..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Tanrı insanı yarattı, insan da sanat yapıtını. -Oscar Wilde
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Mehmet Önder




21 Haziran 2016
Hükümet Yıkıldı  
Mehmet Önder
Kuru sezbzeci de her şeyi Perinçek’ten biliyor: -Kapısına dört kilit birden vurdular, o da yetmedi. Namussuz, içerden içerden yıktı güzelim hökûmatı!


:HIE:
HÜKÜMET YIKILDI

     
     
İlkyazlardan ödünç alınmış bir kış günü; ocak ayının güneşli bir sabahı başladı yıkım. Saatler akşamüstünün on yedisini gösterirken de hükümet yerle bir olmuştu.
Üstelik, ilçe pazarının kurulduğu cumaydı günlerden. Köylü kentli herkesin sokakları, caddeleri, pazar yerini doldurduğu o telaşlı koşuşturmanın arasında.

…

Dört artı dört artı dördün, ikinci dördünde gösteren bir oğlan çocuğu, pazar yeri boyunca hem koşuyor hem çığlık atıyordu:
-Hükümet yıkıldı hükümet yıkıldı!
Koskoca hükümet yıkılır da ahali ilgisiz kalır mı? Çocuğun ardından bakakalan pazarcılar arasında yorumlar da başladı. İlk yorum kazakçıdan:
-Olacağı buydu işte. Uğraşır mısın sen hocayla? Bir buçuk ay demedi. Hükümet tepetaklak!
“Yoook!” dedi, hemen karşısındaki meyveci:
-Askerin aha burasına gelmişti. Akşamda sabahta bekleniyordu zaten.
Kolunun üstüne dizelenmiş gezici çorap satıcısı, hafif tebessümle ağzını yılıktırdı:
-Siz öyle sanın. Havalar ılıyınca, bahar gelmiş gibi oldu ya, Gezi Direnişi bu. Geri geldi. Bu kez yıkacağı belliydi!
Çorapçının sözünü üzgün bir tavırla kuru sebzeci kesti:
-Hiçbiri hiiçbiri! Perinçek var ya o Perinçek. Yine o vardır bu işin içinde. Adamı hapse tıkmak yetmiyor; yerin dibine gömsen yine kışkırtacak çocukları.
Kuru sebzeci amca hızını alamıyor:
-O hain yüzünden, ağız tadıyla bir Ermeni Soykırımı bile yapamadık şu memlekette arkadaş!
Bu arada bir yandan meyve sebze seçen bir müşteri de dayanamayıp “Arkadaşlar hükümeti, birlik olup Kılıçdaroğlu’yla Bahçeli yıkmış olmasın?” diyeceği tuttu. Pazarcılar hep birlikte bir kahkaha patlattılar. Neredeyse gülmekten yerlere serileceklerdi. Sonra hep bir ağızdan:
-Sen komedici misin arkadaaaş!

…
     
Az önce çığlık atan çocuk, bu kez ters yöne doğru yine bağıra çağıra koşuyor:
-Hükümet devrildi hükümet devrildi, ortalık tozduman.
Önce yine kazakçının sesi duyuldu:
-Duur çocuk! Kim yıkmış, kim devirmiş, nasıl devrilmiş hükümet?
Çocuk da sanki, görevi insanları meraklandırıp kaçmakmış gibi, boynunu hafif geri çevirdi; duyulur duyulmaz:
-İş makinalarıyla devirdiler.

…

Bu kez heyecan daha da arttı. Öyle ya, hükümeti devirse devirse işçiler devirir. Yoksa işçiler iş makinalarıyla taarruza mı geçti, diye düşünen kazakçının yüzü güldü bu kez:
-Müjde arkadaşlar, işçiler hocaefendinin safına geçmiştir?
Karşıdaki meyveci hemen itiraz etti:
-Bırak şu kumpasçıları. İşçi-emekçi her zaman ordusunun yanındadır!
Çorapçı buna da yüz vermedi:
-Yok arkadaşlar ne hoca, ne ordu Gezi Direnişi geziii! Aha şu kolumun üstünde kışlık mavi çorap sattığım gün dediydim. Bahar gelsin görürsünüz, diye. Aha, baharı bile beklemedi. Hava ılıyıverince, iş oldu bitti.
Kuru sezbzeci de her şeyi Perinçek’ten biliyor:
-Kapısına dört kilit birden vurdular, o da yetmedi. Namussuz, içerden içerden yıktı güzelim hökûmatı!

…

Pazaryerindeki her grupta buna benzer tartışmalar almış başını gitmişti. En son yine o çocuk çıktı ortaya. İlk geldiği yönden yine bağıra çağıra karşıya koşuyordu:
-Hükümet yıkıldı, yeni bina başlıyooor!
Al bakalım bu da nereden çıktı şimdi? Ankara’daki hükümet yıkıldı derken…
Bu kez alışverişe gelen bir başkası seslendi çocuğa:
-Hükümet yıkıldı, dediğin bizim hükümet binası mı?
Çocuk bu kez durdu, başını soru soran amcaya çevirdi:
-İyi bildin amca, yetmiş iki yıllık Bayındır Hükümet binası yıkıldı, yenisi yapılıyor gözün aydın.
Gerçekten gözü aydındı amcanın; yüzünde derin bir tebessüm, yürürken kendi kendine mırıldanmaya başladı:
-Bu yoklukta bir de kömür parası çıkaracaklardı yahu. O da yetmez; makarnası, pirinci… Korkulu düş gibi, aman aman!


Not: Bu kısa öykü, tarihi Bayındır hükümet
binasının yıkıldığı gün yazılmıştır.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Döve Döve Demokrasi
Kaybettiğin Dava Temyizden Döndü Mü
Çekinme Ye!
Yukardaki Bilir
Seçmen İsterse
Dikizciler
Dedem Keyfi Kırınca
Okumuş Adam
Asaletim Tasdik Olsa
Son Lokma ve O

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Eşekistan
Eşek Anırır Biz Ağlarız
Fıkralar Yeterli
Göz Üstünde Kaş Olmasa
Ödemeler Camız Kırkımına
Bunları Biliyorsunuz
Beşiktaş Tatlıdır
Borç Yiğidin Kamçısı
Yıldızcı Karınca İle Yeşil Kertenkele
Radyo Tiyatrosu


Mehmet Önder kimdir?

30. 11. 1959'da İzmir'in Bayındır ilçesine bağlı Furunlu Köyü'nde doğdum. İlkokulu köyde, lortaokulu Çırpı Mustafa Adanır Ortaokulu'da okudum. Bayındır Lisesi'nde bir dönem okuduysam da devam edemedim. Sonra radyo tamirciliği başta olmak üzere birçok işte çalıştım. Ege Tıp Fakültesi'nde memur olarak işe başladım. Buradaki on bir yıla yakın çalışmam süresinde önce İzmir Namık Kemal Akşam Lisesi'ni, ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim. İlk Beş yılını İzmr merkezde, kalanını Bayındır'da olmak üzere yirmi iki yıla yakın bir süredir serbest avukatlık yapmaktayım. Evliyim, Alp Deniz adında sekizinci sınıf öğrencisi bir oğlum var.

Etkilendiği Yazarlar:
Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Muzaffer İzgü


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Mehmet Önder, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.