Yaşam Serüvenimiz ve Yaşlılık
Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren kendimizi bir serüvenin içinde buluveririz.
"Gelecek, şimdinin cilveli bir abartısıdır; genellikle daha az makyajla ve daha çok pişmanlıkla gelir." - Oscar Wilde"
"Gelecek, şimdinin cilveli bir abartısıdır; genellikle daha az makyajla ve daha çok pişmanlıkla gelir." - Oscar Wilde"
Dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren kendimizi bir serüvenin içinde buluveririz.
Var olmak istiyor. Var olmak; gökteki yıldızlar kadar... İçinde saklı hazinelerinden, yüreğindeki şefkatten, bitmeyin enerjisinden yararlansın istiyor dünya. Kıymetli olduğunu hissetmek, bu duyguyla daha çok çalışmak, üretmek, ürettikçe çoğalmak, çoğaltmak istiyor.
Evet değerli dostlar;365 tane tertemiz sayfa var önümüzde.önceki sayfalarda yazamadığımız, ya da yanlış yazdığımız. İşte kalem de, silgi de bizde , ne dersiniz?
Emeğe uzanacak ellerin boş zamanlara uzanacak ellerden daha çok olacağı umudunu hiç yitirmeyeceğim….
Bekle çocuk….
Geleceğin haritasındaki yolcuların
Güneşe soyunması kadar çıplaktır umut…..
Bir düşünün “hapı yutmak” değimini, ne kadar korkunç bir şey ifade ediyor. Bizi umarsızlıkta en uç noktaya ulaştırıyor. Geriye dönüşü yok. Peki, hiç düşündünüz mü? Hapı yutmak bu kadar korkunç ise, ya hap ne hissediyor yutulurken? Acaba kim daha şanslı, yutan mı, yutulan mı?
Biz Türk milleti olarak sadece kâğıt üzerine imza atmayız, hayatın her alanına da merhametimizle gülümsemelerimizle imza atarız. Ecdadımız tarihte o kadar çok imza atmış ki dört kıtaya, aradan geçen yüz yıl sonra bizlerde onlara yetişemesek de imzalar atmaya devam ediyoruz.
Yönetim ve yönetim ahlakı üzerine semavi kaynakları bir tarafa bırakacak olursak ilk bilimsel
denemeler ve yazılar Antik Yunana kadar uzanmaktadır..Sokrates ve öğrencisi Platonun
Devlet ve devlet yönetimi üzerine ortaya koydukları çalışmalar ve sisteme karşı
sergiledikleri manifesto ve Sokratesin bedel olarak hayatıyla ödediği
Tekel İşçilerinin direnişi gerçekten de tüm toplumu ilgilendiriyor. Çünkü ülkemiz elden gidiyor. Emperyalist devletlerin yeni sömürü stratejilerinin kurbanlarından biri oluyor.
19 Ocak 2007, İstanbul.
Tam bir yıl önce bir haber düştü gündeme bomba gibi, Hrant Dink vuruldu!
Ben bir gün çocuğum olduğunda ona insanları sevmeyi öğreteceğim, ırkları ve dinleri değil. Ben çocuğuma “ İNSAN” olmayı öğreteceğim. Ve kimse inanmasa da ona hepimizin kardeş olduğunu öğreteceğim.
Bu metin, Osmanlı'nın yıkılışıyla oluşan büyük tarihsel boşluğun günümüze yansımalarını ele alıyor. Avrupa'nın akıl bunalımı ve Doğu'nun yaraları arasında sıkışan insanlığın durumunu sorguluyor. Yazı, tüm acılara rağmen insana ve umuda inanmanın gerekliliğini vurguluyor. Her krizin aslında yeni bir başlangıç olabileceğini hatırlatarak, varoluşsal bir çıkış yolu sunuyor.
Her felsefi içerikli metin gibi, şiir de, öncelikle kullanılan dilin, tüm kurallarına uyulması ve dili geliştirme çabası içermelidir.
Başvurular için adres:Gözbebeğinin yaşları cad. yürekten geçerdi sk. no:bir zamanlar bir Sevdakent-Aşkkale
duygusal yaratılan kadınlar neden daha etkili ve başarılı şiirler yazamıyorlar? Hiç mi başarılı şiirler yazılmadı? Hiç mi başarılı olmadılar? Ve ya oldular ise neredeler?
Orhan Hançerlioğlu' na en derin saygılarımla..
Okuma hayatım, Kemalettin Tuğcu’nun eserleri ve o dönem çok yaygın olan çizgi romanlarla başladı. ..
Hoşgeldiniz,kapının önünde vitrine bakarken dalıp gittiniz,buyrun içeri gelin,nasıl yardımcı olabilirim,ne istemiştiniz?
Memduh Şevket Esendal