İstenir ki...
İstenir ki...
Alevi ile Sünniler de birbirine yakınlaşmasın.
Ayrılık gayrılık bitiverir,maazallah.
İnsanımız zıtlıklarla boğuşsun.
Farklılıklardan kardeşlik değil düşmanlık çıksın.
"“Bazı insanlar hiç çıldırmaz. Ne korkunç hayatlar sürüyor olmalılar.” — Charles Bukowski"
"“Bazı insanlar hiç çıldırmaz. Ne korkunç hayatlar sürüyor olmalılar.” — Charles Bukowski"
İstenir ki...
Alevi ile Sünniler de birbirine yakınlaşmasın.
Ayrılık gayrılık bitiverir,maazallah.
İnsanımız zıtlıklarla boğuşsun.
Farklılıklardan kardeşlik değil düşmanlık çıksın.
Hayaları şişiyor zannettiğiniz mahkûmlara ilişki değil, onların sevdikleri ve saydıkları insanlar ile insanca ziyaretlerini geçirebilecek ortamlar gereklidir. Bu ortamları hemen filim çekme sahnesine benzetmeyin lütfen.
Bari bir şey söyle gözyaşlarıma yakışan. Bari bir şey söyle ağladığıma değen. Yalandan öte gerçeğin kavurduğu bir çöl gibi olsun. Hiç kumdan saraylar dikme önüme ben seni bırakıp gideceğim koşar adımlarla. Boşuna engeller çıkarma önüme. Altından ırmaklar akan köşkler dikme önüme. Ben gerçeğin alev alev olduğu cehenneme gideceğim.
Avrupa Birliği , maceramızın ne hikmetse bir de bakanı var ama, neye ve nereye baktığı belli değil. O nereye baktığı belli olmayan bakan da kızınca o biçim konuşur Tarihe saman ithal eden adam , olarak geçen bir bakan daha var! Bu ülkenin kurbanlık sığır dışalımı yapması yetmedi, bu
Halkı küçümsemekle, halkı güdülecek bir sürü gibi görmekle, herşeyin en iyisini ben bilirim, ben söylerim, ben yaparım mantığıyla bir yere varılamayacağı açıktır. Geçmişte bu ülkede askerler, anayasa ve demokrasiyi hiçe sayarak, çok ciddi ve onarılması olanaksız hatalar yapmışlardır. Bunlar "askeri" değil, "siyasal" hatalardır. Benzer hataların sürekli yinelenmesi ve
Bakmayın büyütüldüğüne,aramızdaki sorunlar ''ayakkabı köselesi'' El birliğiyle Türkiye'mize sahip çıkmak,hepimizin meselesi.
sattığı kitapların çeşitliliği de buna elveriyor; edebiyattan siyasi kitaplara, felsefe'den akademik kitaplara, popüler dergilerden bilimsel ve akademik dergilere burada her şeyi bulabilirsiniz. üstelik 15 yıldan uzun bir süredir açık burası ve düşünün 90 larda iskenderun'da antik yunanlar’ın marx’ın kitaplarını burası olmasa asla bulamazdınız...
Yazmak; esasında beyinlerin dumura uğradığı anlarda yazılmayacak kadar kursal bir eylemdir.
Şu soruyu her zaman kendimize sormalıyız. Bu gün dünyada barış var mı, ben barışı ne kadar istiyorum, bunun için neler yaptım? Bu gün için çok geniş çaplı bir dünya savaşı olmasa bile, bölgesel savaşlarda yüzlerce, binlerce insan ölmekte, sakat kalmakta, tecavüze uğramakta, yerinden yurdundan edilmekte... Buna kim dur
Ve son olarak;ATATÜRK evladı olarak, üzerine önemle parmak basarak, İsrail'in, Türkiye Cumhuriyet'ine karşı göstermiş olduğu "siyasi kabalığını, saygısızlığını" kınıyorum. Türk halkının gösterdiği tepkiler sonrası, "Özür" dilemiş olması tutarlı bir siyasi nezaket davranışı değildir.
Bu gerekçelerin yanısıra, çevreciler ve nükleer reaktörlerle ilgili bilim insanlarının bir endişesi daha var. Reaktörleri soğutmakta deniz suyu kullanılacak. Denizsuyu ısısının, Akdeniz’de soğutma işlemini yapacak yükseklikte olmadığını söylüyorlar. Bu durum, tehlikeyi daha da büyütüyor. Aynı zamanda, tesisin, nükleer enerji üretmek yerine, nükleer atık temizlemekte kullanılacağı kuşkuları doğuyor.
hayatın içinde olup bitenlere müdahil olmada çoğu zaman insanın iradesi pek işe yaramıyor. bir güç bir çizgi insanı, biyerlere alıp götürüyor, yönlendiriyor. belirsizlik ve tutarsızlık içinde süren günümüz toplum düzeni artık insan varlığını tehdit ediyor...