"Yazmak, beynindeki tüm dertleri kağıda kusmak gibidir; tek fark, kimsenin o kusmuğu yememesidir." – Charles Bukowski"

Dene - Me

Okumaya değmeyen bir deneme. Gidin bir bardak çay için veya çocuğunuza yenilin daha iyi...

yazı resim

Sevsen sevsen kendini, kedini ve acılarını seversin sen. Elinde kocaman bir fahişe hani 45 yaşında falan. Kırkbeş kere yaşamış 46 kere ölmüş bir hamamböceğine taparsın ancak. Adın insandır. Soğuktan donan da sensin kafa kesen de.
Küçük ve kalabalık bir deniz icat etsen içine işeyen yine sen olursun. Kan damlasa gözlerinden, beynin çınlasa, aldatılsan da yine aşık olursun. Sevmezsin...
Size ölmeyi emrediyorum. Ölün. Nasılsa öleceksiniz. Vaaz geçtim önce yaşayın sonra ölün ki daha çok acıtsın...
46.işinde zevk numarası yaparken tavana bakan fahişe evdeki çocuğunu mu tavandaki ışığın faturasını mı düşünür? Yoksa üstündeki adamın o an öldüğünü mü hayal eder...

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön