Deneme > Toplum
Merak
düşünmek lazım bizim merakımız neyedir diye, eğer merak alanımızı tespit edersek, nasıl kişiliğe sahip olduğumuzu da ortaya çıkarmış olacağız.
Yalnızlık ve Aşk
Gerçekten de aşk eşittir yalnızlığa o da eşittir hayata. Evet hastalık çaresine eşit . Peki ama hangisi hastalık, hangisi çare?
Her Mahallenin Birkaç Pub'ı Olmalı
Her mahallede birkaç Pub olmalı diyorum, her birine ayrı ad ayrı renk vererek...Dirsek dirseğe, omuz omuza oturuyoruz. Senin şiirin benimkine karışıyor, bir bardak çayın renginde !
Neden Yazmalıyız
Yazının milada şerh edildiği MÖ:3200'lere dayanan genel kabulün rastlantı olmadığı gerçeğinin izinde yolculuğa çıkmadan önce, bu kabulü dayatan aklın sinerjisiyle bizlere vermek istediği mesajın arka planına bakalım.
Öğrencilerime Mektup
Birkaç ay sonra yuvadan uçan kuş misali yeni diyarlara göç edeceksiniz birer birer...
Susuz Yaz mı?
Bu yaz güzel İstanbulumuzu bekleyen büyük bir tehlike sanırım deprem riskini de unutturacak bize. Susuzluk !
Ey İnsanlık
Ey insanlık,yeni yılda at üzerinden tüm zalimliklerini.Çıkart üzerinden masum kanıyla yıkanmış elbiselerini.çıplak kal ve öyle dolaş.anadan doğduğun gibi saf ve temiz ol.
İkinci Cumhuriyet
Peki kimdi İkinci Cumhuriyetçiler, neyi savunuyorlar , neden yeni oluşumun yanında yer almayı tercih ediyorlardı?
'Arabesk Yavşaklığından Utanıyorumüzerine
Geriye dönüp baktığımızda haksızlığa, yozlaşmaya, çürümüşlüğe, arabesk yavşaklığına karşı duran; halkın iyiliği, güzelliği için onun değerlerini evrensele katmaya çalışan sanatçıların sürgün yediğini, hapse atıldığını ve daha kötüsü yakılarak öldürüldüğünü görürüz. Yani bizim arabeskimiz (!) evrenseli dışlayan; ırkçı ve ümmetçi bir anlayışın sonucudur.
Tahlil
Mustafa Kemal Atatürk, ilke ve inkılaplarıyla öne çıkarılırken yavaş yavaş bu ülke insanının elinde oraya buraya çekiştirilmeye başlamış, nesnelliğini kaybetmiş, hepimizin değil, birilerinin olma yolunu tutmaya başlamıştı.
Her Eve Bir Kitaplık
Türkiye’de okuma alışkanlığını artırmak için hiçbir ciddi girişimde bulunmuyoruz. Sadece lafını edip duruyoruz; şikâyette bulunuyoruz. Bundan da anlaşılıyor ki okumayışımızı doğal karşılıyoruz. Oysa Batılı ülkelerde okumak günlük işlerden sayılır. Kişiler her nerede olurlarsa olsunlar her gün planlı olarak okurlar. Her gün düzenli olarak gazete okuyan, haftalık ve aylık
Kamu Alanları ve İnsanın Tutsağı: insan Üzerine
Geniş meydanları, tüm şehrin sana gülümsediği büyük parkları olan bir kentin yok ki! Kendi şehrini bir kral gibi seyredeceğin taştan heykellerin yok ki senin! Kendinden kaçmak istediğinde, yorulduğunda ve özlediğinde buluşabileceğin bir ormanın yok; ağaçların sesini dinlemek istiyorsan vermen gerek iki lirayı!
Anlamsızlıklarla Kavga Etmiyorum Artık
Dönem yanlış belki de… Ya da yanlış zaman diliminde birileriyiz. Anlamlı düşünenlere, “anlamsız anlamsız bakanların dönemindeyim”
Mahalle Baskısı
Sosyoloji hocası terminolojimize 'mahalle baskısı' diye bir kavram sokmuştu hani!İslamcı entelentsia'da doğasına uygun olarak, bunu inkar etmiş;'Böyle bir şey yoktur!' demişlerdi.
İki Saray Kedisi
Sıcak yaz günlerinin sonlarına gelmişti mevsim. Sosyetik yaşamlarından sıkılmış, içlerinde macera ruhu cirit atan, haftada 3 kere bol köpüklü ve hoş kokulu şampuanlarla banyo yapan, hazır konserve mamalarıyla beslenen sevimlimi sevimli iki orta boy kedi bir öğle yemeğinden sonra bahçelerinde bulunan havuzun yanındaki şezlonga uzanmış güneşleniyorlardı ki günlük
Kümeler
Son Eklenenler
-
01
-
02
-
03
-
04
-
05
-
06
-
07
-
08
-
09
-
10
-
11
-
12
-
13
-
14
-
15
-
16
-
17
-
18
-
19
-
20




