"Yarın, erteleme sanatının dünkü halidir." - Unknown"

Deneme

Zeus'un Kızı; İhtilaflı Alanlar

İnsanların her şeyi ya da bir kısım şeyi bildiğini farzederek sanat üretilebilir mi ? Bu soruya cevap bulmakta çok zorlandım. Sanat, bir insanın kendini anlatması ise karşı tarafın ne bildiğinin önemi yok, kabul ediyorum. Ancak, anlattığınızın, ne kadarının, anlaşılması gerektiğini, hesaba katmanız , göz önünde bulundurmanız gereken bir

28 Şubat"ın Benden Çağrıştırdıkları

Bu gün 28 Şubat…
Ve bir zamanlar mahkemelik olup, şimdi beraat eden “Bir İdamlık Kent” adlı kitabımın ikinci baskısını yapmak üzere kitabı hararetle isteyip, sonra da “bu kitapta sen Müslümanları fişlemişsin” diye ‘kof’ mazeretler sunan Müslüman yayıncılara/arkadaşlara ne oluyor?
“Fişleme” dedikleri; söz konusu kitapta,

yazı resim

Çocuk, İnancını Kendisi mi Seçmeli?

Birçok anne baba çocuklarının gideceği okul -hatta yazın hangi sosyal faaliyette bulunacağı- konusunda dahi kararı kendileri verir. Ancak alacağı eğitime dair kararları çocuğa bırakmazken, dini eğitimi görmezden gelmek, neye inanacağını çocuktan kendi kararıyla almasını beklemek oldukça ilginç bir mantıktır.

KİTAP İZLERİ

İyilik

Şebnem İşigüzel

Bir Yalancının Son İtirafları: Şebnem İşigüzel’in “İyilik” Romanında Parçalanan Bir Hayat Şebnem İşigüzel, çağdaş Türk edebiyatının en cesur seslerinden biri olarak, okuru her zaman rahatsız
İncelemeyi Oku

30 Ağustos Zafer Bayramı

Ne Mutlu Türküm Diyene!!! Zoruna gidenin neresine giderse gitsin... Sessiz kalanları, dönekleri, hainleri, işbirlikçileri ve kendi çıkarını korumak adına "aman abi bu konulara girmeden ben sanatımı yapayım" diyenleri unutmayacam. En iyi günleriniz bunlar. Bu günler geçecek. Keser döner sap döner o sap da sizin taa... Anlayan anladı.

Muhteşem Bir Operasyon!

.... Burada Nurbanuşah’ ın namusunu nasıl kurtardığı anlatılacağı için küçük kardeşlerinin yaşam öykülerine yer verilmeyecektir. Öykünün devamını Nurbanuşah’ ın Suzin Abla’ ya yazdığı mektuptan izleyelim:
“ Suzin Abla; sizin bir ana şefkatiyle, size başvuran herkesin derdine çare bulduğunuz ve yolunu kaybetmiş nice hemcinsime umut olduğunuz için

Orospu Çocuğu

Ben derdimi taş yaptım da denize attım. Yüreğim öyle yalnız ki bir insan bu kadar sevgi dolu iken bu kadar sıcak duygular içindeylen nasıl olurdu da bu kadar soğuk düşler yaşardı? Kimi incittim de yalnızlık kaderim oldu. Öyle bir uçurumdayım ki ne dağ ne kayalık düştüğüm bu yalnızlık

Malatya Şehir Tiyatrosu

Malatya Belediyesi Eğitim ve Sanat Merkezi bünyesinde, Şehir Tiyatrosu olarak 13 Ekim 2011 tarihinde belediye binasının önünde start veren ilk tiyatro oyununu (skeci) izlerken nah şuracığımda bir şeyler oldu…

Kestim Bütün Zincirlerin Damarlarını

Attım kendimi mavi sulara. Kulağıma su kaçtı. Duydum kurak diyarların sesini. Yüreğimin çatlaklarından duygu aktı. Yüzdüm martı çığlıkları altında. Daldım o an hayallere. Kulaklarıma gemi kaçtı. Kürek mahkumlarının çektiği prangaların sesleri, doklarda kılıç oldu. Kestim bütün zincirlerin damarlarını. Demirlerden pas aktı. Bir gürültü doldu kulaklarıma. Önce vapur sesleri

Dağ Yaklaştıkça Büyür, İnsan Yaklaştıkça Küçülür

Sen aşk coğrafyamda önce bir buluttun, üzerime cesur yağmurlar serpen. Çimenlerin üzerinde yürürken, parmaklarımı ıslatan çiydin umut yolumda. Bir ovanın ortasında tümülüsttün geçmişten geleceğime. Bir tablettin antik bir şehrin kalıntısından ellerime değen. Bir yamaçtan aşağı kayan çocuğun neşeli haykırışıydın kulaklarımda çınlayan. Bir adaydın okyanusun karanlık sularının tam ortasında.

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku
Başa Dön