Deneme > Anılar
Bir Dağ Anısı
kirlenmiş kentleri kirlenmeden terketmek. kaçmak! ... ama kime? nereye? niye? ne zamana kadar... küçük bir anı
Monarozayı Gördüm
Sezai Karakoç’un Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatına armağan ettiği ve ona “Mona Roza” şairi denmesine sebeb olan bu şiir on dokuz yaşında iken yazılmıştır. Yıl 1952. Edebiyatımızın en güzel örneklerindedir. Dört bölümden daha doğrusu dört şiirden oluşmaktadır. Bu şiir üniversite gençliğinin baş ucu şiirlerindendir. Karakoç, o yıllarda tanınmadığından dolayı
Tavan Arasında Kaldı Çocukluğum
Pedallara önce benim ayaklarım değdi. Ayaklarım dediysem, yani parmak uçlarım. Bisiklete binmek sadece benim hakkımmış gibi sahiplendim onu.
Aşkını Eskiciye Sattım...
Eskici bağırıyordu yine sokakta;
Eskilere nayloooon, getir eskiyi al yeniyi diye.
Yıllardır hep aynı edayla, hep aynı niyetle bağırıyordu.
O bir eskiciydi. Eskiyi alıyor ve yerine yenisini veriyordu.
Mutlulukla İlintili Şeyler
Bir beş dakikalığına herşeyi bir kenara bırakıp gökyüzünü, bulutları, doğayı seyredin. O kusursuz yapı içindeki bir canlı olarak, kendi kusursuzluğunuzun tadını çıkarın.
Sırasını Kim Biliyor ki?
Bilmiyorum siz istediklerinizi "sirasinda" yapabildiniz mi? Ben hiç yapamadim.
"Deli Kız"
Gözlerime bakmadan uzaklardan sanki ezbere biliyormuşcasına doğrudan gönül yolumdan girdin. Belki benim yapmak isteyip beceremediğim gibi...
Tatlı Kaşığı, Kapı Gıcırtısı, İki Kedi
Biraz mide bulantısı,biraz kırmızı ama kesinlikle nilgün marmara kadar duygusal değil
Ahmet Andiçen
çocukluğuma dair aklımdan çıkaramadığım bir anı.yirmiüç yıl önce beni arkadaşı olarak kabul eden insanın ülkemizin en hayırsever insanı olduğunu ogün anlayabileseydim herhalde bugün bu yazıyı yazamazdım...
Reankarnasyon
Bütün bu sorular İslam inancı açısından sorulabilecek sorular ve cevapları da Kur'an-ı Kerim'de en net şekliyle yer almaktadır. Her ne kadar bazı uyarıcı ilahiyatçılarımız "Tevhid inancını zedelemiyorsa reenkarnasyon olabilir" gibi hem nalına hem mıhına bir ifade ile konuya yaklaşsa da, esasen ilahiyatçıların tamamında bu konuda görüş birliği vardır
İlk Kalkan Gemi Nere Gidiyorsa Oraya...
Yinede insan; Kararı yargıçlar tarafından verilmese de, uzun yola çıkmaya hüküm giyiyor. İnsan iç denizindeki fırtınalı havalarda, ruh gemisine, kayalıklardan sızan ışığıyla yol gösterecek deniz fenerine ihtiyaç duyuyor.Ya da modern zaman kahinlerine
Efendiniz Kim?
"Abi buyrunuz. Bugün Efendimiz'in doğum günü" deyiverdi. Doktor eline aldığı güle neden sonra teşekkür edebildi. Biraz şaşkın biraz utangaç sordu: "Pardon dostum, EFENDİNİZ KİM?"
Çıkmıyorum Evimden
Ama şimdilik hapis olmak zorunda orda. İnsanların emanete hiç saygısı kalmamış.Bir gün belki geri vermek zorunda kalırım diye düşünmeden o kadar hoyratça kullanılmış ki…Kanamayan tek bir yer kalmamış.Biraz onarayım,besleyeyim.Sonra birkaç yüzyıl uyuyayım…Belki,belki uyandığımda insanlar değişmiş olur.Sevmeseler bile belki sevgiye saygı duymayı öğrenmiş olurlar.Kim bilir.
Bir uyuyayım
Siyah ve Beyaz Perşembeler
Elimizde ne birazcık Mavi vardı, birbirimize güvenmemizi sağlayacak,ne de birazcık Sarı; mutluluk, sıcaklık adına…Kırmızı’yı hissettim ben aşk adına; belki sen o gün farketmedin, belki de yine bir perşembeydi sevmediğin!
Pazar Eziyeti
Sobalı evlerde kışın insanın duş alası da gelmez. Banyoya girmek bir eziyet çıkmak ayrı bir eziyettir. İçerdeki buhardan nefes alamaz hala gelirsiniz. Kocaman, ele avuca sığmayan yeşil sabun
Yine, Yeniden ve Hala
Dün gece benimleydin...sen bilmezsin...ama belki yüreğin hissetmiştir...tenin ürpermiştir
İçime Hoşgeldin Bebeğim
Sana küçücük turuncu edikler alıp hemen koştum babana. Sıhhıye ile Kızılay arası kısacık yol. Otobüse de bindim. Ama yol uzadıkça uzadı.
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20




