Akışına Bırakmalı (Aşkına Kapılmalı)
Hakimiyetimin gölgesinden kaçmak istemiştim bu kez. Doğa seyretmeliydi bizi. Kuşlar dinlemeliydi.
"Şiir, güçlü duyguların kendiliğinden taşmasıdır. — William Wordsworth"
"Şiir, güçlü duyguların kendiliğinden taşmasıdır. — William Wordsworth"
Hakimiyetimin gölgesinden kaçmak istemiştim bu kez. Doğa seyretmeliydi bizi. Kuşlar dinlemeliydi.
Yaşam sana bir hediye vermedi desem yalan olur Zézé, yaşam sana bir hüzün hediye etti. Senin payına düşen buydu...
Oyun bitti...
Din kolaydır; çünkü dinin özü güzel ahlaklı olmaktır. İnsan ruhunun en çok zevk aldığı durum güzel ahlaktır. Bütün insanlar dürüstlükten, samimiyetten, şefkatten, merhametten, güzel sözden ve alçakgönüllülükten hoşlanır. Sadakatsizlik, yalan, kötü söz, ikiyüzlülük ve kibir ise her insanın canını acıtır. İnsanın güzel olan özellikleri yaşamakta kararlılık gösterebilmesi yalnızca
Bir durgun suyun sessiz çığlıklarıdır sana yazdıklarım ya da bir evladın sırtını annesine dayamışcasına güven duyduğu bir sevdadır yüreğine fısıldadıklarım. Nerdesin, kiminlesin bilmiyorum. Bilmekte istemiyorum. Sadece yüreğinin " yüreğimde " olduğunu biliyorum..Kelime dağarcığı kıt olan yüreğimin en fakir cümleleriyle seni " sana " yazdım. Yazmalıydım; satırlara işlemeliydim sevgimi
Bir dünya düşününki!yedi milyar insan,yedi milyar can,yedi milyar düşler,tutkular,özlemler,hasretler,ayrılıklar,nefretler,acılar,göyaşlarında akıp giden umutlar ve yaşayışlar.
Ben bol şekerli bir Türk kahvesi yaparım sesinde köpüklenen. Mutfak camından gelip geçenleri seyrederken, telvemizde geçmişe rastlarız bakarsın. Alınmam gülüp geçersen…
Hayatımızda çok önemli bir yeri olan bu meslek grubu için neden “Ve Doktorlar” adlandırmasını kullandım, merak ediyorsanız okuyunuz :)
Toplulukları millet hâline getiren unsurların başında millî ve manevî değerler gelir. Bunları yaşadıkça ve yaşattıkça milletçe kenetleniriz. Nasıl ki çimento taşları sıkı sıkıya birbirine bağlarsa örf ve adetler, kültürel birikimler de değişik unsurlarda
Serseri düşünceler elini kolunu sallayarak gezerken dışarıda,siyasi tutuklu düşüncelerim vardı bu mapusta...Neden sustuğunu bilmediğim,göğsü daralıp yüreği kanayan kirli sakallı bir dost dururken yan hücremde,meydanda volta atıyordu yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine felsefesini hepimize aşılayan mavi gözlü,selvi boylu delikanlı.