Şimdiki Çocuklar Harika...
Hemen her konuda bilgileri var, ya da soracak soruları… “Pat” diye soruveriyorlar, siz “Küt” diye kalıveriyorsunuz…
"Yarın, erteleme sanatının en verimli günüdür." – Douglas Adams"
"Yarın, erteleme sanatının en verimli günüdür." – Douglas Adams"
Hemen her konuda bilgileri var, ya da soracak soruları… “Pat” diye soruveriyorlar, siz “Küt” diye kalıveriyorsunuz…
İyi bir yaşam için kendimi afedebiliyorum bencilce,
peki kimilerine neden yürekten affım yok ?
Bu bencillik değil de ne ?
Önce aynı kitabı okumamız dikkatimi çekti sonra, elleri. evet! Elleri.. buruşmuş, titreyen elleri..
Birden geldi.Aslında bu gerçek değil. Niye yazdım anlamadım.Yani ben böyle değilim. Değilmiyim?
sorgularken sen hala hayatı ve kendini, o çoktan hazırlamıştır alnına “suçlu” damgasını vuracak mahkemeyi, oysa sen bilmezsin yargıç da şahitler de ta kendisi.
.Şimdi evden birlikte çıkalım ve pazara gidelim. Ancak, biraz sabırlı olmanız gerek. Öyle her şeyi mesele yapan biri iseniz, işiniz kötü. Haydi çıkalım evden, şu pazar yerine bir gidelim bakalım.
"Acı! Ne kadar da gereksiz bir duygu. Öylesine geçici ve sahtedir ki bu dönen evrenin içinde duyumsayabildiğimiz her acı. Öylesine alaycıdır ki. Hiç bitmeyecek sandığınız acılarınız dahi geçer. Zaman üstümüzden akıp gider bu dönen evrende ve acınız sürüklene sürüklene zaman içinde keskinliğini kaybeder, körelir ve bir süre sonra
Seni ilk gördüğüm zaman yüzümde saklayamadığım gülümsemeyle“İşte bu “dediğimi anımsıyorum. “İşte bu ömrümü geçireceğim insan” Ömür ,sandığımız kadar uzun değil mi yoksa.sevgili.Bir düş kadar belki
Aşkın karşısında kim zi-şuur olur? Ya AŞK'ın ortasındaysan o zaman kim bi-şuur olur? Kimse. Aşkın merkezi yokluk, sır. Aşkın sahibi dilediğine pay eder Aşkın zerre miskalini.Talib olana verilir istenilen.Yükünü omuzlarda çekersin, çilenin nev'ini ayıklamadan. Talebinden feragat etmeyen her aşık gibi nihayetinde yükselirsin hakiki aşkın kucağına.
Aniden gece oluverirdi, elim içki şişelerinin neminde üşürdü... Birazcık sarhoş olacak olsam birdenbire aklıma geliverirdin...
Kalemle uğraşanlar yazının verdiği acıların neler olduğunu yeterince anlatabilse, bugün herhalde bir çoğumuz bu vadide yol almazdık.
Bazen susar insan, dudakları çatlar susuzluktan. Bazen susar insan, söylenecek çok söz varken bile. Bazen dolar insan, kimse anlamaz. Bazen herkes anlar, kendisi kendisini anlamaz.
En Güvendiğimiz,Gitmez dediğimiz bile bırakıp gitmedimi bizi...?
Aynada yansıyan görüntümüzdür bize ihanet etmiyecek olan !!!
Kimliğimiz ve mesleğimiz ne olursa olsun, başkasının hakkına ve emeğine saygı duymak zorundayız. İnsan olmanın temel şartı bu, öyle değil mi?...
Çıkarsın kentin sokaklarına, her birini ayrı ayrı dolaşır, ayrı ayrı insanların yüzlerine gözlerine bakarsın, göz göze gelebileceğin birini ararsın.
‘Aslında bu ben değilim, aslında ben sizin gibiyim’ demek için.
Anlarsın.. Kimsenin yüzünde gözü yoktur.
Melisa Kesmez