Artık Zorlamasak?
Zorlamadan ve zorlanmadan, şöyle içimizden geldiğince gür bir kahkaha atabilsek kendimize gelir miyiz dersiniz? Ya da hiç utanmadan, özgürce ağlasak, gözyaşlarımızı saymadan...
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, elinde kalan sadece soğuk bir boşluktur." Franz Kafka"
"Yazmak, bir hayaletle güreşmek gibidir; kazansan bile, elinde kalan sadece soğuk bir boşluktur." Franz Kafka"
Zorlamadan ve zorlanmadan, şöyle içimizden geldiğince gür bir kahkaha atabilsek kendimize gelir miyiz dersiniz? Ya da hiç utanmadan, özgürce ağlasak, gözyaşlarımızı saymadan...
İnsanların bugünkü kadar birbirlerine yabancılaşmadıkları zamanlarda sanırım şu kelimeleri daha şuurlu kullanıyorduk: Hayırlı sabahlar, afiyet olsun, hayırlı akşamlar, geçmiş olsun, hayırlı olsun… Sözünü etmek istediğim artık bu kelimeleri hiç kullanmadığımız değil; daha az kullandığımız ve belki de sözün büyüsünü yitirmesi. Artık muhatabımızda sıcaklığını, yankısını bulamaması, rutinleşmesi.
Savaşla ilgili... Yazı... Üfürükten bir yazı... Herkesin gözü-kulağı Irak'ta iken... Anlayana... Okuyun, açılın... Hoşunuza gitmezse, harcadığınız vakit, nakit olarak ödenir... Ödenmezse arkasını yazdırabilirsiniz...
BU yazıyla birlikte gecekondulaşmanın sebebini herkes öğrenecek.
İNSANLIK İlkel özlemlerle Çıkar kavgası birleşti mi Dostluktan eser kalmaz Kardeşim…İnsanın kendi seviyesindedir Bütün kötü davranışlar…İyinin gerisindedir Çirkine tırmanışlar…İşlerini bencillikle yürütenDost bulamaz
Bardağın yarısı dolu olduğu sürece hayata katlanmak en az kendimize katlanmak kadar kolay
Canım Türkiyem hatta Türkiyem Türkiyem cinnetim benim eşsiz milletim.
Ey Okur!!!
Kemik Sızlatma Teknikleri(KST) dersimizin bugünde sonuna geldik.
Bir sonraki Kemik Sızlatma gününde birlikte olmak dileğiyle…
Söz vermiştin...
Işık olacaktın hani?
Yolunu kaybedenlere yol gösterecektin?
Dünyanın çirkef kuyularında boğulanlara,
El vericektin hani?
Herkesin bir parçası olağanüstü hayalgücünü kullanmaya ayrılmıştır.Ama önemli olan içtekilerin dışa vurulup kullanılabilir kılınması....
18.07.2002 yıllar sonra yine yolum İstanbul'daydı. İstanbul yerinde duruyor, değişen bir şey geleceğe ait... Ama biraz daha yıpranmış ve yorgundu.
Bilmediklerimizi biliyor gözükmez miyiz bazen? Sahte bir baş sallamayla geçiştiririz "gördün mü o filmi" denince. Dinlemenin zamanı değildir şimdi belki. Belki de görmemiş olmanın ayıp olduğunu sanırız. Oysa sahteliktir bu.
İşin aslı biliyor musunuz ne yaptırırsak yaptıralım ruhumuza ve kalbimize botoks yaptırmadıktan sonra değişen hiç bir şey yok.
"Meselelerle yüzleşemediğimi" de düşünmedim değil !
"Zayıf karakterli biri oluşuna mazeret arama." dedim kaç defa kendime. Ama ortada güpegündüz bir hakikat durmakta: Biz insanlar, ateşîn varlıklarız.