Aynalara Bakmaya Utanacaksın...
Kavuşmak için benliğine tekrar, aynalara koşacaksın. Ama nafile hepsi, aynalara bakmaya utanacaksın...
"Bugün 3 Ocak 2026, saat 04:00. O kadar erken ki, henüz iyi fikirlerim bile uyanmadı." - Dorothy Parker (kurgusal)"
"Bugün 3 Ocak 2026, saat 04:00. O kadar erken ki, henüz iyi fikirlerim bile uyanmadı." - Dorothy Parker (kurgusal)"
Kavuşmak için benliğine tekrar, aynalara koşacaksın. Ama nafile hepsi, aynalara bakmaya utanacaksın...
Bakıp sana hasret gidereyim
Sevginden sarhoş öleyim kapında…
Alt komşu akşam yemeğini hazırlıyor, kokulara bakılırsa da oldukça lezzetli yemekler yapıyor, hep… Maia da kokulara dayanamıyor… Bana da verirler mi diye mi düşünüyor da, kokulara habire havlayıp duruyor, canı çekiyor zahar… (Ah işte bu zahar da kız kardeşimle dilimize bir şekilde plesenk olmuş ve literatürümüzde yerini çoktan
Hamdi Koç
Her zaman iyi umutlar besleyin. Ülke içinde bir iç ülke istemeyin, kaybolmaya yüz tutmuş bir yürekle kaybetmeye alışmış bir sevdayı, aynı anda, birlikte yollara düşürmeyin. Unutulmayı seçin ama ne olur özlemeyin. Sevin, sevilin fakat aşık olmayın......
Hırslarınızın kurbanı olurken en çok "para" kelimesinden korkun en az
İsyan bayrağı çekilmeli oysa arada hayata! Nasıl bağımsızlığını ifade ediyorsa bir ülke bayrağını özgürce dalgalandırınca kendi sularında, öyle şahlandırılmalı bir bireye ait yaşam düşüncesi kendi sınırsızlığında!
Günümüz Türkiyesini okumak ve anlamak zorundayız.
Rivayet odur ki; Fatih Sultan Mehmet meşhur lalasıyla bu tepeden manzaraya bakmış ve şöyle demiş; “Lala, Lala, çeşm i cihan bu mu ola?”
karamanoglu mehmet beyi arıyorum bileniniz duyanınız var mı???
Olanak ve gerçeklik kategorilerinin bilimsel anlamı bizlerde ancak idealist diyalektik düşüncenin bir aşılmış biçimi olan, materyalist diyalektikte gerçek olarak ortaya çıkarlar.....
"Babası gelirken baklava alır mısın?Kızımızın tatlı zamanı geldi!!!! "
Bükülen, kıvrılan, akışkan bir sıvının içinde zarif bir biçimde süzülen bedenlerin oluşturduğu tablo, uzakta kalan masal ülkesinin naif bir aksi gibi duruyor. Ve nihayet sihirli bir değnekten yayılan pırıltılı notaların oluşturduğu müziğin ahengine kendi
Gidişlerimiz,dönüşlerimiz ve sonu hiç gelmeyen yollarda geçen kırgın zamanlarımız oldu bizim.Gençliğimiz bir kanadı kırık o zavallı kuşa yardım ederek geçti. Biz bir kuşa verirken tüm şefkatimizi içimizdeki tüm kuşlar uçtu gitti…
Şermin Yaşar