..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Her şey ancak sevgiyle satın alınabilmelidir. -Andre Gide
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > İronik > Mehmet Önder




16 Temmuz 2011
Ödemeler Camız Kırkımına  
Mehmet Önder
Ne zaman ki, ulusumuzun akciğer yapısının Wirginia tütünü içmeye uygun yaratıldığı saptandı, işler tersine döndü.


:AHCF:





ÖDEMELER CAMIZ KIRKIMINA



     Eskiden satın aldığı şeyin parasını ödeme niyeti olmayanlar “Camız kırkımına” vade verirlermiş.
     Baştan açıklayalım camız (manda-çamış) ın tüyü kırkılmazmış. Camız kırkımı deyimi de, “Balığın kavağa çıkması”, “Gelmez ayın son çarşambası” gibi hiçbir zaman gelmeyen bir vadeyi anlatır, satıcı da “Şu camızların kırkım mevsimi gelse de paramızı alsak” diye bekler dururmuş.

     …

     Bizim Bayındır’ın gelir kaynaklarının neredeyse tamamı tarıma dayalıdır. Anlayacağınız, çitçilikle geçinen bir halk. Eskiden işler yolundaydı. Tütün, pamuk, incir, üzüm, zeytin , buğday; gelir kaynakları mevsim mevsim say say bitmezdi. Gelirin sürekli ardı gelir, halk kolay kolay kredi bile almaz, ihtiyacı olan da devletle muhatap olurdu. Tarım Kredi”ler o zamanlar çiftçiyi desteklerdi; asli görevi, şimdiki gibi çiftçinin tarlasını sattırmak değildi.
     Kredi alan çiftçi de ürününü sattığında önce borcunu öder, kalanı ile düğününü sünnetini yapar, daha da artarsa yatırım yapardı.

     …

     Ne zaman ki, ulusumuzun akciğer yapısının Wirginia tütünü içmeye uygun yaratıldığı saptandı, işler tersine döndü.
     Batılılar kendileri için gerekli önlemleri hep zamanında alırlar ya, bize de nedense hep onun tersini önerirler. Biz kötüye gittikçe de sırtımızı sıvazlayıp “Oluyor oluyor” diye de gaz verirler.
     Köylülüğü, çiftçiliği bırakın, kentlileşin, diye akıl aldığımız için tütünden sonra inciri, zeytini, bağları söküp attık. Baktılar bazı kendini bilmezler hala pamuk ekiyor, maliyetleri satış bedelinin üstüne çıkarıp, ondan da kurtardılar.

      …

Şimdi artık domates, salatalık, biber, karpuz vb. bir kısım gıda maddesinden başka bir şey ekilip dikilemiyor. O da borç parayla. Şansı yaver gidip bozuk tohuma denk gelmeyenler ürününü yetiştiriyor. Yine piyangodan büyük ikramiye çıkmış gibi çiftçiyi dolandırmak için kurulmamış bir şirkete rastlayabilirse çekini alıp malını satıyor. Pek görülür durumlardan değil ama, onun da karşılığı çıkarsa parasını alıyor.
O ana kadar borçlar, alınan satış parasını geçtiği için de çiftçi “Elim hamur karnım aç” mevsimi kapatıyor.
Bu anlattığım daha çiftçinin “Mutlu azınlık” kesimi.

     …



     Mutsuz çoğunluk mu? Tohumu bozuk çıkanlar, aldığın çek sahte çıkanlar ya da karşılığı çıkmayanlar. Onlar mahkemelere, icralara… Ama nedense bozuk tohumu satanın, çeki imzalayıp malı alıp götürenin izine de rastlanamıyor. Çek sahte değilse hesapta genellikle 35 kuruştan çok para da çıkmıyor.
      Peki bu aldatılan, dolandırılan çiftçinin sattırılacak tarlası, evi barkı da yoksa kredi borcu ne zaman ödenecek? diyeceksiniz.
      Düşündüğünüz şeye bakın, bırakın o da “Camız kırkımına” kalsın!


av.mehmetonder@hotmail.com



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın İronik kümesinde bulunan diğer yazıları...
Göz Üstünde Kaş Olmasa
Bunları Biliyorsunuz
Borç Yiğidin Kamçısı
Çanak Yalamada İleri Teknoloji
Seçim Gitti Geçim Geldi
Tilkinin Sitemi

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Döve Döve Demokrasi
Hükümet Yıkıldı
Kaybettiğin Dava Temyizden Döndü Mü
Çekinme Ye!
Eşekistan
Yukardaki Bilir
Eşek Anırır Biz Ağlarız
Seçmen İsterse
Fıkralar Yeterli
Dikizciler


Mehmet Önder kimdir?

30. 11. 1959'da İzmir'in Bayındır ilçesine bağlı Furunlu Köyü'nde doğdum. İlkokulu köyde, lortaokulu Çırpı Mustafa Adanır Ortaokulu'da okudum. Bayındır Lisesi'nde bir dönem okuduysam da devam edemedim. Sonra radyo tamirciliği başta olmak üzere birçok işte çalıştım. Ege Tıp Fakültesi'nde memur olarak işe başladım. Buradaki on bir yıla yakın çalışmam süresinde önce İzmir Namık Kemal Akşam Lisesi'ni, ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim. İlk Beş yılını İzmr merkezde, kalanını Bayındır'da olmak üzere yirmi iki yıla yakın bir süredir serbest avukatlık yapmaktayım. Evliyim, Alp Deniz adında sekizinci sınıf öğrencisi bir oğlum var.

Etkilendiği Yazarlar:
Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Muzaffer İzgü


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Mehmet Önder, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.