..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Doğallık sahip olunan değil, kazanılması gereken bir erdemdir. -Cervantes
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - İstanbul
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Ömrümüz Kadar
Ö.Gökhan Ergüven
Şiir > Deneysel

Bir duvar gibiydi ay Ve bir duman gibi hüzün Yaz gibiydi kış Ölüm gibiydi yaşam Saz gibiydi gitar Sevinç gibiydi hüzün Vardığımız yerde Ne sevgili vardı Ne umut dolu yarınlar Yinede erkek gibi vuruştuk Korkularımızı yendik İşte böyle karşında dimdik Hikayemizi anlatacak Bir ben kaldım sevgilim Özlemeye alıştık Yalnızlığa da Varlığa tamah etmedik Yokluğa serzeniş Ne yıldık Ne kuruyup dökülüp ziyan olduk Hikayemizi anlataca

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Deneme > İstanbul
 Yedi Emirler Sokağı, Fatih  (Yûşa Irmak)

Fatih’in merkezinde bir sokaktayım. Saati söylemeli miyim? Evet söylemeliyim. Saat gece: 03:15 günlerden 7 Ağustos Cuma. Buraya Yedi Emirler Sokağı diyorlar. Bu sokak, Anadolu’nun merkezine açılan bir kapı! Öyle Akmerkez ya da onun militanı Mayadrom gibi Avrupa’nın merkezine açılan kapılardan değil…
 Zeus'un Kızı; Gidiyormuş Gibi Durmak  (Aysun Güven)

Bebeğini ev gezmesine gidip ondan kurtulmak için onu orada unutan anne mi? Hunharca katledilen kadınların aslında hunharca kaydedilmediği gerçeği mi? Yoksa yıllardır değiştirmediğiniz kafamızın içindeki kalıplar mı? Siyasete bakışımız; diğerleri daha iyi mi sanki!!! Krize bakış açımız; Kriz mıriz yok AVM’ler insan kaynıyor. Adalet düşüncemiz; Mutlaka bir şey yapmıştır? Boşuna mı içeride!!
 İstanbul ("... Bir Hayat Daha Var Olmalı Der Gibi Kahverengi Tonlar Uykularda... ")  (oğuzhan abdi oğuz)

kaç milyon hayatı taşıyorsun içinde istanbul... kaç hayatı birleştiriyorsun... ve kendini büyütüyorsun hep... istanbul büyüyor.. çocukluğundan cıkıyor... acılarıyla... mutluluklarıyla... ama tüm ihtişamıyla büyüyor.. ve uzaktan kör topal... izlemek koyuyor seni istanbul...
 İpek Nehir, 1 Mayıs, Vay İstanbul...  (Vildan Sevil)

Davullar, zurnalar, halaylar, oyunlar, Grup Yorum, Kardeş Türküler...Babaların omuzunda çocuklar..Bebek arabası süren anneler..Derdini anlatmak isteyen, kesinlikle 1.000.000 çok üstünde insan. Konuşmalar başladı, miting bitecek, Gümüşsuyu, Saraçhane, Mecidiyeköy kolları hâlâ uzayıp gidiyor. Gezi alanı da hıncahınç.
 Sen Söyle İstanbul  (eylül)

Sen söyle İstanbul...
 Ahhh İstanbul... Çekme Beni Böyle Kendine Kendine... Yorgunum...  (Vildan Sevil)

Gençler edepsizce özgürleşmiş mi, yoksa, “Onu yapma, şunu içme, el ele tutuşma, elini sevgilinin omzuna atıp parkta oturma” diyenlere inat, yeni başkaldırı yöntemleri mi geliştirmiş, anlamadım. Metronun yürüyen merdiveninde, ayakta duran sevgilisinin beline bacaklarını, boynuna kollarını dolayıp yapışarak inen genç kızı görünce, benim yorumum yolunu şaşırdı, afalladım kaldım.
 Cadde'de Eğlence  (Mehmet Sinan Gür)

Biraz öteden acayip bir gümbürtü başladı, davullar trampetler, haykırışlar. Bu zavallı üç kızın çaldığı gürültüde kaynıyor. Gürültüye gittim. İstanbul Percussion bilmem ne grubuymuş. Of, ne iştahla çalıyorlar görmeliydiniz.
 İstanbul Demek, Sen Demek...  (Elif Demiröz)

