Rüya
Bir rüya gördük... Karanlık bir günde, karanlık bir odada, karanlık bir kafayla uyudugumuz uykuda.
"Bir kitabı okumak için en iyi zaman, aslında onu yazmak istediğiniz zamandır." - Oscar Wilde (kurgusal)"
"Bir kitabı okumak için en iyi zaman, aslında onu yazmak istediğiniz zamandır." - Oscar Wilde (kurgusal)"
Birden geldi.Aslında bu gerçek değil. Niye yazdım anlamadım.Yani ben böyle değilim. Değilmiyim?
Kalemle uğraşanlar yazının verdiği acıların neler olduğunu yeterince anlatabilse, bugün herhalde bir çoğumuz bu vadide yol almazdık.
Edep dağlarının zirvesine yürümeyi göze alamayan, ayak tabanlarını kayalıklarda yara bere içinde bırakmayan; ayakta durmak adına parmaklarıyla, tırnaklarıyla taşa toprağa dokunmayan, oralardan nasiplenmeyen, kibir vadiliklerinde konaklamaktan utanç duymayandan edebiyatçı olur mu?
"Acı! Ne kadar da gereksiz bir duygu. Öylesine geçici ve sahtedir ki bu dönen evrenin içinde duyumsayabildiğimiz her acı. Öylesine alaycıdır ki. Hiç bitmeyecek sandığınız acılarınız dahi geçer. Zaman üstümüzden akıp gider bu dönen evrende ve acınız sürüklene sürüklene zaman içinde keskinliğini kaybeder, körelir ve bir süre sonra
Seni ilk gördüğüm zaman yüzümde saklayamadığım gülümsemeyle“İşte bu “dediğimi anımsıyorum. “İşte bu ömrümü geçireceğim insan” Ömür ,sandığımız kadar uzun değil mi yoksa.sevgili.Bir düş kadar belki
Aniden gece oluverirdi, elim içki şişelerinin neminde üşürdü... Birazcık sarhoş olacak olsam birdenbire aklıma geliverirdin...
Kimliğimiz ve mesleğimiz ne olursa olsun, başkasının hakkına ve emeğine saygı duymak zorundayız. İnsan olmanın temel şartı bu, öyle değil mi?...
Aşkın karşısında kim zi-şuur olur? Ya AŞK'ın ortasındaysan o zaman kim bi-şuur olur? Kimse. Aşkın merkezi yokluk, sır. Aşkın sahibi dilediğine pay eder Aşkın zerre miskalini.Talib olana verilir istenilen.Yükünü omuzlarda çekersin, çilenin nev'ini ayıklamadan. Talebinden feragat etmeyen her aşık gibi nihayetinde yükselirsin hakiki aşkın kucağına.
En Güvendiğimiz,Gitmez dediğimiz bile bırakıp gitmedimi bizi...?
Aynada yansıyan görüntümüzdür bize ihanet etmiyecek olan !!!
Bazen susar insan, dudakları çatlar susuzluktan. Bazen susar insan, söylenecek çok söz varken bile. Bazen dolar insan, kimse anlamaz. Bazen herkes anlar, kendisi kendisini anlamaz.
Ama toplum olarak işportaya düşen bir kitabı, korsan olarak nitelenen yarı fiyatına bile almadığımız bir zamanda böyle tasarımların bizlere hayal geldiği gün gibi aşikar bir gerçek....
Çıkarsın kentin sokaklarına, her birini ayrı ayrı dolaşır, ayrı ayrı insanların yüzlerine gözlerine bakarsın, göz göze gelebileceğin birini ararsın.
‘Aslında bu ben değilim, aslında ben sizin gibiyim’ demek için.
Anlarsın.. Kimsenin yüzünde gözü yoktur.
Evet... Satıyorum... Yok mu arttıran... Üç... Beş... Hadi ama... Bu çok fonksiyonlu kalbe sahip olmak istemez misiniz... Bakmayın öyle gözümün içine... Tamam... Tamam... Üstüne ben para vereceğim... On... Yirmi... Yüz... Yok mu alan... Hadi ama... Sahibin
Gün olur babandan işitmediğin azar, ailenden görmediğin ceza bir kış günü suratına ince ince vuran kar taneleri tarafından yerine getirilir...
Şermin Yaşar