Hepimiz Aynı Olabilir miyiz?
Aynı olmak, her yönüyle eşit olmak anlamına gelmeli midir? Yoksa ayniyet kavramı, farklı farklı özelliklerimizle birlikte ortak bir “pınardan” fışkırdığımızı mı hatırlatmalıdır bize?
"“Candy is dandy, but liquor is quicker.” — Ogden Nash (19 Ağustos 1902 doğumlu)"
"“Candy is dandy, but liquor is quicker.” — Ogden Nash (19 Ağustos 1902 doğumlu)"
Aynı olmak, her yönüyle eşit olmak anlamına gelmeli midir? Yoksa ayniyet kavramı, farklı farklı özelliklerimizle birlikte ortak bir “pınardan” fışkırdığımızı mı hatırlatmalıdır bize?
Edebiyat bir toplumun yaşayışını toplumun kültürünü toplumdaki olayları yazıldıgı dönemin askeri siyasi özelliklerinin bir yansımasıdır.Nitekim divan edebiyatı da bu bizim toplumumuzun birçok kültürünü içerisinde barındırmakla birlikte bizim toplumumuzun bir yansımasıdır.Bizim atalarımızın yaraatmış oldugu edebiyat şimdi svilmemekle birlikte arkasndan bir yıgın dedikodu yapılmaktadır.Lisedeki kitaplarda koca 600 yıllık bir geçmişimizi
Bu dünyanın merkezinin kayması demek aynı zaman da. Böyle düşününce Nil’e ve Kudüs’e ve tüm bu coğrafyaya insanlığın ne kadar büyük haksızlık yaptığını görmemek elde değil.
Feodal bir çemberin içinde kıstırılmış bir ailenin, Medine'yi canı ciğeri gibi koruyup gözetmesi gerkirken tüm bilinçsel ve akılsal ışıklarını söndürmüş bir şekilde inancını sarsmadan, vicdanını sorgulamadan, bir akla danışmadan cahiliye Arap devrinin şeytani, kara bilmezliğini günümüzde hortlatması ne vahim bir olay?..
Bugün kaç kadın dönüp arkasına takip eden var mı diye kontrol etti? Kaç kadın göz tacizine uğradı? Kaç kadın bunu yaparsam böyle derler diye düşündü? Kaç kadın bugün tecavüz edildi?? Bu sorular gibi binlercesi. Binlerce kadın binlerce korku, endişe, gözyaşı Bir de bunun yarını var. Yarın aynı sorular
Kadını özgür olan toplumun erkeği de özgürdür, özgür aşklar sevgiye kolay dönüşür, yetiştirilen nesiller sevgiyle büyür…
Sevgiyle büyüyen nesillerin düşünceleri özgürdür, özgür beyinler çözümler üretir, işinde başarılıdır, buluşlara imza atar!
Çocuklar gereksiz yere korkmaz!
Utanmaz…
Hapsolmaz!
Yaşamakta olduğumuz hayatı derinlik sarhoşluğu içinde yaşayanların göremediği her an kırılmaya müsait hızla yaklaşan toplumsal ruh fay hattının hızlı bir çöküntüye ve yıkıma yol açacağı belirtileri başlıyor..
Toplumumuzun eşek ile muhabbetini bilmeyenimiz yoktur. Hele kırsal bölgelerde doğmuş ve büyümüşlerimiz bana daha yürekten hak verir inanın...
Yanımdan koşar adım geçen insanların hayatlarını hissediyorum. O derin çizgiler, düşük göz kapakları, inatla kıvrılan dudaklar. Ne çok acı barındırıyorlar öyle içlerinde. Kimi zaman aşk okunuyor bakışlarda, kimi zaman ölüm. Tereddüt sarmışken bedeni insanlık kambur yürüyor ışığa. Işığın sonundaki karanlık da görünüyor artık. Gözlerin birileri için kapandığı, birileri
İnsanın kendi bedeni, kendisinde saklı ve özeldir. Kendisinden başka hiç kimseye, hele devlete ait olamaz. Eğer ki devlet insan bedenine, insanın ruhuna ve bedenine ait bir karara böylesine bir müdahale yapıyorsa ve bunu kamusal alana taşıyarak yaptırım gücünü artırmaya çalışıyorsa bunun adı doğrudan faşizmdir.
" İliklerimize kadar sinmiş özgüvensizlikten kurtulmamız, tarihimizden kopmaktan kaynaklanan edilgen tavrı terk etmemiz şarttır. Dünyada ve bölgemizde, insan haklarının, demokrasinin ve barışın egemen olması için üzerimize düşen görevin tarihi bilinciyle davranmak zorundayız.
Her felsefi içerikli metin gibi, şiir de, öncelikle kullanılan dilin, tüm kurallarına uyulması ve dili geliştirme çabası içermelidir.
Başlayalı uzun zaman oldu. Geleneği işaret edemeyeceğim bir tarihten gelen, algılarımızın sınırlarıyla kavrayabileceğimiz kadarıyla, gerçeklik zeminimize uygun teorisi, dünya savaşlarının hemen sonrasında şekillenen, hemen her beynin içine senaryoya uygun platoların kurulduğu, devasa gibi görünmesine karşılık, birey ölçekli olmasından dolayı kolay ilerleyen, neredeyse neslimizin büyümesiyle atbaşı ilerleyen bir kurgu
Çünkü “toplum” bir kavram olarak hiçliktir. Geneleme ve bireyi hiçleştirmedir. Toplum yararı veya kamu yararı neyi ifade ediyor? Kocaman bir boşluktur. Doldur içini nasıl canın çekerse.
Bizleri bu nadide buketten ve masrafsız tebessümden, sevgiden, fedakârlıktan alıkoyan unsurlar tarafımızdan bilinmiyor mu?
Bizzat yaşadığımız bu hayatın manasına bigane kalanlar, mutlaka mezarlara da manzara niyetiyle bakıyordurlar!
Aklın kustahligi ve birey lüks çıkarımı birleşince vicdan sömürgecilerin ortaya çıkması beklenen olasiliklardan yalnızca biriydi.