Haksızlığa Kesinlikle Karşıyım
Başımdam geçen bir olayı aynen aktarıyorum. Başkaları benim yaptığımı yapmasın... :))
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
"Yazmak, bir hayaletle satranç oynamak gibidir. Bazen kazanırsın, ama asla gerçekten yenemezsin." - Stephen King"
Başımdam geçen bir olayı aynen aktarıyorum. Başkaları benim yaptığımı yapmasın... :))
Üst düzey yetkiyle donatılmış Kurul, Meclis, Heyet'ler; Ulus adına karar verirken yüz kez düşünmeli.

sentetik yazılar
Binlerce yılın tecrübesinden süzülerek vücut bulan evrensel hukuk, yine binlerce yılı kapsayarak süregelen tek Allahlı dinlerle de çelişmez.
Türk Sinemasında Kürtler ifadesi ne kadar itici ve üzücü bir kullanım değil mi? Bu ülkenin vatandaşlarını ötekileştirmek ve zencileştirmek Amerikaya yakışsa da Türkiyeye yakışmayacak bir yaklaşım biçimidir.
Liberal anamalcı ekonomilerde yöneticilerin başarılı olup olmamasından çok saksofonu kimin en iyi çaldığına bakılır. Çünkü böylece hem yeni umutlar ve beklentiler tazelenir, hem de esas patrona daha büyük bir iştiyakla sakso çekeceklerin önü açılır !
Uçurtma Avcısı adını Kabilde, kış mevsiminde yapılan uçurtma yarışlarından alır. Zaten romanı düğümleyen olay da burada başlayacak yine bir uçurtma yarışıyla sonlanacaktır.Khaled Hosseini (Halit Hüseyin)in de Afganistan doğumlu Amerikalı bir yazar olması, romanın ana kahramanıyla örtüşür. Yazarlık yeteneğini Hasanı kandırmak için uydurduğu hikayelerle anlayan Emirle yazar arasında ortak
MOTAŞ’ı, bu arabalarla olsaydı biz Orduzu Belediyesiyle devam ederdik.
Ama etmedik…
Çünkü olmadı, bu elbise bu bedene dar geldi ve çıkartıp çöpe attık…
Şimdi biz çöpe attığımız bu çürümüş kirli elbiseyi ne diye bir daha biçiyorsunuz Kaldırım halkına…
Yani bu
Hayaları şişiyor zannettiğiniz mahkûmlara ilişki değil, onların sevdikleri ve saydıkları insanlar ile insanca ziyaretlerini geçirebilecek ortamlar gereklidir. Bu ortamları hemen filim çekme sahnesine benzetmeyin lütfen.
Günümüz teknolojisi, bizim gençliğimizde olduğu gibi binlerce kitap devirmekten uzaklaştırdı bizi. Bilginin sahtesinin çokça üretildiği bir ortam yaratsa da iletişim kolaylığı ve çabuk ulaşılırlık getirdi. Yeter ki, şu büyüğümüz, şu beyfendü ya da hamfendü şöyle buyurdu, medyada şunlar bunlar anlatıldı kolaycılığına düşmeyelim. Binbir yüzlü canavarın bizden çok daha
Gazetelerdeki gerçek olmayan haberler ve yorumlar üzerine.
Varlık içinde yokluğu düşünerek kendini mutsuz eden insan