Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Ders Notları...
Beni hayrete düşüren şeylerden söz etmek istiyorum biraz. Sanırım maddeler halinde yazsam daha iyi olacak. Ne de olsa öğretmeniz.
"Doğruyu ararken kaybolanlar, genellikle yanlışın kendisini bulur." - Ambrose Bierce"
"Doğruyu ararken kaybolanlar, genellikle yanlışın kendisini bulur." - Ambrose Bierce"
Beni hayrete düşüren şeylerden söz etmek istiyorum biraz. Sanırım maddeler halinde yazsam daha iyi olacak. Ne de olsa öğretmeniz.
Serseri mayın gibi ortalıkta dolaşan şu genç bayanların elindeki cep telefonunu alacak kimse yok mu?
Kimse yok mu cep telefonla gelen mahremiyetin tükenişine ‘dur!’ diyebilecek…
Genç kızlarımızın elindeki o cep telefonlarını almadıkça; sokak köşelerinde, muhtelif izbe yerlerinde henüz çocuk denilecek yaştaki kızlarımızla vuku bulan
Yıl 2019. Türkiye beş vakit namazda. Maaaşallah, maaaaşallah! Devlet kamyona, millet dincilere çarptı. Ferhan Şensoy’a da siyah çarşaf pek yaraştı. Size de yaraşır. Emin olun yaraşır! Rezervasyonunuzu yaptırmayı unutmayın. Beş yıl sonra lazım olacak.
Mert Başaran
Eskiden ırkçı “faşistler”, Kürt devrimci ve demokratlarını aşağılamak için; “Ermeni dölü”, “Moskof” vb. yakıştırma söylemler kullanırlardı. Sayın Erdoğan da, tutturmuş ikide bir, “onlar Zerdüşt’türler” söylemiyle aynı ırkçı ve köhnemiş politik ahlakı sürdürmeğe çalışıyor.
Uğultuların arasında bir ses duydum,
Öte diyardan bir haykırış.
Araladım bin zincirli kapıyı ardına dek,
Korkuyla kavrulan birini buldum.
Kıl gibi ince bir ipin üzerinde yürüdüm,
12 Mart 1971 döneminde Türk Müziği politikalarının bir eleştirisi...
Aslında dişi kahramanlı bir kitabı nasıl sevdiğime de şaşırdım, üstelik kılıç ve büyü minimum seviyede. Yok artık, bana bir şeyler oluyor. Zevklerim mi değişiyor?
Türk Tiyatro' sunun önemli isimlerinde Hâzım Körmükçü' nün mûsıkîşinaslığı
Kitap fantastik türde. Lakin öyle içinde devler, cüceler, ejderhalar, elfler yok.. Macera günümüzde ve dünyamızda geçiyor.. Pardon öyküde bir tane cüce var ama o sayılmaz..
İnsanların büyük kötülüklere yol açan iyilik anlayışlarından, kendini çocukların varlığında yenileyen yaşamın acımasızlığından, bu acımasızlığın üstünü örten masumiyetin derinliğinden, canlı olmanın aczinden, insanların içinde uğuldayıp duran o çok ağızlı kuyuların karanlığından, hatta uykulardan korktuğunu anlatıyor yazar.
Ben çalışıyorum
Sen çalışıyorsun
O çalışıyor
.......
‘Boşluk’ herkesin içinde öylece durduğu sürece ‘anlama’ sorunsalının ve sırasız ‘yargı’ların ne gibi bir önemi olabilir ki...
Aşağıdaki metni anlamaktan aciz bir okurun boşluğu ile boşluğuna ürettiği çareler ve sorduğu sorular arasında ‘öfke’den başka nasıl bir bağ olabilir ki...
Peyami Safa