yanlı acıma, tek yanlı merhamet olarak söylüyordu! İyi de neden vicdan ve merhamet etmeliydim? El bunu söylemiyordu.

Oysa kolektif ilişkiler tek yanlı olmayan ilişkilerle “karşılık işlerin, karşılık emek gücünü yardımlaşıcı" sekans hareketleriydi. Baş başa verince taşı yerden kaldırmanın bilinciydi. Bir elin nesi var? Hiç değilse iki elin sesi var diyen bilincin vicdanıydı. Bu nedenle kolektif alanlar kişilere sadaka ön göremiyordu.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
İttifaklar Birer Referans Noktasıydılar 68
Kopya Yapılar 1
Kopya Yapılar 3
Kopya Yapılar 4
Bir Ahlak ve Vicdan Sorunu Olan Utanç 1
Kopya Yapılar 2
İttifaklar İrer Referans Noktasıydılar 80
El Felsefesi ve Tarihsel Yaratılış 10
İttifaklar Birer Referans Noktasıydılar 66
Sreç Başlatan Yapı 2

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Müjdelenmiştir Ekim 2 [Şiir]
Müjdelenmiştir Ekim 1 [Şiir]
Yitik Dizeler [Şiir]
Borç Namustur [Şiir]
İçimizdeki Yabancı [Şiir]
Darmadumanında [Şiir]
Sıradakinin Yıkılışı [Şiir]
Yaşamını Hiç Eden [Şiir]
Küsmem Gam Elinde [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Emekli eğitimci. 1950 Mucur / Kırşehir doğumlu.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Bayram Kaya, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.