"Okumak, düşünceyi başkasının eliyle yürütmektir. — Jorge Luis Borges"

Deneme

Hiçe Sayıyor

Saçlarımı döktüm..Tel tel..Ve mi telinden şarkı çaldım yokluğa..Kimseler yoktular..
Beni çok da güzel alkışladılar.. Sessizlik..Boşluk..Yokluk..

yazı resim

Boş Alan

Bu metin, insan ilişkilerindeki sessizliğin ağırlığını ve özlemin ince sızısını derinlemesine anlatıyor. Yazar, kırgınlık yerine boşluk hissiyle yaşamayı seçmiş. Günlük hayatın koşturmacasında bile içimizde taşıdığımız o isimlendirilmemiş özlem duygusunu ve kaybolan bağların ardında bıraktığı sessiz boşluğu ustalıkla resmediyor. İlişkilerdeki söylenmemiş sözlerin bazen en yüksek sesle konuşanlar olduğunu hatırlatıyor.

Hayalden Hilale

Bitmek bilmeyen buhranlı gecelerde yaprağa tutunan çiğ tanesi gibiyim. Umutlarım gökyüzünde bir meleğin kanadında asılı. Semada gezinen bakışlarım bile ümitsiz.

Senden Uzakta

Şimdi Londra’nın karlı bir akşamından yazıyorum sana bu satırları. Hem de buzdan hayaller kurarak. Yokluğunda buz tutan ellerimle… Oysa sana sımsıcak düşlerle gelmiştim, sımsıcak umutlarla. Şimdi Pencerelerimden ışık sızmıyor, gece kendi karanlığında büyüyor sevgili…

Kenan Işık Fantazi Yapıyor…

Anlayacağınız Kenan Bey sanatçı kimliğiyle konuşuyordu…
Ama fantazi yapıyordu…
Hem Anadolu kültürünün saf, temiz ve inanç işi olduğunu söylüyor hem de; program öncesi; “Kenan bey, Malatya’mıza hoş geldiniz” diyen birine, örf adetlerimizde saygısızlık olarak algılanan bir tavırla, yüzüne bakmadan, sırtı dönük cevap veriyordu.

Ne Kadar Çok Öldük Yaşamak İçin

"Ne Kadar Çok Öldük Yaşamak İçin", Onat Kutlar'ın derin sözünden hareketle, yaşam uğruna kaybettiklerimizi düşündüren bir metin. Hayatta kalmak adına vazgeçtiklerimiz, sustuklarımız ve eksildiklerimizi sorgularken, toplumsal unutkanlığımıza da ayna tutuyor. Umut, cesaret ve hayallerimizden vazgeçişimizi anlatan bu düşünce parçası, hatırlamanın bir direniş olduğunu hatırlatıyor.

Başa Dön