"Sabahın dokuzunda şiir yazan adamdan hayır gelmez, hele bir kahvaltı etsin de bakarız." - Orhan Veli Kanık"

Çanakkale...

Nedir sizce Çanakkale Savaşları?

yazı resim

Top mermileri ile biçiyorlardı tepelerde ne var ne yoksa. Kelebeklerin bile hayatları gözlerinin önünden film şeridi gibi geçmişti.
Hertaraftaki insanların gözlerine baktığımda hayatın ne demek olduğu ve ne demek olmadığı sorusu vardı bazılarında, bazılarında ise karşı konulamaz hırs, öfke.

Neye karşıydı bunlar? Ne içindi daha hayatlarının en verimli çağlarında insanları toprağın üzerine cansız olarak düşürecek, metrekareye altı bin kurşun attıracak, bir tepeye yüzlerce, binlerce top mermisi savurtturacak, kurşunları havada çarpıştıracak?

Bir toprak parçası mı?

Hayır hayır, olamaz. Kocaman dünyamızda küçücük bir toprak parçası için açmamış çiçekler topraktan sökülemez.

Cevabı var mı? Ben de hala yok.

Cevabı yok ama gördüğüm en önemli şey; insanın ve toplumların, hakkını ne olursa olsun savunduğunda, yapmak istediğini tüm benliği ile, tüm kasları ile, tüm vücudu ile yaptığında nelere kadir bir kuvvette sahip olduğunu.

Ama acıyı, gözyaşını, evlat sevgisini, kardeş özlemini, aile ocağının sıcaklığını…
vatan sevgisini de gördüm.
Dağları bir kılıçla deviren insanları, aş olarak ümitlerini, inançlarını, sevgilerini kullanan insanları..

İşte bu yüzden Çanakkale Destanı önemlidir. Çünkü orada sadece bir savaş olmamıştır. Orada, insanoğlunun acizliğini gösteren tarihin en kara aynı zamanda en parlak sayfalarından biri yazılmıştır.

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön