Çocuklarımız Cehalet Rüzgarında Savrulmasın
çocuk; hayatımızda en güzel yere sahip olan, dünyamızın bir çiçek bahçesi haline gelmesinde en önemli rolü oynayan kıymetli varlıklarımızdan bir tanesidir.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
çocuk; hayatımızda en güzel yere sahip olan, dünyamızın bir çiçek bahçesi haline gelmesinde en önemli rolü oynayan kıymetli varlıklarımızdan bir tanesidir.
Üç fıkra var.

Buradan Düriye Bacımıza sesleniyorum. Düriye ablam, bacım, yengem, halam, her ne sayarsan say artık, bak bu kalaycılar durmadan senin kapından geçip senin kapkacaklarını kalaylayıp paranı alıyorlar, yapma ablam, etme ablam... Tencere, tava, her ne kalaylatıyorsan bir kere kalaylanır bunlar, onbeş kere yirmi kere kalaylanmaz ki...
Geldiler
Sözü şerh edip renk katmaya geldiler. Daha iyi anlaşılsın diye sözler sayfa sayfa nakışladılar kitapları. Aşk hikâyelerinin duygusallığını, fabllerin öğreticiliğini, efsanelerin hayalperestliklerini ve siyerlerin kutsallıklarını kendi anladıkları şekilde resmettiler, daha iyi anlayalım diye okuduklarımızı.
Üç fıkra...
Bin sekiz yüzlü yılların başında ilk tren dünya üzerindeki faaliyetlerine başlıyor Richard Trevithick adlı maden mühendisi bu işi başarıyor, daha sonra da George Stephenson ileride Demiryollarının Babası olarak anılmasını sağlayacak olan ilk buharlı lokomotif olan Rocketi tasarlamıştır. Rocket 1829 yılında Liverpool-Manchester hattında 24km hıza ulaşabilmiştir.
neden kendimizi korkularımızın etkisi altında bir karara varmaya zorluyoruz?
"Ne güzel şey hatırlamak seni,
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken"
İnsanlığına yumruk yumruk dalar hayat. Canının acısını kader diye yutkunursun. Git yukarı, dön aşağı ömür denen değirmende öğütülürsün. Hadi oradan diye haykırsan da yine şüphen kendinden yana .
Filmlerde, dizilerde sergilenen insanlığa salya sümük ağlayıp inanırsın ya Sana ne desem, bilemedim ben. Tut ki dedim, seçen
Ve su... Hayatın şartlarından biri... Eskiler hep “Su hayattır” demiş. Gerçekten de doğru demiş. Suyun olmadığı bir hayat düşünülemez. Susuzluk demek, mikrop demek, kirlenmek demek, kokmak demek, ölmek demek... İnsan en fazla 3 gün dayanabiliyor susuzluğa... Çünkü vücudumuzun dörtte üçü su... İşe bakın ki dünyamızın da dörtte üçü