Kadın ve Erkek Üzerine Kelâm-ı Kibar Deyişler
\*Sevişirken, savaşırken, tarlada çalışırken kadını yanında istersin de dolaşırken, yaşarken neden istemezsin?
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
\*Sevişirken, savaşırken, tarlada çalışırken kadını yanında istersin de dolaşırken, yaşarken neden istemezsin?
insanlar, geçirmekte oldukları zaman zarfında yaşamlarında olumsuz etkiler yaratacağını bildiği eksilerinden neden uzak kalmayı tercih ediyorlar?

Erkek öyle sanır; ama erkek kadını seçen değil, kadın tarafından seçilendir.
Gün ışığının gözleri aydınlattığı gibi, çayın şuası da sözleri aydınlatır. Buğulu iklimlerde sohbet, daha bir kavi daha bir içtendir; engine açılmış bir yelkenli gibi süzülür gider. Çayın zarafeti, muhabbet edenlerin hâletlerine yansır. Mecliste, hodgâmlığa , kabalığa yer kalmaz. Nezaket ve nefaset ıtırı yayılır çayın buğusuyla beraber.
İyi günler sayın seyirciler!
Şimdi de sizlere Haber Merkezimizin hazırladığı ana haber bültenini sunuyoruz
\* Tiyatroya bedava giren seyirci, gerekmediği halde gülerek ve alkışlayarak ücretini ödemek zorundadır.
Pandemi, ruh ve beden sağlığımızı nasıl da etkiledi? Hadi hep birlikte bir hatırlama yolculuğuna çıkalım.
Oğlumuz, kızımız yemeği beğenmez az burun kıvırır, hemen basarız cümleyi suratlarına Eşek hoşaftan ne anlar. Oysa ki ortada hoşaf da yoktur haniyse, sofrada ya pilav vardır, ya patlıcan yemeği veya kabak dolması benzeri bir yemek... Bebeler biraz cinstir o küçük yaşlarda, önlerine gelen her yemeği beğenmezler, burun kıvırırlar...
O ve ben yada şimdilerde ben ve ben.
Her ülkenin içinde yaşayan insanlarının yetişme tarzına göre güzellikleri, tatları ve nevi şahsına münhasır belli çizgileri vardır.
Bu sebeple o ülkenin tüm şehirleri birbirine benzerlik gösterir.
Örneğin, Ispartanın pembe gülü, Bursanın kırmızı gülü, Amasyanın kırmızı elması, Tokatın sarı elması, İzmirin beyaz çekirdeksiz küçük üzümü,
Küçük yaramaz bir kadının renkli gölgesi tuvallerin üzerinde yürüyor. Sek sek oynayan soket çoraplı bir kızın adımlarıyla eteklerinde maviden fıstık yeşillerine, mordan pembelere kadar rengarenk bir dünyanın izlerini bırakarak yürüyor. Arada bir kadının sureti vuruyor tuvale, kim olduğunu çıkaramıyoruz. Sahi, bu kim? Hatırası giderek uzaklaşmış, silinmeye yüz tutmuş
Ey okuyucu, bu mesaj sana! Kâh kahvenin köpüğünde bir hayal, kâh mırranın acısında bir sitem. Lakin, daha ziyade içten bir selam.