"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Deneme

Er Mektubu

askerlik adam işiymiş, vatana bekçilikmiş. Vatanın kılına zarar gelmesin diye canını siper etmekmiş. Hani beni uğurlarken dedinya anne “ oğlum vatan sana amanet” canım uğruna o emanete sahip çıkacağım işte anne ama sakın benden dönmeye dair sözler isteme. Dönülür mü dönülmez mi bir Allah bilir be anne.

Kalamayanımsın...

Sen gidiyorsun benden, hiç bilmeden veya bildiklerini bana söylemeden. Evet, sen gidiyorsun kalmaya gelmiş gibi göstererek, belki sende bilmiyorsun gidiyor olduğunu ama gidiyorsun. Zaman her şeyin ilacı gibi geliyor, kaybedilen zamanlarsa uzunluğu ölçüsünde acı veriyor. Sen kaybedilmiş zamanlarımızı alıp geliyorsun, bir daha kaybetmeyi göze alarak bana da “gidebilirsin”

Mehmet Akif'in Osmanlı'ya Bakışı

Bundan yedi yüz yıl evvel,Söğüt’te temelleri atılan Osmanlı Devleti,altı asır gibi uzun bir zaman üç kıtaya hakim olmuş;onlarca değişik ırkı bünyesinde sükûnetle barındırmıştır.Fakat son dönemlerde zayıflama emareleri göstererek çöküşe geçmiştir.

Çalışan Annenin Çocuğu Olmak

Zil çalma lüksü olmayan bir çocukluktu benimkisi!
Kapıyı anahtarla açmanın, kederli, terk edilmiş insan ifadesi olduğunu öğrenmeden çok önce bilirdim, zile basamamanın, yalnızlık olduğunu…
Anne evde olan, evi ısıtan, kek yapan biri değil, bankada çalışan, para sayan, para kazanan ve bize kek alan biriydi.

Düşünce Üzerine Bir Deneme

İnsan düşüncesinin ne olduğunu kavramak ve ona ilişkin bir cümle kurabilmek için, onun yasalı gelişimini ve bu gelişmenin insandan bağımsız olamayacağını öne çıkarmak gerekir....

Seni Seviyorum Temmuz

Merhaba demek yavan kalıyor çoğu zaman belki de, seni seviyorum diyebilmek varken düşlerimde. Ve içimde yaşlanırken çocukluklar. Nedense sabahlarıma bir yağmur tortusu yüreğinden ayrı kalışlar. Gülebilmekse bu sarmaşık dalları nabzında dinleyebilmek gibi

Dengeleri Dengesizleştirmeyelim, Lütfen...

Ne yer adı aklımda, ne de yılı… Kuşların cinsini bile unutmuşum ama olayı gayet net anımsıyorum!
X ormanlığında Y kuşlarının fazla üremesini gözlemleyen bir bilim adamı, bir süre sonra kuşların ormana zarar vereceğini düşünerek, üremelerini kontrol altına almaya başlar, şöyle ki beş yumurta varsa yuvada, üçü

Başa Dön