Tatlı Kaşığı, Kapı Gıcırtısı, İki Kedi
Biraz mide bulantısı,biraz kırmızı ama kesinlikle nilgün marmara kadar duygusal değil
"Sanat, hayatın tozunu ruhumuzdan siler. Ama bazen o toz, sanatın kendisi olur." - Pablo Picasso"
"Sanat, hayatın tozunu ruhumuzdan siler. Ama bazen o toz, sanatın kendisi olur." - Pablo Picasso"
Biraz mide bulantısı,biraz kırmızı ama kesinlikle nilgün marmara kadar duygusal değil
Ne oluyor bana, kendimi çok kötü hissediyorum? Yoksa, yoksa!...Daha, çocuklarım çok küçük ne yaparlar bensiz, ya eşsiz bir tutkuyla sevdiğim eşim, ya hasta babam ya annem?
Hayatın rutininden uzaklaştığım Bozcaada'da yaşadığım kısacık günlere sığan anılar...
Bir beş dakikalığına herşeyi bir kenara bırakıp gökyüzünü, bulutları, doğayı seyredin. O kusursuz yapı içindeki bir canlı olarak, kendi kusursuzluğunuzun tadını çıkarın.
Bir türkü tutturduk şimdi
Ayrılığın çizgisinde
Bir adım ötede özgürlük
Geride çocukluğum
Anıları kazıyıp yüreklerimize
Hasretlerin gecelere döküldüğü, hüzünlerin içimizde bir yerlere aktığı, sayfalarca uzaklar.
Ne yağmuru bahane edebilirim,
Ne uzaklığa vurabilirim çaresizliğimi
Bahaneler değil benim sessiz ve yalnız bir akşamı kendimle paylaşmamın nedeni.
kirlenmiş kentleri kirlenmeden terketmek. kaçmak! ... ama kime? nereye? niye? ne zamana kadar... küçük bir anı
Haftanın ortalarına doğru daha az ders çalışmaya, daha çok keyif yapmaya başladık. Günde altı yedi öğün yemek yiyor, -bunu güya sağlıklı olmak adına yapıyor-, geç vakitlere kadar uyuyor, birde gün içinde öğle uykusu denen şeyi deniyorduk.
çocukluğuma dair aklımdan çıkaramadığım bir anı.yirmiüç yıl önce beni arkadaşı olarak kabul eden insanın ülkemizin en hayırsever insanı olduğunu ogün anlayabileseydim herhalde bugün bu yazıyı yazamazdım...
Sevgi ;çok basit anlaşılan ama her nedense başkası tarafından şüphe dolu nesnelerle zor bir döneme sokulan kavram halini aldığında güçlük çekilen zaman aralıkları içinde gözyaşı döktüren, hayal kırklıklarının bütünleşmiş ifadesidir...
Sana küçücük turuncu edikler alıp hemen koştum babana. Sıhhıye ile Kızılay arası kısacık yol. Otobüse de bindim. Ama yol uzadıkça uzadı.
Elimizde ne birazcık Mavi vardı, birbirimize güvenmemizi sağlayacak,ne de birazcık Sarı; mutluluk, sıcaklık adına…Kırmızı’yı hissettim ben aşk adına; belki sen o gün farketmedin, belki de yine bir perşembeydi sevmediğin!
Sevgili Mehmet dedemi, Ayşe nenemi ve babamı rahmet ve özlemle anıyorum...
Nur içinde yatsınlar...
o küçük kız çocuğunu gördünüzmü daha biraz önce buradaydı.annesinin dizleri dibinden ayrılmayan kendi başına bişey yapamayan annesine babasına hep ihtiyac duyan kız çocuğu.olamaz korktuğum başıma geliyor ben büyüyorum o kız çocuğu her gecen gün kayboluyor.aman tanrım ben büyümek istemiyordum ki.
Düşünüyorum.
Bir insan sevdiğini kaybedince sevdiğin kişinin boşluğu, hemen doldurulabiliyor mu?
Keşke olsa,,,,O zaman böyle özlem çekmezdim….
İyi ki de olmamış,belki bu kadar değerini bilemezdim,bir anlamı da kalmazdı belki.