O`na Artık Kelepçe Yok!
Ama kimse bir daha, Nurulhak`a kelepçe takmayacak/takamayacak…
Çünkü Nurulhak Hak`k`a yürüdü
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Ama kimse bir daha, Nurulhak`a kelepçe takmayacak/takamayacak…
Çünkü Nurulhak Hak`k`a yürüdü
Öğrenilmiş çaresizlikleri var insanın… Bu, suyun berrak ve akışkan olması kadar gerçek değil mi dost. Bastığın yer, baktığın gök gerçekliğinde kaç tane tuttuğun el olabilir.
İnandığın yürekler içinde inanılmaya değer kaç yüreğe dokundun şimdiye dek. Gün gelip dost bildiklerin birer birer çıkıp gittiklerinde hayatından bir tek
Senden vazgeçmeyi bilmedim kendimden vazgeçmeyi bildiğim kadar. Bu yüzden ‘gece gözlerin’ yarıladı her gece yarılarımı. Saman alevleri söndükçe tutuştu yeniden, tutkuya bezedi karartma gecelerimi, dantel dantel işlendi sanrılarıma tutukluluğum.
Sen benim güneşimsin diyen dilinin nasıl bu kadar kolayca dönüverdiğini anlamağa çalışıyorum şimdi. Aylarca konuşacak mı diye yüreğim ağzımda bekledikten sonra şimdi söylediklerin,yüreğimi ağzımın kıyısına getirip duruyor.
Psikolojisi absürd kaldırmayan bir zamana yüreğimden düşebilsem. Neyse ki hatırlıyorum, unutmak bir yanılgıdır çekip gidişine hayatın yağmurlar gibi. Modası geçmiş bir tezahür kaplar içimi. Söz verdim yaşayacağım kendimdeki seni...
Okulda kız öğrenciler yatılı kalıyordu. Onları yatağa şiirlerimle uğurlayacaktım. Benim için olduğu kadar, onlar için de farklı bir deneyim olacaktı. Doğrusu heyecanlıydım. Elime mikrofonu aldığımda ilk aklıma gelen, benim de bir zamanlar onlar gibi bir
En az sizin kadar suçluyum.
Hadi son kez paylaşalım!
Hadi suçlarınızın yarısını verin...
Bu buhranlı güne bu yağmurlu havaya rağmen neşelerinden hiçbir şey kaybetmemiş bu çocuklar en güzel en cici kıyafetleriyle ıslandıklarına aldırmadan kapımıza şeker almaya gelirken aslında bizlere mutluluk getirdiklerinin farkında bile değiller...
Sevgili Kızım,
Yazını aldım. Okuduktan sonra, cüzdanımda(n) daha sakin duran sana baktım...
Okumak bir ruhu teslim almaktır meleğim.
İyi bak emi.
Herşeyi ile sana adanmıştır…
Eski kırk beşlikler vardı satırlarımda, sizi izlerken...
Ve siz hiçbir zaman bilemediniz; yokluklarınızda, göz kapaklarıma iğneler batırılmış gibi ağladığımı...
Elimde değildi büyüdüm. Zengin olamadım, büyük adam olamadım. Bütün düşlerimi attım. Yerine seni koydum. Soma Treni yolcularını döküyordu istasyona. Makasçı Niyazi Son düdüğünü çaldı. Sen gittin. Çocukluğum bakakaldı ardından ağlayarak...
İnsanlar vardır doğumları ile, insanlar vardır ölümleri ile, insanlar vardır yaşam ve yaşama kattıkları ile gündeme gelirler ve gündemde kalırlar.
Doğumları ve ölümleri ile gündeme gelenler çabuk unutulurlar.
Ancak yaşam ve yaşama kattıkları ile gündeme gelenler hep gündemde kalanlardır.
Bir şey hissedememenin acısı yaşıyorum, çünkü biliyorum ki, sonradan ezici ağırlığını bırakacak omuzlarıma.