Kişilik Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler
Laubali kişi çamur gibidir; hayatınıza yapışır, temizlemek için çok uğraşmanız gerekir.
"Yazar olmak kolaydır; tek yapmanız gereken, masanızda oturup kanamak." - Ernest Hemingway"
"Yazar olmak kolaydır; tek yapmanız gereken, masanızda oturup kanamak." - Ernest Hemingway"
Laubali kişi çamur gibidir; hayatınıza yapışır, temizlemek için çok uğraşmanız gerekir.
Buraya kadar her şey güzel de diğer takımların başı kel mi? Kasımpaşası var, Sivassporu var, Antalyasporu var. Biz de menü istiyoruz diye ayağa kalkarlar ise ne olacak durumlar? Her takıma menü yapmaları lazım. Hatta ikinci lige kadar gider bu durum...
YZ
Üç fıkra...
Engin Geçtan
Şöyle bir düşünelim, genellemeler olmazsa; detaylardan, tüme varmaya çalışan yazarlar ne yazardı hiç düşündünüz mü? Ya da edebiyat sürekli olarak size, yaşam kalitesi için -şiir değilse-, vasiyetiniz kadar özel sırlarınızı giriş gelişme ve sonuç noktasında daha da acıklısı anafikri olan bir düzyazıya dönüştürme mecburiyetini dikte etseydi ne yazardınız
samimiyet, yürekten gelen duyguların dil ve bakışlar aracılığı ile göstermekte olduğu anlatım biçimidir.
\*Diktatörler çok kötü özgürlük masalları anlatırlar, ama gene de birçok insan bu masallara inanır!
Çılgınlık mı? Tembellik mi?
Sen azaldın mı bize de bir haller olur, biz de azalırız. Kafamız çalışmaz olur billahi! Deden Kalkan Balığı, emicen İstavrit, Dayın Çinekop, Baldızın Sarıkanat, Büyük büyük deden Orfoz, kilolu enişten Ton Balığı, hep gelir giderler bizim kıyılara... Sen neredesin, yoksa küstün mü bizlere? Küsme bizlere Hamsicik... Küsme ki
Vaktiyle Sakaryaspor; kendisinin yıllar sonra en iyi seviyesindeyken, arkasını toparlayacak düzgün bir kaleciyi bir türlü bulamadı... Niye? Kalecileri hep falsoydu... Kah bilekleri burkuluyor, kah topa vurdukları için sakatlanıyor, kah ise inatları inat olduğundan, beş golü dahi kalelerine almaktan çekinmiyorlardı.
İnsan psikolojisinin derinliklerine inen bu metin, hepimizin içindeki 'kusursuz benlik' yanılsamasını ve kendimizi hep haklı görme eğilimini eleştirel bir dille ele alıyor. Fedakarlık ve iyilik maskesi altında saklanan bencilliğimizi sorgulayan, düşündürücü bir öz-eleştiri metni.
Yazmak iyi gelir insana hele ki bembeyaz bir sayfaya.
Vakitlerden Mayıs başları; yani baharın son demleri, yazın arifesi olmasına rağmen yüreklerde yaşanan sanki zemheriydi. Bahar sadece tabiata gelmişti, yüreklere değil. Bir millet amansız bir esaretle boğuşuyordu. Uçurumun kenarında asılı duran, ha düştü ha düşecek konumunda mahzun bir ülke vardı.
Emrah Safa Gürkan