Sahi Bitti mi?
Oysa az kalmıştı sabaha. Sıradan bir güne sıra dışı uyanışlarla başlayacaktık hiç olmadığımız gibi birbirimize doğarak. Belki… Belki de yağmur hiç hesapta olmadan geliverecekti penceremize
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
"İnsan gördüğü şeyleri şiirle yeniden kurar. — Jorge Luis Borges"
Oysa az kalmıştı sabaha. Sıradan bir güne sıra dışı uyanışlarla başlayacaktık hiç olmadığımız gibi birbirimize doğarak. Belki… Belki de yağmur hiç hesapta olmadan geliverecekti penceremize
Nasıl kıskanmayalım o hurma kütüğünü Ey Rasul! Nasıl kıskanmayalım sırtını okşadığın kediyi, süt kardeşin Şeyma’yı, sana hizmet eden Enes’i, dostun Ebu Bekir’i, can yoldaşın Hatice’yi ve diğerlerini…
“ Ashabım gökteki yıldızlar gibidir. Hangisine uyarsanız hidayete kavuşursunuz.”
Diye buyurdu Allah Rasulü. Sizler öyle güzel yarenlerdiniz
Kuş gribinden nasiplenmiş iliklerle alakalı, gayet bilimsel bir yazı
Yalan dünyada,insanoğlu yaşadıkça gerçek,yaşadığı sürece de gerçeklerden asla sapmamalı düşüncesindeyim,İnşallah da hep aynı düşüncede olacağımdır.Yüce Allahın izni ile.Amin.
Okunanları dinliyor gibi göründüm ama aklım başka yerdeydi.Bir şiiri mayalıyordum yüreğimde: YASAK AŞK!...
Sevincin salt müzik seslerinden ibaret olmadığına….Seninse şarkılarımın arasında sıkışıp kalmış ince bir ses olmadığına….Hiç olmadığına inanmamışlığımla gidiyordun notalarını çizgisiz sarı sayfalarımda bırakarak…
Henüz sekiz -dokuz yaşımdaydım. Köyümüze gelen çerçiciden iki tane bilezik , bir çift de küpe almıştım bir gün. Ama kulaklarım delik değildi. Oysa ben, küpeleri takmaya can atıyordum. O halde, kulaklarımın delinmesi gerekiyordu. Bunun
‘Gözlerim Assos benim..’..Bulutlara uzatıyorum ellerimi../Ufukta incelen çizgiyle../ Lesbos (Midilli) geceden yazılan şiirini okuyor gökyüzüne../Güneş parıltısında sevişiyor deniz../
Bu konuda yazmak nereden aklıma geldi ise?Yazdım,umarım,iyi etmişimdir.
İşte o an bir Captan Tsubasa çılgınlığı meğer top yuvarlak değilmiş Genzo Wakabayashi ismini öğreten şapkasıyla 24 saat berabermiş. Voltran(voltran voltran voltran) beş aslan, Ninja kaplumbağalar 4 +1 = 5 Splinter ustayla denkmiş.
Onun senin kucağına, seninde onun yanağına yabancı olduğun; kötü tasarlanmış bir parkta bir kereliğine ve sadece on beş dakikalığına iki buçuk yaşında bir kız çocuğunu öpüp koklamaktır aşk. Bir on beş dakika daha kokusunu alabilmek için kalan ömrünü verme
Okulda kız öğrenciler yatılı kalıyordu. Onları yatağa şiirlerimle uğurlayacaktım. Benim için olduğu kadar, onlar için de farklı bir deneyim olacaktı. Doğrusu heyecanlıydım. Elime mikrofonu aldığımda ilk aklıma gelen, benim de bir zamanlar onlar gibi bir
Hayal gibi bir eski hayat şimdi hatırladığım,şehri
İstanbul,mevsiminde dört ayrı hava ve artık büyüdüğü için okula tek
başına gidebilen bir kız çocuğu...
Senden vazgeçmeyi bilmedim kendimden vazgeçmeyi bildiğim kadar. Bu yüzden ‘gece gözlerin’ yarıladı her gece yarılarımı. Saman alevleri söndükçe tutuştu yeniden, tutkuya bezedi karartma gecelerimi, dantel dantel işlendi sanrılarıma tutukluluğum.
Gözüm uzaklara daldı, gönlüm uzaklara uçtu. “Ah” dedim, “bir kuş olsaydım şimdi, bende uçup gitseydim.”