Ferhat mı? Mecnun Mu?
Aşk sanıldığı kadar basit bir duygu değildir. Aşk insanı köreltmez, aksine hareketlendirir, güçlendirir.
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
"Yazmak, aslında hiçbir şey yapmamak için harika bir bahanedir." — Franz Kafka"
Aşk sanıldığı kadar basit bir duygu değildir. Aşk insanı köreltmez, aksine hareketlendirir, güçlendirir.
Hapsedilmiş ruhların en özgür anı yaşanıyor. Geçmişle gelecek arasında sıkışmış bütün benliklerin mutluluk nidaları duyduğum.
Efkârlandıkça, dağılan acıların ne menem bir şey olduğunu ilk kez görüyor gözlerimiz. Çalan şarkılar ağlatmıyor bu gece. Gürültü dedikleri; birer beyaz bulut...
... Soyunuyorum bedenimden; arzularım, şehvetim, vahşetimle çırılçıplak kalıyorum. Ne masum, ne dokunaklı, ne kokusuz...
YALNIZLIĞI ELLERİME KARANLIK BİR GECE GİBİ VERDİĞİN GÜN SİLDİRDİM KAYDIMI YAŞAMAKTAN.
Gittin...
Denizsiz,siyah kentlerin geceleri uyuyamayan kaldırım bekçisiyim artık,cümlelerim yankı,ellerim ayazında sokakların.
özgürlük bir kuş gibidir her daim yükseklerde uçmak ister.aşk sınırları yıkmaktır, sınırları yıkıp sonsuzluğa gitmektir.işte tam bu esnada kesişir aşk ile özgürlüğün yolları. işte tam bu esnada çarpışırlar.kimi zaman yere çakılırlar kimi zaman sonzuza uçup giderler.
Seni seviyorumda çok gizli zarfını yakalamakmış seni sevmek.
Şiir yoruldu!
Şimdi saçlarının kokusu yok düşlerimde, paramparça etti beni kimsesizliğime sarıldığım sahilde sensizliği getiren denizin rüzgarı…
Ve titreyen yalnız sesim değil artık!
Kış çok sert geçti!
Sahiplerinin sahte eğlencelerini dilleri dışarıda izleyen evcil köpeklerle farkımızı düşünüyorum. Onursuz bir hayatın piyonları, utanma duygusu körelmiş canlı birer kukla..
-Ya korktunda ne oldu söylemedin ne oldun paylaşmadın ne oldu,
-Bak işte kül oldum ve üzerime basıp geçtiler...
Mayıs ayı hırsızlık yapılmasını söylüyor diğer aylar ise sadakati emrediyordu.
ben sana 'ne kadar hızlı geçmekte zaman seninleyken' dememeliyim.. durmalı akrep yelkovanın boyuna takılıp. kovalamasınlar birbirlerini....
Hergün, bir renk katılıyor çercevesi olmayan tablosuna ve hergün yeni bir nota ekleniyor senfonisine...
Usulca sokuluyorum köhne yerlerine anlık doyumsuzlukların geliyor sıkıca tutuyorum onları eğer yenilirsem bu şizofrenliğimde burada bitecekti.Devam etmeliydi.Evetgördüm o ayrı özgürlüğünü,asiliğini ama uzaklaşmak istemedim oradan yazmalıydım hem ‘de herşeyi.
ve kirli bir dünyanın içinde direnen mavi ışıkların
uzantısındaki okşayan gülüşlerde tattım renginin sevda yeşilini.
Hasretin debisinde boğulmaya hükümlü, intihara zorladığın, ateşe verilmiş, sayfalar dolusu kadınlığımı; külleriyle sovuryorum denize... Akıntıya kapılan zerreciklerim, belki bir gün bulaşır eline, yüzüne, tenine...
Maksadım ne aşkı küçümsemek ne de ayrılmanın esef verici bir durum olduğunu anlatmaktır.Dikkat çekmek istediğim nokta aşkın başlangıcı ve aşkın yaşandığı süreç ile ayrılık arasındaki tuhaf , çelişkili ve bence bir o kadarda komiklik.Yani;nerden baksan tutarsızlık nerden baksan ahmakça!!!