"Yazarlar, ölümsüzlük arayan ama genelde sadece kitap raflarında toz toplayan zavallı ruhlardır." - Terry Pratchett"

Deneme

Kıbrıs'ın İlk Yerli Komedi Filmi

Ülkemizde bir sinema sektörü olmamasına rağmen Sayın Susuzlu büyük bir cesaret örneği göstererek uzun metrajlı bir film çekti. Film, tamamen yerli unsurlardan oluşuyor. Kendi deyimine göre her şey yerli. Senaryo yerli, oyuncular yerli, aksesuarlar yerli, mekân yerli, konu yerli yani aklınıza ne geliyorsa bu filmde yerli. Bizden olmayan

Özgür Olmanın Anatomisi

Bu şiir, özgürlük arayışındaki kadının toplumsal baskılarla yüzleşmesini anlatıyor. Aile, çevre ve toplum tarafından dayatılan sınırların ağırlığı altında özgürlüğün bedelini sorgulayan metin, cesareti ve fedakârlığı da vurguluyor. "Bahçıvan bir gülün bin dikenine katlanır" sözüyle, değerli şeylere ulaşmanın zorluğunu ve ödenmesi gereken bedelleri şiirsel bir dille ifade ediyor.

Beyaz Atlar İsyanlarda

Bu prensler hep mi beyaz atlara binerler? Nedir bu bizim Beyaz Atlı Prenslerden çektiğimiz? Daha da çekeceklerimiz var mı, onu da bilemiyorum... Herkes, hele de genç kızlarımız, evlenme çağlarına gelince, mutlaka Beyaz Atlı bir prens bekliyorlar, onlarda beyaz bir at yerine, beyaz bir Mersedes ya da BMW ile

"Anlamı Yok Tüm Sözlerin"

Fikret Kızılokun en çok sevdiğim artık kült bir şarkısı olan: Bu Kalp Seni Unutur mu?da geçen bu dize zaman zaman dilime takılır Başlıktaki söz ve şarkının tamamını mırıldanınca; halin susup, dilin konuştuğu ve sözün çürümeye başladığı bir zamanın bedbahtlarından bir bahtsız olarak, sessizliğin kalbindeki o sükunete giremediğimi de

Verme Arkadaşım Verme Ban Sır Mır

Dedikoducu insanlar doludur çevremizde... Hele de mahallemizde az yaşını başını almış teyzeler, bir yerlerden bir şeyler duymaya görsünler... O dakika pencereden pencereye seslenirler... ''Hu komşu duydun mu bizim Gülizar'ın kızı Nurten nişanlısından ayrılmış, benden duymuş olma da.'' İyi, lafa bak hizaya gel, senden duymuş olmazsam kimden duymuş olayım?

Gel - Git Zaman

Uzaklaştıkça uzaklaştı herşey. Aslında uzaklaştırılmıştı. Olmaması gerekiyor muydu? Bundan tam olarak emin değilim. Şimdi aracımı İstanbulun en berbat mahallesinde derme çatma bir sahil evinin en karanlık tarafına park ediyorum Saati söylemeliyim. Saat: 03:15 ve günlerden 28 Ağustos 2020 sabahı Sahile yürüyerek iyice yanaşıyorum. Cebimden bir dal sigara çıkarıyorum.

Başa Dön