Bayramlık Kitaplar
Çocukların en sevdiği bayram, şeker bayramıdır. Ben de bu bayram kapımı çalan çocuklara, şeker ve bir kitap armağan etmeliydim.
"Şiir, sessizliğin yankısıdır. — Pablo Neruda"
"Şiir, sessizliğin yankısıdır. — Pablo Neruda"
Çocukların en sevdiği bayram, şeker bayramıdır. Ben de bu bayram kapımı çalan çocuklara, şeker ve bir kitap armağan etmeliydim.
Herkesi̇n Yüreği̇nde Bi̇r Doğum Lekesi̇ Var Aslinda Söbeleği̇di̇

Ehli Sünnet Hizmettir,Muhafazadır ve Tehdit Altındadır.
Torunlar çocuklardan daha fazla sevilir derler. Külliyen yanlış bir ifade bana göre. Gençliklerinde çalışma hayatı, zaman darlığı veya toyluk nedeniyle çocukları ile fazla ilgilenemeyen anne ve özellikle babalar, çocuklarla oynama zevkini ancak torunları ile giderirler. Kılıfta hazırdır “ torunlar çocuklardan fazla sevilir”.
Hesapsız, şekilci ve umursamaz bir tavırla yarının getireceklerini bekliyor gibi kimi insanlar... Sorular sormak, cevabı alınsın ya da alınmasın elzem değil sanki.. Yollar tutturulmuş, herkesin yönü farklı. Aynı yoldan gidenler arasında da ayrılıklar var. Hepsi bir yere çıksa da, istenilenler ve sonuçlar birbirinden farklı. Nereden bakıyorsan bir konuya
Küçük sevinçleri "talihsiz serüvenlerde" kaybetmemeli...
anne babaya itaatin bir sınırı vardır. İnsanı Allah’ın yolundan engelleyecek isteklerde bulundukları takdirde, anne ve babaya itaatin sınırları Allah’a itaat noktasında sona erer. Anne-babanın, "Allah’ın emirleri değil, önce ve sadece benim isteklerim" şeklindeki bir isteğini kabullenmek, onları Allah’a şirk koşmak anlamında olabilir.
Ruhların kafeslere kilitlendiği ve ruhların kafeslerinin kapılarındaki demir çubukları sarstığı günümüz dünyasında… Aynı dil ile konuşup, aynı kelimeyi ayrı anlayan insanlarımızın dünyasında…
Ve ruhum kendi lisanıyla yalnızlığını paylaşacağı akşamın zifiri karanlıklarına kavuşacağı saatleri beklerken, yine saatlere isyan ediyor; ağır aksak yürüyen akrebine yelkovanına…
"Kalabalıkların Yanıltıcı Gücü" - Bu metin, toplumda yaygın kabul gören fikirlerin mutlak doğru olmayabileceğini vurguluyor. Çoğunluğun bir şeye inanması onu gerçek kılmaz, sadece yaygın bir kanaat haline getirir. Hakikat, kalabalıkların oylarıyla değil, eleştirel düşünce ve sorgulamayla ortaya çıkar. Toplumlar sorgulama yeteneğini kaybettiğinde, milyonlarca insan aynı anda yanılabilir.
Okşuyordu duvarı, sen susuyorsun…
Sus!
Fırtına yaratma, ne yapmalı sorma…
Yoksa,
sevgilinin her gece ölüşünün resmine bakabilirmisin…
Öyle böyle değil. Ciddi bir sorun.
Uluslararası, dünyanın bütününü ilgilendiren bir mesele..
Adım adım gelen, ruhları esir alan tehlikeli bir gidiş..