Ferhat mı? Mecnun Mu?
Aşk sanıldığı kadar basit bir duygu değildir. Aşk insanı köreltmez, aksine hareketlendirir, güçlendirir.
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
"İnsan, anlattığı hikâyeler kadar yaşar. — Gabriel García Márquez"
Aşk sanıldığı kadar basit bir duygu değildir. Aşk insanı köreltmez, aksine hareketlendirir, güçlendirir.
Herşeyin ama herşeyin bir bedeli olduğunu . Özlemle yaşamanın . Özlemle birbirine kavuşmanın yüce duygusunu bilerek .Yalan , Yalnış ,Çarpık uç noktalara kapılmış bir insanın gerçekleriyle bir kadın sevdim..
Seviyorum seni.Uçsuz bucaksız bir nehir gibi sana akıyorum gülüşlerini gördükçe çağlıyor umutlarım. İçimdeki tüm acılar eriyor.Uçurumun kenarında nefes alırken sana tutunuyorum.
Bazen an’a dokunup kaybedersin sonra
Bazı şeyleri açıklayamazsın
Sadece görür, hisseder ve yaşarsın.
Ve küçücük bir soru işareti olup
Silinirsin zamanla.
aşkın hiçlikle ilişkisinin içeriğinin ne olduğu sorusunun yanıtını arama çabası
Hafta sonu ise; Gittiğimiz Sakarya’da Büyükşehir Belediyesi Türk Müziği topluluğu koro şefi Dr. Ferdi Koç eşliğinde hüzzam makamında bir şarkı. Bu şarkının sözlerini anlamama rağmen beni alıp götürüyor derinlere. Yıldırım Bekçi – ‘’Özlediğim Şarkısın’’ kulaklarımda.
Zaman kendini kovaladı. Mevsimler geldi çattı. İklimlerin dengesi bozuldu. Yazları bile üşür oldum. Hoş, gidişinden sonra hep üşüdümya.
Kapatırken gözlerini ölüme sessiz ve kabullenmiş üç
damla yaş indi tenden toprağa.Toprakta üç damla, üç
ayak izi geçmişini yalana kaptırmış adamdan arta
kalan.Yaptığı hiçbirşeyden sorumlu tutamazdı hayat onu
çünkü yok saymıştı doğduğu ilk gün gözlerin
Gecenin bir vakti çaldı telefonum. İrkildim. Uyandım uyuyamadığım uykumdan. Numaraya baktım. Aşktı arayan.
Ya benimle yaşarsın ya da ölümü koluna takarsın demiştim! Seni kabirde de sıcak tutarım yanıma uzan... Kuş kafesi, dert kümesi, hüsran kefesi... kalbimiz artık huzura mekan. Hey gidi koca dünya; bize ev sahipliği yapamadın ya utan!!!
Her gelişinde tekrardan bağlandım sana ; fakat gidişlerine bir türlü alışamadım. Beni benle başbaşa bırakmışken gelme geri, bozma hala ulaşamadığım huzurumu..
Kalbinde coşku parçacıklarının huzur verdiği sevginin seni sıcacık tuttuğunu fark ettiğin bir gün…
Yüzünün gölgesi hangi suya düşse kâğıtlarda gülün sureti belirirdi. Ebrû ebrû işlenirdi kağıtlara yüzün. Şimdi gül rengini attı, bir bağbozumu yaşadı bütün gülzarlar. Baykuşlar gül bahçelerinde bülbüllerin kanını döktüler, şimdi gülistanlarda baykuşlar hüküm sürülüyor. Gittin ya güller küskün bütün gülüşlere.
İnsan ne zaman aşık olur,ne zaman seveceğini asla bilmez.Bir gün kapın çalınır ve işte sen o kapıyı açtığında anlarsın ki aşık olacaksın ve seveceksin.
Bir yanımız ayaza vurmuş dağlar kadar mağrur, bir yanımız beynimizdeki kaçak, daima gel diyen avuç içleri...