Meğer Ne Çok Adam Edermişsin Sen...
Meğer ne çok adam edermişsin sen, adam olmadığını anlamadan öncesine kadar... şimdi bakıyorum geçmişe, o da en az senin kadar yalan-dolan...
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Meğer ne çok adam edermişsin sen, adam olmadığını anlamadan öncesine kadar... şimdi bakıyorum geçmişe, o da en az senin kadar yalan-dolan...
Yazarım adını sabah, yazarım hüznünü akşam, bir yakamoz dansı mıdır buluşmamız, denizin kokusu mudur kokun, kalın mıdır sesin, kaşların gür mü?
Ben de mi bir gariplik var,benim çevremde mi?
Yoksa herkeste mi aynı hastalık var,anlayamadım…
Ama yaşadıklarımdan sonra bende oluşan, sevgi yoksunu bir toplumda yaşadığımız kanısıydı…
Ama bir dakika… Kim bilir? Belki de ben sevilmeyi bilmiyorumdur.
İyisi mi yazıyı okuyup siz
Yalnizlik İsteyenler İçi̇n Yalnizliktan Bikmiş Bi̇r İnsanin İsyani...
“Belki de sen özenle katlanmış bir mendil gibisindir Açınca içinden yeni biçilmiş çimen kokuları yükselen" Ben, dokunur dokunmaz kiraz dallarına çiçekler açtıracak biriyimdir belki de..
Kimi durumlar vardır,kaybedersek canımızı alır,kazanırsak can verir bize....
İnsanın bilinçaltı derinliklerindeki bilgileri ortaya çıkaran o güç rüyalarımız dır. Orada ne kadar özgürlüğümüzü yaşarsak yaşayalım takıldığımız yerde sistemin devreye girişini izliyoruz.
Bakıp sana hasret gidereyim
Sevginden sarhoş öleyim kapında…
Bilgiyi ve kültürü çok kırılgan ortamlarda tutuyoruz. İskenderiye Kütüphanesi'nin uğradığı yıkımı unutmamalı, ve katlanarak artan bir hızla oluşturmakta olduğumuz insanlık kültürünü yedeklemeliyiz. Bu yazı dizisinde bunun biraz ütopik ama oldukça mantıklı ve yapılabilir bir yolu anlatılacak.
Element misniz? İki bacaklı bir hastalık mı? Nesiniz be çıkın gidin gezegeninize. Defolun.
"...Sadece Sevdiği kişiyle olmak ve hayata bir çelme takmak istiyor. Kuşlar gibi kanat çırpmak istiyor göklere, çocuklar kadar şen olmak istiyor, anla Sevdiğim AŞK’ı yaşamak istiyor bu beden..."