"“Dünya gerçekten de komik; ama şaka insanoğlunun üzerine.” — H. P. Lovecraft"

Deneme

Birazda Fakir Edebiyatı Yapalım

Ben de sobalı ev de oturdum oniki yaşına kadar... Bir de sobalı ev de oturup da odun kömür alamayanlar vardı mutlaka.... Onlara bakıp da halimize şükretmek gerekir diye düşünüyorum... Babamın gençlik zamanlarında Hacı Muratımız vardı, hani şu Tofaşın ilk arabalarından... Ama bir de Mersedesi olanlar vardı tabi ki...

Özgür Olmanın Anatomisi

Bu şiir, özgürlük arayışındaki kadının toplumsal baskılarla yüzleşmesini anlatıyor. Aile, çevre ve toplum tarafından dayatılan sınırların ağırlığı altında özgürlüğün bedelini sorgulayan metin, cesareti ve fedakârlığı da vurguluyor. "Bahçıvan bir gülün bin dikenine katlanır" sözüyle, değerli şeylere ulaşmanın zorluğunu ve ödenmesi gereken bedelleri şiirsel bir dille ifade ediyor.

Otobüs Uyumaları

Bazen tekli koltukta kimi zamanda iki kişilik koltuklarda seyahat ederim. Bir bakarsınız arkanızdaki veya önünüzdeki koltukta bir adam vapur düdüğü gibi horlamakta... Zaten o durumda ne sizin, ne de başkasının uyumasına imkan yoktur. Bir sağa bir sola dönersiniz, gecenin içine edilir... Hele bir de ufak bebek varsa, bir

İyilerin Gaddarlığı

Yaratanın olayı biraz da bu İyiler; kaçsa da, güce gelse de, kötünün anlayacağı dilde iki tokatlasa da asla sevilmiyor Sevilmeyecek de Niye? Çünkü kötüler onlar gibi değil Bu yüzden hep iyiliğin ve iyilerin ışığı çalınıyor

Topluma Kültür Adına Bir Şey Veremediğiniz Zaman

Televizyon seyretmeyi pek sevmesem de ara ara bakıyor insan, gözünü alamıyor yine de. Bir iki kanalın bazı programları hariç dişe dokunur, kayda değer bir program yok. Laf olsun torba dolsun, diye, insanlara hoşça vakit geçirtmek için, özünde ise hiç bir şey vermeyen realite şovlar, insan metabolizmasını zorlayan programlar.

Kendini Anlatma Şekli

Aynaya baktığınızda gördükleriniz dışında, göremediklerinizi de sunabilirsiniz okura. Ama ilkinde karşınızda dikizciler bulursunuz ve kendi imgenizi onların göz ucuna hapsediverirsiniz. İkincisinde ise bir paylaşım bulursunuz. Kendini anlatmakla ifade etmek arasındaki o ince çizgi burada yatıyor bence.

Gel - Git Zaman

Uzaklaştıkça uzaklaştı herşey. Aslında uzaklaştırılmıştı. Olmaması gerekiyor muydu? Bundan tam olarak emin değilim. Şimdi aracımı İstanbulun en berbat mahallesinde derme çatma bir sahil evinin en karanlık tarafına park ediyorum Saati söylemeliyim. Saat: 03:15 ve günlerden 28 Ağustos 2020 sabahı Sahile yürüyerek iyice yanaşıyorum. Cebimden bir dal sigara çıkarıyorum.

Başa Dön