Yaratılmak İstenen Toplum ve Gençlik
İki saatlik bir kitap okumanın ardından,ihtiyaçlarımı karşılamak için (Evimiz müstakil iki katlı olduğu için) aşağı indim.Saat gecenin onikisi yani gece yarısı.
"Hakikat, güneşe benzer. Ne kadar çok bakarsan, o kadar az görürsün." - Samuel Beckett"
"Hakikat, güneşe benzer. Ne kadar çok bakarsan, o kadar az görürsün." - Samuel Beckett"
İki saatlik bir kitap okumanın ardından,ihtiyaçlarımı karşılamak için (Evimiz müstakil iki katlı olduğu için) aşağı indim.Saat gecenin onikisi yani gece yarısı.
Sensizliği ıslatıyor yağmur bu gece..
Herkesin hayatı ağırdır bana göre. Bazılarının evreninde yer çekimi dünyada olduğu gibi bir değildir sadece. Olayın bundan ibaret olmasının kimine göre konu ile hiç alakası yoktur oysa, çünkü onlar çoktan tutunuyordur. Bir açıdanda kendimin çok fazla tutunduğuna ve kendimi kurtarmak için nefes nefese bile kaldığıma yemin edebilirim ki
Şermin Yaşar
Kelimelerin en yalın halinde dans ettik seninle. Bir simitin ikiye bölünmüş halinin küçük sevinçlerinde büyüttük içimizdeki cocuğu. Aynı havayı soluduk, yağmur olup güneşin avuçlarında kuruduk. Ayaküstü yaşanılan sevdalara inat bir yudum sevgiyle doyduk. Ses olduk, karanlığın içinde tükettik kelimeleri. Sevda motifi olup birbirimizi yüreğimize dokuduk. Yol olduk, sevdaya
Sosyal Medya giderek bir günah çıkarma kafesine, taş atmaya heveslilerin hücum ettiği kör bir kuyuya dönüşmekte Kalıp cümlelerle kişiselliğinde tekdüzeliğini yaşanan kısırlıkta üstelik Gün geçmiyor ki ezber bozan bir görüş retweet edilerek dünyayı dolaşmasın
"İyi" ve "kötü" gerçekten var mıdır, yoksa insanın kendi çıkarlarına göre uydurduğu kavramlar mıdır sorusu tartışılan bir konu. Çünkü bildiğimiz bir şey varsa her insan aslında davranışlarında öncelikli olarak sadece kendi çıkarlarını düşünmektedir. O zaman iyilik nedir?
"Hayat Üstüne..." yaşamın kısalığı ve zorluğu üzerine düşündüren samimi bir iç döküş. Yazar, hayat yolculuğundaki dönüşümünü anlatıyor: utangaç bir gençlikten özgüvenli yetişkinliğe, sonra iflas sonrası içine kapanmaya. Zaman kavramı, bekleme sanatı ve beklentilerin tehlikeleri üzerine derinlemesine bir düşünce akışı sunan, hayatın karmaşık doğasını sorgulayan içten bir metin.
Şimdi yeni bir gündoğumunda kelimelerim. İki kızımdan sonraki üçüncü çocuğumun doğum sevincini yaşar gibiyim. “İmzamı Bıraktım Teninde” adını verdiğim minik bebeğim artık kucağımda. Bu güzel doğumu paylaşmak istedim sizlerle. Çünkü beni destekleyen, bana yazma gücü veren dostlar sayesinde kavuştum bu kitaba. Okuduğum, beni okuyan, yorum yapan, yazılarımı kütüphanesine
Tohumunu onlar atıyor zamanın, ben izliyorum, golgesinde dinleniyorum asla bana kalmayacak cennetlerin…
Sanki yazar Ekim Devrimi´nin çok geniş açılı bir dijital fotoğraf makinesi ile fotoğrafını çekmiş ve bu fotoğrafın her santimetrekaresini yazıya dökmüş gibi bir his uyandırıyor.
Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren kendimizi bir serüvenin içinde buluveririz.
Şermin Yaşar