Yalnızlık-vicdan Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler
Yalnızlığın tadını, yalnız kalmayan bilemez.
"Bana bir kitap verin, içinde ne kadar boşluk olduğunu göstereyim." – Umberto Eco (kurgusal)"
"Bana bir kitap verin, içinde ne kadar boşluk olduğunu göstereyim." – Umberto Eco (kurgusal)"
Yalnızlığın tadını, yalnız kalmayan bilemez.
aile; anne baba ve çocukların oluşturduğu toplumun en küçük kurumudur.
Stefan Zweig, Rainer Maria Rilkenin ardından: tek avuntumuz, bizler onunla yaşadık, diyebilmek diye yazmıştı. Ben de onu taklitle: biricik avuntumuz, bu hissizleşmiş, derisi kalınlaşmış modern çağda, vicdanın Yazın sıcak karnında kendisuyukendineyeten Arizonalıbirkaktüs olmadığını söyleme cesareti gösteren bir şairle yaşadık, yaşıyoruz diyorum
Ayfer Tunç
Üç fıkra...
samimiyet, yürekten gelen duyguların dil ve bakışlar aracılığı ile göstermekte olduğu anlatım biçimidir.
Laubali kişi çamur gibidir; hayatınıza yapışır, temizlemek için çok uğraşmanız gerekir.
"Gerçekten sevebiliyor mu insanlar birbirini?
Aşktan söz etmiyorum.
Çünkü aşkın inanca, ilişkiye, söze, saza ihtiyacı yok. Aşk çılgınların ve delilerin meşrebi. Bize göre değil aşk, bizi çoktan terk etti."
Buradan Düriye Bacımıza sesleniyorum. Düriye ablam, bacım, yengem, halam, her ne sayarsan say artık, bak bu kalaycılar durmadan senin kapından geçip senin kapkacaklarını kalaylayıp paranı alıyorlar, yapma ablam, etme ablam... Tencere, tava, her ne kalaylatıyorsan bir kere kalaylanır bunlar, onbeş kere yirmi kere kalaylanmaz ki...
Seçim yarışını kazanması belki çok zor fakat en güzel şeylerden biri olan, kişi ve sempatizan kazandığı kesin diyebilirim.
Vakitlerden Mayıs başları; yani baharın son demleri, yazın arifesi olmasına rağmen yüreklerde yaşanan sanki zemheriydi. Bahar sadece tabiata gelmişti, yüreklere değil. Bir millet amansız bir esaretle boğuşuyordu. Uçurumun kenarında asılı duran, ha düştü ha düşecek konumunda mahzun bir ülke vardı.
Pişmiş aşa illaki su katacaksanız, o pişmiş aşa sevgi ile yaklaşmanız lazım. Zaten bilirim ki pişirirken sevginizi de katmışsınızdır... Ama sadece sevgi de karın doyurmuyor tabi ki... Suyu çok yukarıdan dökerseniz etrafa sıçrayabilir, buna dikkat edin. Çok alçaktan da dökerseniz eliniz filan yanar, ortalama bir mesafeden dökmek lazım...
Sema Kaygusuz