"Şair, görünmeyeni gören kişidir. — Jonathan Swift"

Deneme > Unutulamayan Dönemler

üzgün

Kızıla Boyalı Dünya

Küçük kasabamda küçük insanlara inat, dik, keskin, sivri ziryeye tırmandım. Ve tüm kente "Savaşa Hayır" diye haykırdım! Soluğum kesilene, damağım kuruyana dek... Yazık ki aşağı indiğimde kimsenin beni duymadığını anladim. Hain rüzgar! Tüm kelimelerimi yut

karamsar

Karanlık ve Yok Olmak

Yok olmak aslında karanlığın içerisinde, ışık varken bile. Yok hissetmek kendini aslında var olduğunu bile bile. Ne kadar da zor aslında yalnızlık, paylaşılabilinicek biri bulunamadığında artık, yani bir bakıma da yok olmak göz kamaştırıcı varlığın içer

karamsar

"Rüzgâr Gibi Geçti"

Her dönemin kendine özgü bir “trendi” vardır. Kimi dönemler insanlık adına önemli “yükseliş”lerin tanıklığını yaparken (örneğin Reform, Rönesans, Aydınlanma, Ekim Devrimi vb.), kimi dönemler de tam tersi bir pozisyon alarak “inişe” geçer. Yani “tarih” dediğimiz hikâye klasik giriş-gelişme-sonuç (serim-düğüm-çözüm) hattını zaman zaman terk eder, inişli çıkışlı vadilere, patikalara

üzgün

elma şekerifils

imzalar atılıyor savaşlar adına..bitirmek için olmuyor çoğu amaç kazanmak..kazanırken kaç kişinin öldüğü önemsiz..taş atan ufacık eller önemsiz....O imzaları atan eller hiç taş atmamaıştı ki..

karışık

Keşke

Acım acınla birleşti... Büyüttü içindeki yangını... Hiç doğurmasaydım dedin mi? KEŞKE dedin mi?

Başa Dön