İstanbulun Bütün Sorunları
İstanbulun aklıma takılan birkaç sorununu dile getirdim. Daha niceleri vardır.
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece biraz daha pahalı ve daha az kullanışlı." - Kurt Vonnegut (kurgusal)"
"Gelecek, şimdinin geçmişidir, sadece biraz daha pahalı ve daha az kullanışlı." - Kurt Vonnegut (kurgusal)"
İstanbulun aklıma takılan birkaç sorununu dile getirdim. Daha niceleri vardır.
Bir adanın öyküsü bu; topraksoylu bir halkın denizle kurabildiği ilişkiyi anlatan trajikomik bir öykü. Binlerce yıllık geçmişinin önemli bir kısmında deniziyle varolan, altı tarafı denizlerle çevrili, yaşlı, kocamış bir kentin balıkları binlerce yıl dillere destan, kitaplara konu olan bir kentin, Şehr-i İstanbulun yedi mil açığında sessizce cezasını çeken
Türlü, türlü oyunların vardı senin. Tren raylarının üzerine bıraktığın çiviler o tonlarca ağırlık altında ezilirdi de bunlardan kargılar ve ok uçları yapardınız. Küçükyalı’dan bindiğiniz banliyö treninin vagonları arasında koşuşturur, içeride başkalarını rahatsız etmeği göze alarak köşe kapmaca oynardınız hani. Suadiye sinemalarının gündüz matinelerinde dönemin en güzel filmlerini izlerde,
"Izdırabının en güzel bestelere döküldüğü, sefaletin gönüllere dokunmadığı tek şehir-İstanbul. "
yarın gece 95,6 frekansında 00:30 da gecenin içinden programındayım şiir kitabım "gelişigüzel - serpçe" yle
Bienal, festival, sergiler, filmler,konserler, mekanlar, sararmaya başlayan doğa tüm bunları yaşayıp paylaşmak bile insanı mutlu etmeye yetiyor. İşte Ekim’in ve sonbaharın tadını çıkarmak için birkaç tavsiye...
Nasıl ki bütün çiçekler biraz gül ise, bütün şehirler de biraz İstanbuldur aslında. İstanbul deyince akan sular durur, şair yanım tutar yine.
Amansız bir özlem, bitip tükenmeyeceğine inandığın, yalnızlığa gebe bırakan hasret türküsü;
Bizim payımıza düşense, flu ,siyah beyaz bir hayat. O da bazen bir siyah bayaz fotoğrafta, bazen bir Yeşilçam filminde, hüzün harmanı olur. Merhum Erol Taş’ta gaddarlaşır, Sadri Alışık’ta Turist Ömer’dir. Hulus Kentmen’de Babadır vs. Bu fasıl kolay kolay bitmez uzar gider. Ve bana sorarsanız İstanbul, siyah beyaz fotoğraflarda
Sen ucu bucağı var bir şehirsin, bense sonsuzluğu taşıyorum içimde...
bilinç altının bile geride bıraktığı bulanık geçmişine sığınıp temize çekti kendini.
işte…
bu kadar basitti!
hayallerini pazarlar birkaç kadın’ı daha altına alabilirdi.
nasıl olsa daha gerçek aşk’a vakti vardı.
Ürkek bakışların kenti, korkuların kuytu sokaklara sıkıştırıldığı ve kan kokan şehir, saçlarına düşen maviliği ver insanlara. Denizlerinin kokusu sarsın gökyüzünü beni sev, benleri sev İstanbul. Ben sana güneşle geldim.
Topal Hasanı duyan var mı dersem haksızlık olur, belki de hatırlayan var mı demek gerek. İstanbulda doğan, yani denize doğan, denizle doğan, denizle büyüyen bilmez mi Topal Hasanı. Belki de bilmez. Anlatmak gerek.