Son Durak Huzurevi (Mi?)
“Birbir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar
Ne zaman bir dosta gitsem
Evde yoklar…”
"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi ise pişmanlıktır." – Franz Kafka"
"Gelecek, şimdiki zamandan ödünç alınan bir borçtur; faizi ise pişmanlıktır." – Franz Kafka"
“Birbir uzaklaşıyor sevdiğim insanlar
Ne zaman bir dosta gitsem
Evde yoklar…”
Sosyoloji hocası terminolojimize 'mahalle baskısı' diye bir kavram sokmuştu hani!İslamcı entelentsia'da doğasına uygun olarak, bunu inkar etmiş;'Böyle bir şey yoktur!' demişlerdi.
Geriye dönüp baktığımızda haksızlığa, yozlaşmaya, çürümüşlüğe, arabesk yavşaklığına karşı duran; halkın iyiliği, güzelliği için onun değerlerini evrensele katmaya çalışan sanatçıların sürgün yediğini, hapse atıldığını ve daha kötüsü yakılarak öldürüldüğünü görürüz. Yani bizim arabeskimiz (!) evrenseli dışlayan; ırkçı ve ümmetçi bir anlayışın sonucudur.
Beyninize hükmedebildiğiniz gün, başaramayacağınız hiçbir sınav olmadığınızı göreceksiniz.
Zamanın akıp giden yalnızlığında
Soluksuz kalan bedenler ve bedenlerle birlikte boşluğa itilen yaşamlar.
Topluma öğüt verme amaçlı olarak, hayvan, çanlı ve çansız varlıkları çanlı imiş gibi konuşturma sanatını bilirsiniz. Bunun ustalarını saygı ile anıyorum. İçinde bulunduğumuz ortama uygun düşeçek böyle bir hikayeyide ben aktarmak istiyorum size. Tabii izniniz olursa. Sakın birileri alınıp kırlmasın...
İki saatlik bir kitap okumanın ardından,ihtiyaçlarımı karşılamak için (Evimiz müstakil iki katlı olduğu için) aşağı indim.Saat gecenin onikisi yani gece yarısı.
Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren kendimizi bir serüvenin içinde buluveririz.
Var olmak istiyor. Var olmak; gökteki yıldızlar kadar... İçinde saklı hazinelerinden, yüreğindeki şefkatten, bitmeyin enerjisinden yararlansın istiyor dünya. Kıymetli olduğunu hissetmek, bu duyguyla daha çok çalışmak, üretmek, ürettikçe çoğalmak, çoğaltmak istiyor.
Evet değerli dostlar;365 tane tertemiz sayfa var önümüzde.önceki sayfalarda yazamadığımız, ya da yanlış yazdığımız. İşte kalem de, silgi de bizde , ne dersiniz?
Engin Geçtan