Çanakkale'den Esintiler
Eşine az rastlanır bir direniş ve adını tarihe altın harflerle yazdırmış bir bir il:Çanakkale!
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."
Eşine az rastlanır bir direniş ve adını tarihe altın harflerle yazdırmış bir bir il:Çanakkale!
Henüz sekiz -dokuz yaşımdaydım. Köyümüze gelen çerçiciden iki tane bilezik , bir çift de küpe almıştım bir gün. Ama kulaklarım delik değildi. Oysa ben, küpeleri takmaya can atıyordum. O halde, kulaklarımın delinmesi gerekiyordu. Bunun
Okunanları dinliyor gibi göründüm ama aklım başka yerdeydi.Bir şiiri mayalıyordum yüreğimde: YASAK AŞK!...
Yalan dünyada,insanoğlu yaşadıkça gerçek,yaşadığı sürece de gerçeklerden asla sapmamalı düşüncesindeyim,İnşallah da hep aynı düşüncede olacağımdır.Yüce Allahın izni ile.Amin.
Kuş gribinden nasiplenmiş iliklerle alakalı, gayet bilimsel bir yazı
Evet sen “.........”’ sun bizim okuldaydın ilkokulda, hatta bir gün gözüme kum atmıştın teneffüste hiç unutmam...
İşte o an bir Captan Tsubasa çılgınlığı meğer top yuvarlak değilmiş Genzo Wakabayashi ismini öğreten şapkasıyla 24 saat berabermiş. Voltran(voltran voltran voltran) beş aslan, Ninja kaplumbağalar 4 +1 = 5 Splinter ustayla denkmiş.
Sevincin salt müzik seslerinden ibaret olmadığına….Seninse şarkılarımın arasında sıkışıp kalmış ince bir ses olmadığına….Hiç olmadığına inanmamışlığımla gidiyordun notalarını çizgisiz sarı sayfalarımda bırakarak…
Bu konuda yazmak nereden aklıma geldi ise?Yazdım,umarım,iyi etmişimdir.
Onun senin kucağına, seninde onun yanağına yabancı olduğun; kötü tasarlanmış bir parkta bir kereliğine ve sadece on beş dakikalığına iki buçuk yaşında bir kız çocuğunu öpüp koklamaktır aşk. Bir on beş dakika daha kokusunu alabilmek için kalan ömrünü verme
‘Gözlerim Assos benim..’..Bulutlara uzatıyorum ellerimi../Ufukta incelen çizgiyle../ Lesbos (Midilli) geceden yazılan şiirini okuyor gökyüzüne../Güneş parıltısında sevişiyor deniz../
Gözüm uzaklara daldı, gönlüm uzaklara uçtu. “Ah” dedim, “bir kuş olsaydım şimdi, bende uçup gitseydim.”
Hayal gibi bir eski hayat şimdi hatırladığım,şehri
İstanbul,mevsiminde dört ayrı hava ve artık büyüdüğü için okula tek
başına gidebilen bir kız çocuğu...
Nasıl kıskanmayalım o hurma kütüğünü Ey Rasul! Nasıl kıskanmayalım sırtını okşadığın kediyi, süt kardeşin Şeyma’yı, sana hizmet eden Enes’i, dostun Ebu Bekir’i, can yoldaşın Hatice’yi ve diğerlerini…
“ Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız hidayete kavuşursunuz.”
Diye buyurdu Allah Rasulü. Sizler öyle güzel yarenlerdiniz
Kolay olan ölümdür,zor olansa sevmek ve onun yükünükaldırabilmek. işte dünyanın tek gücü!
Ama kimse bir daha, Nurulhak`a kelepçe takmayacak/takamayacak…
Çünkü Nurulhak Hak`k`a yürüdü