Saman Alevi Şiirler
Masamda eski ve ilgiç bir şiir antolojisi, 1972 basımı okuyucularımla paylaşacak değerde olduğuna inandığım için günümüze taşıdım
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Masamda eski ve ilgiç bir şiir antolojisi, 1972 basımı okuyucularımla paylaşacak değerde olduğuna inandığım için günümüze taşıdım
Annelerin gölgesinde kalan bir babalar günü daha geride kaldı. Nedendir annelere verilen değer babalardan esirgeniyor. Annelere dizilen methiyeler zerresi babalara yapılıyor. Babalara yetim muamelesi yapıldığımı düşünüyor.
Şu Mart ayı gerçekten dert ayı olsa gerek beni de dertlendirdikçe dertlendirdi, yazdıkça yazdırdı. Kazma kürek yaktırmadı ama bana ne gemiler yaktırdı ne kazmaları kırdırdı:) Düşe kalka bitirdik bu ayı da, geride ne kaldı bilmeden.
Onlar üniversitede "ilim" değil "bilim" görmek istiyor, süslü püslü pahalı takım elbiseler giymiş sonradan görme siyasetçiler, küçümseyen bakışlar, ya da, düzenin zengin ettiği sermaye adamlarını görmek istemiyorlar, "bilim adamı" görmek istiyorlar. Çok bilmiş söylemler duymak istemiyorlar.
Ey sevgili, içki içmem günahmış. Bu gece efkarlıyım söyle nasıl içmeyeyim. Gel yanıma, sana bakıp içmeden sarhoş olayım. Ne ben günaha gireyim ne sen hoyrat ellerde kadeh gibi kırıl. Seni sevmek üzüme bakıp şarap küpüne dönmektir. Gel otur yanıma, sağım solum bağ bahçe olsun. Yüreğim yanında ezilip büzülerek
Ne Söylenebi̇li̇r Ki̇ Başka Bi̇lmi̇yorum
Eğitim tarihimizde, Halk Evleri ve Köy Enstitüleri, toplumdaki eğitimin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Bu kurumların varlığı eğitimin öncesi ve sonrası arasındaki farklılığı net bir şekilde gösteriyor. O zamanki sistemle birlikte sorgulandığında, Cumhuriyet döneminin eğitim alanında yaptığı devrimlerin önemli yansımaları olarak bu oluşumların; gelişmiş dünya ülkeleriyle paralel,
Maskelerden arınmış gerçek varlığımız bilinçdışımızda yatar, uyur gibi yapar. Bilincimiz, bilinçdışımızdaki en dizginlenmez duygu ve düşüncelerimizi gün yüzüne çıkartmamak, gizlemek için çabalar durur. Ancak oradaki baskın duygu ve düşünceler, bazen bilincin denetimden kaçar, dil sürçmeleri, espriler halinde dile yansır.
Dünyada her dakika 235, hergün 334.000 insan doğmaktadır. Buna karşılık dakikada 93, günde 134.000 insan ölmektedir. Buna göre doğumlar ölümlerin iki mislidir. Doğumların %74'ü az gelişmiş ülkelerde meydana gelmektedir . Tüm dünyada insan sayısının çoğalması, kaynakların hakkaniyetle paylaşılmaması sonucu, insanların büyük bir kısmı açlık, sefalet, hastalıklar içerisinde acı
Sacma sapan nedenlerle kavgalar, arka arkaya hakaretler ve beraberinde gereksiz kota kullanimi Gunumuz asklari bu kadar basit ne yazik ki.
Sevgililer günü, sistemin kendi içinde tüketimi artırmak için uydura geldiği bir gündür aslında. Gerçekten birbirini seven insanlar, bu işi bir güne indirgemezler. Çünkü onlar, Allah'ın yarattığı her günün kendilerine verilmiş bir armağan olduğunu bilirler. Her nefesin bir müjde, sadece bir kadın ve erkeğin sevgili değil, aynı zamanda yaşadığı