Vakavirüs Yazılar 05
Sosyalistlerin Kürt Milletine Reva Gördükleri İndimde Malum Muamelat Hakkındadur.
"Okumak, zihnin kanatlarını açmaktır. — Helen Hayes"
"Okumak, zihnin kanatlarını açmaktır. — Helen Hayes"
Sosyalistlerin Kürt Milletine Reva Gördükleri İndimde Malum Muamelat Hakkındadur.
Ve son olarak;ATATÜRK evladı olarak, üzerine önemle parmak basarak, İsrail'in, Türkiye Cumhuriyet'ine karşı göstermiş olduğu "siyasi kabalığını, saygısızlığını" kınıyorum. Türk halkının gösterdiği tepkiler sonrası, "Özür" dilemiş olması tutarlı bir siyasi nezaket davranışı değildir.
İstenir ki...
Alevi ile Sünniler de birbirine yakınlaşmasın.
Ayrılık gayrılık bitiverir,maazallah.
İnsanımız zıtlıklarla boğuşsun.
Farklılıklardan kardeşlik değil düşmanlık çıksın.
Beyin gücümüz evrendeki paradigmalar karşısında gardını alabilecek kadar güçlü bir enerjiye sahip olabilir mi?
Bir süredir Türkiye, CHP lideri Deniz Baykal ile aynı partinin milletvekiline ait olduğu öne sürülen kaset skandalıyla çalkalanıyor. Buna çalkalanmak değil siyaset arenasında neredeyse tsunami etkisi yarattı da denilebilir.
Partiyi asla bırakmayacağı sanılan Baykal istifasını verdi. CHP’liler istifa kararı açıklanırken gözyaşına boğuldu. Baykal için gerçek ya
Bazen iki insan aptallıklarını tartışırlar. Tartışmayı kazanan ise daha çok aptal olduğunu ispatlar böylece. Türkiye'de tartışmaların geneli böyledir işte. Türkiye'de hep iki taraf vardır. Sağcı ile solcu gibi... Leyla ile Mecnun aşkında olduğu gibidir aslında iki taraftaki ilişki. Ya bir taraf Mecnun'dur, gözleri başka bir şey görmeyen ya
Mağara’nın Kamburu, felsefeyle uğraşan, yoğrulan yazarını doğruluyor. Felsefenin tüm konuları diyaloglarla tartışılıyor. Yaşamımızda, iç dünyamızda bizi zorlayan, yönlendiren her içgüdüye, dürtüye, soruya erdemin merceği tutulmaya çalışılmış. Kadim etik değerlerin güncellemesi yapılmak istenmiş.
Yaradılışımız kavgayı kolay, dostluğu ve barışı zor kılmıştır. Yıkan ve yıkılan, kendi iken insanın, Truva atının içine girecekler hangi taraftan olacak peki ?
Şu soruyu her zaman kendimize sormalıyız. Bu gün dünyada barış var mı, ben barışı ne kadar istiyorum, bunun için neler yaptım? Bu gün için çok geniş çaplı bir dünya savaşı olmasa bile, bölgesel savaşlarda yüzlerce, binlerce insan ölmekte, sakat kalmakta, tecavüze uğramakta, yerinden yurdundan edilmekte... Buna kim dur
Mahkûm arkadaşım ve koğuş arkadaşlarının bir umudu vardı. Kandilden gelen ve pişman olan teröristlerin tutuklanmaları halinde erken tahliye olacakları umuduydu. Basından gelen her yeni haber onların özgürlük hayallerine her gün bir şafağa az kaldı çentiklerini atmalarını sağlıyordu.
Ama nerdeee?..
Halkı küçümsemekle, halkı güdülecek bir sürü gibi görmekle, herşeyin en iyisini ben bilirim, ben söylerim, ben yaparım mantığıyla bir yere varılamayacağı açıktır. Geçmişte bu ülkede askerler, anayasa ve demokrasiyi hiçe sayarak, çok ciddi ve onarılması olanaksız hatalar yapmışlardır. Bunlar "askeri" değil, "siyasal" hatalardır. Benzer hataların sürekli yinelenmesi ve