İlham Perisi
Yazar harflere hayat üfler, harfler hayal denizini aşar, kıyıya vurur. Harfleri kendine boyun eğdiren kalem ehli, bir gün gelir KAYIP RIHTIM’ı bulur…
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Yazar harflere hayat üfler, harfler hayal denizini aşar, kıyıya vurur. Harfleri kendine boyun eğdiren kalem ehli, bir gün gelir KAYIP RIHTIM’ı bulur…
sonsuza biruçurumdan dalmak sanırım herşey bundan ibaret

Çünkü biliyorsun ben herkes gibi değilim.Çünkü herkesin seni sevdiği bir dünya değil burası.
Tecrübeyle o eski garaja sabitlediğimden ötürü biliyorum ki; bu her zaman böyledir
İlk sahibinden aşklar peşinde koşmak yerine, son sahibi olabilmeyi istesek bir aşkın doğan günden . Gazete küpürlerinde okumak yerine dalıversek baharın tam göbeğine. Sıcacık günaydınlarla aydın olsa günümüz bir ormanın neşeli cümbüşünde. Bahar biz olsa, biz bahar olabilsek keşke…
Yakın bir gelecekte en kutsal varlığımız, annelerin gününü kutlayacağız. Onlara bir tatlı yüz, bir demet çiçek yeter ama kapitalist yaklaşım gereği bu günde sömürü aracı olarak kullanılacak...
Her nefes alışımda,
Sana kanatlandırdım cümlelerimi.
Gülüşlerinde yaşlarımı kurutup
Gözlerine sakladım sevda Cennetini
Bir adam uyuyor yan odada zamansız horultularından rahatsız oluyor yalnızlığım. Sonra daha önce hiç duymadığım bir fısıltı işitiyorum uzaklardan "Gitmelisin" diyor bana titreyen sesiyle "uzaklaşmalısın"
Sistemin baskın unsurları ne denli akılcı-bilimsel, üretken, dünya ölçeğinde bütüncül ve teknolojikse, yönetilenlerin bunlara akılcı dirençleri de o denli imkânsızlaşmaktadır. Zira savaşmak zorunda oldukları akıl-dışı, bilim-dışı bir toplumsal yapı değil, tam tersine aklın ulaşmaya koşullandığı yararcı bir yapıdır. Bilimselliğe karşı-direnç ahmaklıktır. Tüm ihtiyaç kategorileriyle farklılaşan insanın özgürlüğü, sistemin
Bizim payımıza düşense, flu ,siyah beyaz bir hayat. O da bazen bir siyah bayaz fotoğrafta, bazen bir Yeşilçam filminde, hüzün harmanı olur. Merhum Erol Taş’ta gaddarlaşır, Sadri Alışık’ta Turist Ömer’dir. Hulus Kentmen’de Babadır vs. Bu fasıl kolay kolay bitmez uzar gider. Ve bana sorarsanız İstanbul, siyah beyaz fotoğraflarda
Bu yaşanan bir İktidar Savaşıdır. Aşkta ve savaşta her şey mubahtır. İşte bu nedenle Türk halkının da bütün diğer dünya hakları gibi yönetenler ve yönetmeye talip olanlar tarafından kandırılması, suiistimal edilmesi, din dahil her kutsal duygu ve değerinin, inancının amaç doğrultusunda kullanılması mubahtır.
Feodal bir çemberin içinde kıstırılmış bir ailenin, Medine'yi canı ciğeri gibi koruyup gözetmesi gerkirken tüm bilinçsel ve akılsal ışıklarını söndürmüş bir şekilde inancını sarsmadan, vicdanını sorgulamadan, bir akla danışmadan cahiliye Arap devrinin şeytani, kara bilmezliğini günümüzde hortlatması ne vahim bir olay?..