Islanıyorum En Az Şehrimin Karnındaki Balıklar Kadar…
Mavi soluklu şehrimin deniz kokan nefesi okşuyor ensemi, uzansam dalgalı saçlarını öperim, öyle yakınız biz ikimiz…
"Bugün 23 Temmuz 2026, saat 08:00. Dünya hâlâ yerçekimine inanıyor, ben de kahveme." – Franz Kafka"
"Bugün 23 Temmuz 2026, saat 08:00. Dünya hâlâ yerçekimine inanıyor, ben de kahveme." – Franz Kafka"
Mavi soluklu şehrimin deniz kokan nefesi okşuyor ensemi, uzansam dalgalı saçlarını öperim, öyle yakınız biz ikimiz…
Bu çıkan yasanın uygulanabilmesi için önce eğitim gerekir. Oysa halen bir sınıfta 90 öğrenciyle eğitim yapılmaktadır.
Gözlerim yanıyor. Uykusuz, fasılalarla toplamı yek saati bulamayan puslu gece.
"Dün sabah, bir yol üstü pastanesinde çay içerken, pastanelere özgü o güzel koku kokteylinin de etkisiyle kendimi hayli keyifli hissedip, ikinci çayın yanına bir büyük ekler isteme hovardalığında bulundum."
Sanıyorum acı soğuk bir pazartesiydi. Sırtında torbası olan yerlere kadar uzun kirli paltolu dilenci görünümlü bir ihtiyar tek tek bu izmaritleri toplayıp torbasına dolduruyor, o birini toplarken arkasından bir diğeri izmaritle yeniden doluyordu.
değişim her zaman iyi anlamda kullanılmaz...değişim bazen bir çok şeyi alıp götürebilir...biz farkında olmadan yitiririz bir çok şeyi...
Şimdi gelelim işin aslına…Hiçbirimiz yaşarken Hrant Dink’in kıymetini bilmedik.Hep insanlarımıza önyargılarla davrandık.Hiç kimseye insan olduğu için yaptıkları için önem vermedik.Kimde bir avuç sakal gördüysek hemen peşine takıldık.Topsakalllı olanlarında sadece o sakalları yüzünden idamlara ve katliamlara mahkum ettik.Allah Düşmanı olarak tanımladık.Atık bunlara bence bir an önce son verilmeli.
Sevgi yoksa her şey bitmiş demektir. Hadi biraz olsun sevgiye aç kalbini güneş gibi doğsun ve aynadaki akisimiz gibi hem sana hem etrafımıza ışık saçsın..
Köy hayatı madalyonun ön yüzünden bakınca mükemmel görünüyor kentlere sıkışıp kalmış insanlarımıza.
"Ve bir kelebek depresyon sancılarında parçalar kozasını"
Dışarıdaki herkes bana karşı birleşip abzürtlükerimin önünü tıkamaya karar vermiş olmalı..
Terör bizi teslim alamayacak. Yüzümüzde hüzün olmayacak. Nehcü'l Belağa'da okudum. İmam Ali abisine mektup yazıyor. Sonuna da şunu ekliyor: ''Nasılım diye sorarsan, zamanın şüphesine karşı sabırlı ve şiddetliyim. Yüzümde üzüntü görülmesi zoruma gidiyor. Böylece düşman alay eder, dostlar üzülür.'' Yüreğimiz yansın, ciğerimiz parçalansın. Acımızı doya doya yaşayalım. Yaşamamız
Bir yıl önce, büyük umutlarla girdiğimiz ve kendisinden çok şey beklediğimiz 2001 yılını geride bırakıyoruz.Şevket Radonun bir sözü vardır:Dün gitmiş, onu yerini bugün almıştır.Bugün ise yarın, bir daha dönmemek üzere gitmiş olacaktı
Sorunlar her zaman varolabilir can dostlar, yeter ki onları karşılayışımız pozitif olsun...
Bazen öyle olaylar yaşarız ki, her şey üstüste gelir, yüreğimiz sıkılır, hatta ölümü bile bir çözüm olarak düşünebiliriz...Yaşantımızı sadece maddesel olgulara, i