İstanbul gülüşünde, İstanbul gözlerinde, İstanbul bizi biz eden ne varsa tam içinde!
 Bir Şehr-i Gül,ki Adı İstanbul  (Şebnem Pişkin)

Nasıl ki bütün çiçekler biraz gül ise, bütün şehirler de biraz İstanbuldur aslında. İstanbul deyince akan sular durur, şair yanım tutar yine.
10 
 İstanbul'a...  (Özge Can)

Sokaklarında dilendirdiğin, çıplak ayaklı, okul formalı ilkokul çocuklarına benzedin şimdi... Yada makyajı akmış, yorgun bir sokak fahişesine... Neden böyle oldun İstanbul?
11 
 Küskündüm Gözlerine İstanbul'un...  (Elif Demiröz)

Sen ucu bucağı var bir şehirsin, bense sonsuzluğu taşıyorum içimde...
12 
 Leo Buscaglia İle Söyleşi  (Emine Pişiren)

Mahmut Bey, elimi bırakmadığı gibi bir de yemek davetini İstanbul’un en güzide otellerinden birine "davet etme" cüretkarlığını da göstermişti. Asansörün yedinci kata gelmesi ile elim bir yabancının elinden kurtulmuş oldu. İşte o an var ya Leo, ben sana, o kadar içerlemiştim ki, anlatamam.
13 
 İstasyonları Çalınan Şehir  (Ali Erasoğlu)

Uluslararası emperyalizmin İstanbul üzerinde yoğunlaşan rant hırsının, Haydarpaşa ve Sirkeci garlarına olan yansımalarına değinmek istedim.
14 
 Yarın Gece  (serpil dilbaz)

yarın gece 95,6 frekansında 00:30 da gecenin içinden programındayım şiir kitabım "gelişigüzel - serpçe" yle
15 
 İstanbul'da Yağmurlu Bir Gün  (nympe)

Yağmur yağıyor, dün geceden beri. Hani diyorum, tarlası olanlar, rahmet bekleyenler için, iyi oldu herhalde. Çok da emin değilim tabii. Bu güne dek, ne köy gördüm, ne de ırgatlık yaptım. Kulaktan dolma, solmuş bilgilerle fikir yürütüyorum kendimce. Sıcak
16 
 İstanbul’un Soluğu Her Zaman Canlıdır…  (Yûşa Irmak)

İstanbul’da bir insan olarak solumak ne zor imiş. Elbette bir bedeli var bu memlekette yaşamanın üstelik bedelini nefeslerimizle ödüyoruz. Çünkü, yaşamlarımız, beklenmedik çizgiler arasında zikzaklar çizen bir oyun bu şehirde. Bir anda yükselişler, inişler, bir anda seslenişler ve susuşlar, bir anda yaşananların iyiliği kötülüğü ve yine beklenmedik yahut düşünülmedik garip, ani, ölümler… Yani, hayat bir var, bir yok İstanbul’da…
17 
 İstanbul'da Bir Sabah  (Kıvanç Ekinci)

dünya iki bölümden oluşmuş olmalıydı; İstanbul ve diğer yerler...
18 
 Altın Şehir Üsküdar  (Nur Ersen)

Böylece tarihteki ismi “Hrisopolis” yani “Altın Şehir” olan Üsküdar’a “Altın Şehir” dedikleri için ne kadar haklı olduklarını anlamıştım.
19 
 Rüya...  (seyfettin araç)

Korkunç rüyalar görmeye başladım. Ellerim hissizleşiyor birine dokunurken, gözlerim renginden yoksun sadece bakıyor ama neredeyse tamamen görmüyor.
20 
 İstanbul'un Mona/liza Yüzünde Umut  (Mehmet Alagöz)

Sanki şehirler silip burunlarını pecetelere bu varoşlara atmıştır. Zaten izmarit gibi kokarlar, doğalın nazlı gazı henüz tenezül edip uğramamıştır ve sobalar duman duman örter bu fakirliğin yığma konukluğunu. Bu yüzden bağdaş kurup oturmuştur yırtık çorabını saklar gibi evler.

1 2 3 4 5  Sonraki Sayfa




son eklenenler
İstanbul'da Kar!..
Semra Arslan
Eleştiri > İstanbul
İstanbul
G.yılmazkaya
Deneme > İstanbul
İntihar
Birol Karakuzu
Deneme > İstanbul
Yarın Gece
serpil dilbaz
Deneme > İstanbul

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.