Çözümden Başka Yol Yoktur
Kürt sorunu çözülmek isteniyor mu acaba? Yoksa Kürt sorunuyla oynanıyor mu hâlâ? Ortada, hiçbir tarafta sanki bir ciddiyet görülmüyor, ne yazık ki
"Doğruyu ararken kaybolanlar, genellikle yanlışın kendisini bulur." - Ambrose Bierce"
"Doğruyu ararken kaybolanlar, genellikle yanlışın kendisini bulur." - Ambrose Bierce"
Kürt sorunu çözülmek isteniyor mu acaba? Yoksa Kürt sorunuyla oynanıyor mu hâlâ? Ortada, hiçbir tarafta sanki bir ciddiyet görülmüyor, ne yazık ki
Jarlaxle ile birlikte Artemis Entreri de Kristal parçasının merkezinde bulunduğu bu yalan, dolan ve entrika, ihanet, cinayet fırtınasının içinde kendi yolunu açmak için mücadele ediyor.
YZ
Ressam olsaydım kesinlikle basit insan manzaraları resmederdim. Sırıtık gülüşlerin, aptal bakışların ve çoğunluğu üniversite mezunu olan insanların resmini çizerdim. Ha sanmayın ki resimlerini yaptıklarımı fırça darbeleriyle döverdim ya da onlara söverdim.
Serkan Karaismailoğlu
Çok kısa bir zaman önce nikah memuru arkadaşın sorduğu soruya esprili bir şekilde cevap vermek isteyen gelin hanım 'Hayır demek ne mümkün, tabii ki evet' yanıtı nedeniyle memurun nikâhını kıymadığı gelin Hatice Koşman, amacının sadece şaka yapmak olduğunu söylüyor. Damat Turgut Dinçer Güneri ise memura tepkili: ''15 dakika
Allah emri olarak bildirilen dogmaların, kuralların sonsuzluğa kadar geçerliğini koruyan gerçekler değil, bildirildikleri dönemin toplumsal seviye, anlayış ve yaşam koşullarının zorunlu kıldığı yerel ve geçici emirler olduğu açıktır.
Okumamak için saatlerinizin büyük bir çoğunluğunu o Amerikalıların aptal kutusu dediği televizyon karşısında geçiriyorsunuz... Gözlerinizin yorulduğunun ve devamında bozulduğunun farkında değil misiniz? Oysa kitap okumak belki televizyon seyretmenin dörtte biri kadar gözlerinizi yorar...
Kime oy vereceğim. Beni temsil eden kimse yok. Siyaset bir gelir kapısı olmuş. Benimse böyle bir derdim yok. Sağda gülyabani herifler. Rüyalarıma girerler. Hepsinin altında mübarek ekmek kırıntıları. Yemekten neredeyse çeneleri düşecek.
Sevgili Hilal Erboyacı,
Sakınan Göze Çöp Batar adlı emeğiniz daha çok konuşulur ve örneklemeler yapılabilecek değerde bir yazıydı. Hatta davranış bilimlerinde okutulabilecek nefis bir tad aldığım yazıydı
Sevdaya yaptığın bu Gargamelliktir. Ayıp. Cidden üzdün beni orada. Kitabın sonunda vurup geçirdin. Çınladı mı kulakların Göktuğ?
Ahmet Hakan; “Bana biraz müsaade” diyerek çareyi kaçmada buldu….
Müsaade verdim, gitti…
Arkana bakmadan git Ahmet Hakan!…
Ne olur ne olmaz havalar zaten sisli, puslu… Bel bağladığın dağlara da şimdi kar yağdı. Senin avukatlığını yaptığın omuzu fırfırlı insanlar zaten içeri alındı. Birileri
12 Eylül Faşizmini, çıkardığı (tüm değişikliklere rağmen) kendi anayasasıyla yargılamaya çalışmak nasıl bir sonuç verebilir? Yeni Anayasa’yı çıkarmak an meselesiyken, onları, alelacele mevcut yasalarla yargılamak ne derece güven verici olabilecektir? Darbe mağdurları, bu yargılama sürecinden memnun kalabilecekler midir?
Beni hayrete düşüren şeylerden söz etmek istiyorum biraz. Sanırım maddeler halinde yazsam daha iyi olacak. Ne de olsa öğretmeniz.
Ahmet Ümit