Canım Beni Unutma
Belki de son defa canım diyorum sana. Canım; otobüsüme bakmayı unutma, beni unutma..
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
"Kitaplar aynalardır; içlerinde yalnızca kendimizi görürüz. — Carlos Ruiz Zafón"
Belki de son defa canım diyorum sana. Canım; otobüsüme bakmayı unutma, beni unutma..
Bunun için vardık hepimiz,
yaşamak için vardık bu hayatta, yaşatmak için.
Bir ömür boyu hiç bıkmadan, coşkuyla, tutkuyla ve saygıyla…
Müminler, acizliklerinin ve her an hata yapma ihtimali olduğunun bilincindedirler. Bu yüzden hata yapmak, asla küçük düşmelerine neden olmaz. Kendi yaptıkları ya da şahit oldukları hatalardan ders çıkarır, aynı yanlışa tekrar düşmemeye çalışırlar. Hata yapan bir mümini, tıpkı hastalanan çocuğunun kendi başına iyileşemeyeceği için yanından ayrılmayan bir anne
İnsanların çoğunluğu için sevgi, bugün genellikle dillerde sözcük olarak kalmış, gerçek anlamda kalplerde yaşanmayan bir duygu. Sevgiden söz edildiğinde birçok insan genellikle sevgi için zamanı olmadığını, şimdi ekmek parası kazanmanın derdinde olduğunu söyler. Hayatında sevgi yoksa o zaman insan ne için çalışır?....
Hep bitmemiş, bitirilememiş bir tablodur aşk. Bir köşesinde gözü tırmalayan bir boşluk vardır hep. Renksizdir ne kadar renk karıştırılmaya çalışılsa da içine. Boştur çünkü. Boş olacak, boş kalacaktır. Son Aşk’a ait olan yer işte tam burasıdır. Bir türlü içi doldurulamayan. Kıyısından köşesinden yaşanan yarım yamalak aşkların gölgesi düşse
Bana içimdeki kişiliğin derinliğini sorma! İnan özümün kat(l)ettiği yolun hiçbir önemi yok şimdi/ öylesine bir derinlik bu…
Aşkı anlatmak istedim, aşkı farklı anlayanlara, aklımın erdiği, dilimin döndüğü ölçüde.
Amaçsızca çekip gittiklerini zannederken bazen kendileri bile, aslında tek bir kelimede gizlidir dönüşlerinin, ya da kalmalarının şifresi. “KAL” diyecek bir sevgiliye feda edilir gider, gururun hırçın oyunbozanlığında ezilen sevgi...
Aşkını gönlüme bırakıp gittiğinde, gözbebeğindeki siyah esir almıştı beni. Bu yüzdendir kendimi, deniz gözlerinin dalgalarında kaybetmem. Bu yüzdendir körlüğüm. Bu yüzdendir lâl oluşum. Yüreğimden akıp gidenler bir kalemin ucundan süzülüyor şimdi. Sayfalar dertlerimi bağrına çeken, sabır yarenliği sıfatında gönlüme bir bir düşmekte. Sensiz denizler geçiyorum. Mavi, titrek, alev
...
Yas tutuyorum.
Küçük kara kalbim ritmi bozuk hıçkırıklarla sarsılıyor; fakat gözyaşının tadını unuttum ben.
...
Bir senfoninin çok sesli ritminde, hayalini giyinip süslü bir elbise gibi üzerime, sonsuzluğa uzanan adımlarla dans etmekti istediğim. Sımsıkı sarıldığım bir beden yetmezdi ki bana. Kurallarla sınırlanmayan, dokunmakla doyulmayan bir eşti beklediğim. İşte tam bu yüzden sendin istediğim.
Neyi düğü belirsiz bir zaman dilimindeyiz, yelkenlerimiz suya düşmüş bile, biz olmak duygusu her yanımızı sarmış çoktan, dünyanın ayak sesleri karıncaların ki kadar, kulaklarımız pek çok gürültüye tıkalı...
Aşk mühürlü zamandı ömür; bunu daha çok anladım. Silinmemecesine kazındı durdu tüm çağlara...