Doğum Günü
Bugün pastanın üzerine 5 mum koydum yitip giden her sene için bir mum söndürdüm. Tıpkı mumlar gibi bende söndüm, eridim.
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Bugün pastanın üzerine 5 mum koydum yitip giden her sene için bir mum söndürdüm. Tıpkı mumlar gibi bende söndüm, eridim.
Bazen öyle bir anlar vardır ki, insanın hayatında bazen bir şiir yazar rahatlarız gün içerisinde, bazen de dost ararız dertleşecek belki de bir sigara tüttürecek
Ömrümüz, kalblerin sevmekten yorulduğu günlerde tüketildi. Çırılçıplak anılarla yüzleşmek ve duyumsamak ateşin deriyle temas edişini. Sitemkâr nefisler ve âtıl yüreklerle koşmak ne mümkün ?!
Selam sana... Bin bir çile ve zahmetlerle yoğrulmuş. Al kana bulanmış ve gözyaşı sulanmış. İzanlarımızın muhakemesinde buluşmuş. Toprağının her bir metresi şehitlerin kemikleriyle süslenmiş. Hüzünlerin alevlerinde çığlık olarak kopan mahşerin kanları duygularımızı incitmiş bulunan. Hicran alevlerine sokulan korlarla kalb odamızı yakmış olan. ÇANAKKALE...
Gündem dışı kaldıkları söylense de Karacaoğlan, Köroğlu, Pir Sultan, Dadaloğlu, Yunus benim için her daim sözleri üstün tutulacak Türkçe ustalarıdır.
Evet. Bir yıl daha bitiyor. Getirileri ve bir o kadar biz den götürdükleriyle
bir yıl'a veda ederken diğer yeni yıl yeni doğumlara gebe
bize geliyor. Kim bilir gelirken belki bin bir sıkıntı, bin bir acı buna tezat bin bir
güzellik, aşk vs...
Yalnızlığın O alaycı hüznüyle yaşarken ben, ( kaç zaman bilinmez ) olur olmadık çıka gelişlerini bekledim. Üzerinde siyah bir esbap ve küçücük ayaklarınla nasılda çabuk çıktın hayret içimde sonu bulunmayan O yokuşu.
Ama ben daha büyümemiştim ki, neden geçen her yıl, saçlarıma düşen her ak, yüzümde inadına derinleşen kırışıklıklar, büyüdüğümü yüzüme haykırmak istiyor?
Büyümüşüm işte, hem de habersizce…
Tam tamına 42 yaşına girmişim bugün…
Öyle söylüyor nüfus kağıdım, ama benim daha hayallerim vardı, büyümeyi
...dostlarımdan gizli senin için satılıga çıkıyordu degerlerim, bense miyadı dolmuş bir roman gibi rafa kaldırıyordum herşeyi ve neyazık Teke sakallı bir züpbe dokunuşuydu artık ellerim.
Ellerim duvarları taşıyor ve göz yaşlarım duvarlardan…
Silemiyorum, yanaklarımdan süzülüp düşerlerse üstüne, üşüyebilirsin… En çok bundan korkuyorum…
Seni bakışlarından ne kadar tanıya bilirim, ne kadar güvene bilirim sana, tenindeki o akustik beyazlığın ne kadar yakışır içimdeki siyahlığa, ya simsiyah düşlerimin içinde kaybolursan, ya bulamazsam seni bir daha...
Tek bir yıldız dahi şavkımıyor karanlığında
gecelerimin.Hafızaların duldasız zulasında, ılgın
kokuşlu günler biriktiriyorum bir gün dönersin
umuduyla.Samimiyetsiz tebessümler dudaklarımda intihar ederken, derin bir acı, içten bir özleyiş ve sığ
düşünc