Düşündüren Sözler - 45
\*Cücenin devliği, lunaparktaki sihirli aynalar çadırından çıkıncaya kadardır.
"Bir kitap, içimizdeki donmuş denize indirilmiş baltadır. — Franz Kafka"
"Bir kitap, içimizdeki donmuş denize indirilmiş baltadır. — Franz Kafka"
\*Cücenin devliği, lunaparktaki sihirli aynalar çadırından çıkıncaya kadardır.
Yolda arabasında öykü dinlerken, Nihan Kaya'nın sözleriyle derinden sarsılan bir yazarın iç dünyasına tanık oluyoruz. Yalnızlığı seven, susma kararı almasına rağmen yazmaktan vazgeçemeyen, kendi düşüncelerini sorgulayan ve çelişkilerle yüzleşen bir ruhun samimi itirafları...
Ah benim dizimin dermanı, gönlümün fermanı, buğdayımın harmanı günlüğüm. Zobamın ateşi, göğümün güneşi, gözümün menevişi olan dert ortağım. Sana en güzel hitapları etsem, yine az gelir. Sen benim sırdaşımsın, gönüldaşımsın. Beni dinleyensin, sırrımı bilensin, kimselere söylemeyensin.
Yağmurda ıslanmak istiyorum. Güneşlenmek, kırlarda koşmak, gözlerimden yaş gelinceye kadar gülmek, denize girmek, köpüklü sularda yıkanmak, en sevdiğim şarkıları dinlemek, en sevdiğim yemekleri yemek hatta beni mutlu eden ne varsa yaşamak istiyorum. Resimler yapmak, bir orkestrayı yönetmek, imza günü düzenlemek, Lamborghini ile gezmek, önüme kırmızı halı döşenmesini istiyorum.
Atılmış bir mektup, silinmiş bir yazısın artık. Nerede kiminle yaşadığın ne de ne yaptığın umurumda değil. İçimde yakıyorum sana ait mektupları, yazıları. İçimde soğuyan bir mavi alevsin artık. Alev renginde kızıl güller yüreğimde bitmeye başlıyor. Bitmeye başlıyor sana olan sevgim.
Seçimin akmaktan yanaysa eğer, başka acılar da çağıracaktır seni…
Bombalanan bir toprakla, yanan börtü böcekle, bitki ve insanla birlikte yanacaksın. Senin de kolun bacağın kopacak, beynin parçalanacak, darma dağınık olacaksın öleceksin.
Ateşe verilen insanların derileriyle birlikte kavrulacak derin, saçların tutuşacak, cayır cayır yanacaksın.